Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Havaların soğumasıyla birlikte kombiler yeniden devreye girerken, doğalgaz faturalarını kontrol altında tutmanın yolları da merak edilmeye başladı. Evin daha iyi ısınması için kombi sıcaklığını sürekli artırmak ise sanılanın aksine her zaman etkili bir çözüm değil. Peteklerde yapılacak doğru ayarlamalarla ısının evin tamamına daha dengeli yayılması sağlanabiliyor. Böylece hem gereksiz enerji tüketimi azaltılıyor hem de daha konforlu bir ısınma elde ediliyor. Uzmanlar, tasarruf sağlamak ve ısınma verimini artırmak için peteklerin doğru kullanılmasının ve kalorifer tesisatındaki su dolaşımının dengeli olmasının önemine dikkat çekiyor.
Kış aylarında birçok kişinin yaptığı hataların başında, ev yeterince ısınmadığında kombinin sıcaklık derecesini yükseltmek geliyor. Oysa sorun her zaman kombinin düşük sıcaklıkta çalışması olmayabilir. Bazı petekler çok fazla ısınırken bazıları yeterince sıcak olmayabilir. Bu durum, tesisattaki su dolaşımının dengeli olmamasından kaynaklanabilir.

İşte tam bu noktada peteklerin dengelenmesi, yani tesisatın doğru ayarlanması önem kazanıyor. Peteklerin giriş ve çıkış vanalarının uygun şekilde ayarlanmasıyla sıcak suyun radyatörler arasında daha dengeli dolaşması sağlanabiliyor. Böylece yalnızca belirli odaların aşırı ısınması yerine evin farklı bölümlerinde daha dengeli bir sıcaklık elde edilebiliyor.
Üstelik doğru ayarlama, kombinin gereksiz yere daha yüksek sıcaklıklarda çalıştırılmasını önlemeye yardımcı olabiliyor. Bu da doğalgaz tüketimini azaltmak isteyenler için önemli bir avantaj sağlıyor.
Peteklerin verimli çalışmasını engelleyen en yaygın sorunlardan biri de içerisinde hava birikmesi. Özellikle peteğin üst kısmı soğuk, alt kısmı sıcak kalıyorsa tesisatta hava bulunması ihtimali değerlendirilmeli. Peteklerde hava birikmesi, sıcak suyun radyatör içerisinde düzgün dolaşmasını engelleyebilir. Bu nedenle ihtiyaç duyulduğunda peteklerin havasının alınması önem taşıyor.

Bu işlem sırasında kombi kapatılmalı ve sistemin soğuması beklenmeli. Uygun hava alma anahtarıyla purjör vanası dikkatlice açılarak içerideki hava tahliye edilmeli, su gelmeye başladığında vana kapatılmalı. İşlem sonrasında kombinin su basıncı kontrol edilmeli ve üreticinin belirttiği aralıkta tutulmalı. Ancak sürekli hava oluşması, basınç düşmesi veya su sızıntısı gibi sorunlar yaşanıyorsa yalnızca hava almak yeterli olmayabilir. Bu durumda tesisatın bir uzman tarafından kontrol edilmesi gerekiyor.
Evin daha sıcak olması için dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da peteklerin çevresindeki eşya düzeni. Koltuk, perde, masa ve büyük mobilyaların radyatörlerin önünü kapatması, sıcak havanın oda içerisinde yayılmasını zorlaştırabiliyor.
Peteklerin önüne eşya yerleştirilmesi, ısının odanın tamamına ulaşmasını engelleyebiliyor. Özellikle uzun perdelerin radyatörün üzerine gelmesi veya peteği tamamen kapatması, ısı dağılımını olumsuz etkileyebiliyor.
Daha verimli bir ısınma için peteklerin önünün mümkün olduğunca açık tutulması gerekiyor. Ayrıca peteklerin üzerindeki alanın da hava dolaşımını engelleyecek şekilde kapatılmaması önemli.

Doğalgaz tasarrufu konusunda öne çıkan yöntemlerden biri de termostatik radyatör vanaları. Bu vanalar, bulunduğu odanın sıcaklığını algılayarak peteğe giren sıcak su miktarını düzenleyebiliyor. Örneğin güneş alan bir odanın sıcaklığı yeterli seviyeye ulaştığında vana peteğin ısıtmasını azaltabiliyor. Daha az güneş alan ve daha soğuk kalan odalarda ise ihtiyaç doğrultusunda farklı sıcaklık ayarları yapılabiliyor.
Böylece kullanılmayan veya daha az ısıtılması gereken odalarda gereksiz enerji tüketiminin önüne geçilebiliyor. Ancak evin tamamen ısıtmasız bırakılması, özellikle çok soğuk havalarda donma ve nem sorunlarına yol açabileceğinden dikkatli davranılması gerekiyor.

Doğalgaz faturalarını artırabilen alışkanlıklardan biri de ev soğuduğunda kombinin sıcaklığını sürekli yükseltmek. Kombinin çalışma sıcaklığı; evin yalıtımına, dış hava koşullarına, peteklerin kapasitesine ve cihazın özelliklerine göre ayarlanmalı.
Özellikle yoğuşmalı kombilerde uygun tesisat suyu sıcaklığının tercih edilmesi, cihazın yoğuşma veriminden daha fazla yararlanmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte her ev için geçerli tek bir sıcaklık derecesi bulunmuyor.
Oda sıcaklığının da kontrol altında tutulması gerekiyor. Genel olarak yaşam alanlarında 20-22 derece aralığı konfor açısından tercih edilebilen bir seviye olarak öne çıkıyor. Gece saatlerinde veya evde kimsenin bulunmadığı zamanlarda sıcaklığın makul ölçüde düşürülmesi de tasarruf sağlayabiliyor.

Özellikle dış cepheye bakan duvarlarda bulunan peteklerin arkasında ısı kaybı yaşanabiliyor. Bu tür alanlarda radyatör arkasına uygun yansıtıcı ısı panelleri yerleştirilmesi, ısının duvara geçmesini azaltarak oda içerisine yönlendirilmesine katkıda bulunabiliyor.
Ancak bu uygulamanın etkisi binanın yalıtım durumuna ve duvar özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Dolayısıyla tek başına yüksek oranlarda tasarruf sağlayacağı düşünülmemeli. Öncelik her zaman doğru yalıtım ve verimli tesisat kullanımı olmalı.

Peteklerin verimli çalışması için yalnızca vanaların ayarlanması yeterli olmayabilir. Kombinin yıllık bakımı, tesisat basıncının kontrolü ve radyatörlerin genel durumunun incelenmesi de önem taşıyor. Peteklerde belirgin ısınma farklılıkları varsa, tesisat sık sık hava yapıyorsa veya kombi normalden fazla çalışmasına rağmen ev yeterince ısınmıyorsa profesyonel destek alınmalı. Tesisatta biriken tortu ve çamurlaşma gibi sorunlar da su dolaşımını olumsuz etkileyebiliyor.