Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
COVID-19 aşıları salgınla mücadelede kilit rol oynadı. Ancak uygulamanın başlamasından aylar sonra bazı kişilerin vücudunun farklı bölgelerinde tehlikeli kan pıhtıları gelişmeye başladığı belirlendi. Yalnızca AstraZeneca gibi modifiye edilmiş adenovirüs kullanan aşılardan sonra ortaya çıktığı tespit edilen pıhtıların neden oluştuğu uzun zamandır sır olarak kalmıştı.
The Independent'in haberine göre, "aşıya bağlı immün trombositopeni ve tromboz (VITT)" olarak adlandırılan sendrom, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi proteinlerinden biri olan trombosit faktör 4'e saldırmasıyla meydana geliyor.
Normal şartlarda trombosit faktör 4'ü tanıyan antikorlar, doğal bağışıklık tepkilerinin bir parçası olarak görev yapıyor. Ancak VITT gelişen hastalarda ortaya çıkan antikorlar alışılmadık derecede yapışkan bir yapı sergiliyor. Bu antikorlar trombosit faktör 4'e tutunarak birçok molekülü bir araya getiriyor ve tehlikeli kan pıhtılarına yol açan büyük protein kümeleri oluşturuyor.

Avustralya, Kanada ve Almanya'dan araştırmacıların yer aldığı uluslararası bir bilim ekibi, uzun süredir cevap bekleyen gizemi çözmeyi başardı. Kapsamlı deneyler sonucunda, VITT teşhisi konan hemen tüm hastaların antikorlarında belirgin bir ortak model olduğu saptandı.
Dünya çapında 100 VITT hastasını inceleyen uzmanlar, iki hastanın geçmişte kan bağışında bulunduğunu fark etti. Bunlar aşılanmadan önce alınan ve Alman kan servisinin dondurucularında saklanan örnekler, problemin kaynağını aydınlatmaya yaradı.
Araştırma ekibi, VITT sendromuna karışan antikorların ilk etapta protein VII adlı bir adenoviral proteini tanıyan yapılar olarak işe başladığını ortaya koydu. Antikorların, bağışıklık sisteminin çocukluk çağında sıkça karşılaşılan ve hafif soğuk algınlığı semptomlarına neden olan önceki adenovirüs enfeksiyonlarına dair hafızasından geldiği tahmin ediliyor.

Enfeksiyon ve aşılamaya verilen normal bağışıklık tepkileri sırasında, antikor üreten hücrelerde küçük rastgele genetik değişiklikler meydana gelir. Yapılan incelemelerde, VITT hastalarının tamamında birebir aynı değişimin yaşandığı tespit edildi. Antikorun sadece küçük bir kısmının değişmesiyle mevcut yapı aniden trombosit faktör 4'e çok güçlü bir şekilde bağlanma yeteneği kazanıyor.
VITT sendromunun ortaya çıkması için iki düşük ihtimalli olayın aynı anda gerçekleşmesi gerekiyor. Öncelikle kişinin belirli bir bağışıklık geni varyantını miras alması şart koşulurken, ikinci adımda adenovirüse cevap veren antikor üreten hücrelerden birinde nadir bir mutasyonun meydana gelmesi bekleniyor.
Sadece iki durum aynı anda yaşandığında bağışıklık sistemi hedef şaşırarak trombosit faktör 4'e saldırıyor.

Pandemi sona ermiş olmasına rağmen adenovirüs tabanlı aşılar tüm dünya genelinde çok yönlü, ucuz ve dağıtımı kolay olmaları sebebiyle önemli bir araç olmaya devam ediyor. Yeni bir küresel salgın patlak verdiğinde aynı yaklaşımla üretilen aşıların yeniden milyonlarca hayat kurtarabileceği değerlendiriliyor.