Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Elektrikli motosikletler, mekanik açıdan son derece sade yapılarıyla öne çıkıyor. Debriyaj yok, vites geçişi yok, stop etme derdi yok. Gaz kolunu çeviriyorsunuz ve yola devam ediyorsunuz, hepsi bu. Ancak işin bir de başka tarafı var. Pek çok motosiklet tutkunu için sürüş keyfi, sadece hızlanmaktan ibaret değil. Debriyajı kavrama noktasında hissetmek, kalkış sırasında motorun tepkisini kontrol etmek ve o mekanik bağlantıyı yaşamak da deneyimin önemli bir parçası.

İşte Honda Motor Company tam da bu hissi kaybetmek istemiyor. Şirketin aldığı yeni patent, elektrikli motosikletlerde geleneksel debriyaj deneyimini elektronik olarak yeniden yaratmayı hedefliyor.
Patentte anlatılan sistemde klasik mekanik debriyaj bulunmuyor. Bunun yerine, debriyaj manetinin hareketleri elektronik olarak algılanıyor ve elektrik motorunun verdiği güç buna göre anlık olarak ayarlanıyor. Sürücü debriyajı çekmeye başladığında motorun gücü kademeli olarak azalıyor. Debriyaj tamamen çekildiğinde ise gaz açık olsa bile güç aktarımı kesiliyor. Yani sürüş hissi açısından, benzinli bir motosiklete oldukça benzer bir karakter ortaya çıkıyor.

Patent çizimlerinde Honda’nın geliştirdiği CR Electric Proto isimli elektrikli motocross konsepti kullanılıyor. Bu da gösteriyor ki Honda, sistemi ilk etapta özellikle arazi motosikletlerinde değerlendirmeyi planlıyor. Çünkü motocross dünyasında debriyaj kullanımı yalnızca kontrol amacı taşımıyor; aynı zamanda performansın da önemli bir parçası.
Patentte dikkat çeken ayrıntılardan biri de debriyaj bırakma tekniğinin elektronik olarak taklit edilmesi. Sürücü debriyaj tamamen çekiliyken gaz açabilecek. Ardından debriyaj hızla bırakıldığında sistem, anlık olarak yüksek tork üreterek agresif bir kalkış sağlayacak. Yani benzinli motocross motosikletlerinde kullanılan o klasik “debriyaj bırakma” tekniği, elektrikli modellerde de yaşatılacak. Açıkçası bu, deneyimli sürücüler için oldukça heyecan verici bir gelişme.

Belki de patentin en ilginç kısmı haptik geri bildirim sistemi. Honda, gidon bölgesine ve debriyaj kolunun yakınına küçük titreşim motorları yerleştirmeyi planlıyor. Bu sistem sayesinde sürücünün ellerine, içten yanmalı motosikletlerde hissedilen motor titreşimlerine benzer geri bildirimler gönderilecek. Üstelik debriyajın kavrama noktası da fiziksel olarak hissedilebilecek. Yani yalnızca görsel değil, dokunsal olarak da oldukça gerçekçi bir deneyim hedefleniyor.
Motosiklet dünyası da otomobillerde olduğu gibi hızla otomatik sistemlere ve elektrikli çözümlere yöneliyor. Honda, geçen yıl tanıttığı WN7 modeliyle bu dönüşümde önemli bir adım atmıştı. Şimdi ise şirket, elektrikli motosikletlerin sunduğu sessiz ve sade yapıyı, geleneksel motosikletlerin duygusal sürüş deneyimiyle birleştirmeye hazırlanıyor.
