Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Özellikle Güneydoğu mutfağında kısırın hazırlanışında kullanılan bazı yöntemler, alışılmış tariflerden ayrılabiliyor. Urfalı eski bir komşudan öğrenilen tarif ise kısır hazırlarken yapılan yaygın hatalara dikkat çekiyor. Bulguru yalnızca sıcak suyla şişirmek yerine salçalı ve baharatlı karışımla buluşturmak, malzemelerin eklenme sırasına dikkat etmek ve yeşillikleri doğru zamanda ilave etmek, ortaya daha dengeli bir lezzet çıkarabiliyor. Bu yöntemi deneyenler, yıllardır aynı şekilde hazırladıkları kısırda bazı noktaları yanlış yaptıklarını fark edebiliyor.
Kısırın temel malzemesi olan ince bulgurun seçimi, tarifin sonucunu doğrudan etkiliyor. Çok kalın bulgur kullanıldığında istenen yumuşak kıvamı elde etmek zorlaşabiliyor. Bu nedenle özellikle köftelik ince bulgur tercih edilmesi öneriliyor.

Bulguru ıslatırken kullanılan suyun miktarı da önemli. Fazla su, bulgurun gereğinden fazla şişmesine ve kısırın lapa bir kıvama gelmesine neden olabilir. Az su kullanılması ise tanelerin sert kalmasına yol açabilir. Bu nedenle suyu kontrollü şekilde eklemek gerekiyor. İşte Urfalıların kısır yaparken dikkat ettiği püf noktalar.
Urfalı komşudan öğrenilen yöntemin en dikkat çeken noktalarından biri, bulgurun lezzetlendirilme aşaması. Bulguru yalnızca sıcak suyla şişirip daha sonra salça eklemek yerine, salça ve baharatlarla hazırlanan karışımın bulgura iyice yedirilmesi tercih ediliyor.

Bunun için domates ve biber salçası bir miktar zeytinyağıyla karıştırılabilir. Ardından pul biber, isot, kimyon ve isteğe göre karabiber eklenebilir. Hazırlanan karışım bulgurla birleştirilerek iyice yoğrulduğunda baharatların aroması bulgurun tamamına daha dengeli şekilde yayılıyor.
Kısır hazırlanırken malzemeleri yalnızca karıştırmak çoğu zaman yeterli olmuyor. Bulguru salçalı karışımla iyice yoğurmak, hem rengin hem de lezzetin daha homojen olmasını sağlıyor. Yoğurma sırasında bulgurun yumuşamaya başladığı gözle görülür şekilde anlaşılabilir. Ancak fazla yoğurmak da kısırın dokusunu bozabilir. Bu nedenle bulgur yeterince yumuşayıp salçalı karışımı tamamen içine çektiğinde bir sonraki aşamaya geçmek gerekiyor.

Maydanoz, taze soğan, nane ve dereotu gibi yeşillikler kısırın en önemli tamamlayıcıları arasında yer alıyor. Ancak bu malzemelerin erken eklenmesi, uzun süre yoğurma sırasında ezilmelerine ve tazeliklerini kaybetmelerine neden olabiliyor.
Bu nedenle bulgur ve salçalı karışım tamamen hazırlandıktan sonra ince kıyılmış yeşilliklerin eklenmesi daha iyi bir sonuç verebilir. Yeşillikleri ekledikten sonra kısırı fazla ezmeden, malzemelerin birbirine karışmasını sağlayacak şekilde harmanlamak yeterli oluyor.

Kısırın karakteristik ekşi tadını veren limon suyu ve nar ekşisi de ölçülü kullanılmalı. Her iki malzemenin fazla miktarda eklenmesi, salçanın ve baharatların tadını bastırabilir. Özellikle nar ekşisinin yoğunluğu markadan markaya değişebildiği için azar azar eklemek daha doğru bir yöntem. Limon suyu da damak tadına göre ayarlanabilir. Karışım hazırlandıktan sonra tadına bakılarak son dokunuşların yapılması, fazla ekşili bir sonuç elde edilmesinin önüne geçebilir.

Şanlıurfa mutfağının öne çıkan malzemelerinden biri olan isot, kısıra farklı bir aroma ve acılık katabiliyor. Acı sevmeyenler miktarı azaltabilirken, daha yoğun bir tat isteyenler kontrollü şekilde artırabilir. İsotun yanı sıra zeytinyağı, limon suyu, nar ekşisi ve salça arasındaki dengenin kurulması da tarifin lezzetinde belirleyici oluyor. Buradaki temel nokta, tek bir malzemenin diğer tüm tatların önüne geçmesini engellemek.

Kısır hazırlandıktan hemen sonra servis edilebileceği gibi kısa bir süre dinlendirilmesi de tercih edilebilir. Dinlenme süresinde bulgur, kullanılan sosun ve baharatların aromasını daha iyi içine çekebilir. Servis sırasında marul yaprakları, salatalık, domates veya turşu gibi eşlikçiler kullanılabilir. Özellikle çay saatlerinde, gün sofralarında ve kalabalık misafir buluşmalarında hazırlaması kolay olması nedeniyle kısır sıkça tercih ediliyor.