Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına tepki gösterdi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları nedeniyle Ortadoğu'da son asrın en sancılı günlerinin yaşandığını söyleyen Erdoğan, "Gözünü nefret bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor" diye konuştu. Savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacaklarını belirten Erdoğan, "Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan barış olacak barışı savunanlar olacak" dedi.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
"Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Geçen hafta İslam dünyası olarak Ramazan Bayramı'nı idrak ettik. AK Parti teşkilatımız bizi bu Ramazan'da da mahcup etmedi. Ramazan boyunca tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık.

Teşkilatımız var gücüyle çalışıyor. 'Vefa kıyafetlerini giymek' deyiminin vücut bulmuş hali AK Parti'dir.
86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. İftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk.
Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor. Savaş bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır.

İSRAİL'E SERT TEPKİ
Gözünü nefret bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali, Ömer, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister Körfez'de olsun kanayan biz değil miyiz?
Füzeler ve dronlar tarafından tahrip edilen alt yapı tesisleri kardeşlerimizin kaynakları değil mi? Saldırganların nazarında Şii ya da Sünni olmamızın Türk Kürt Arap ya da Farisi olmamızın bir farkı var mı? Mezheplerimiz kökenlerimiz farklı olsa da soruyorum bizim değil mi? Şundan herkes emin olsun biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acısına seyirci kalırız.

Mescid-i Aksa'da 1967'den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık iki milyar Müslümanın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun, Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasbedilemez, engellenemez, yasaklanamaz.
Savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan barış olacak barışı savunanlar olacak."