Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Maltepe Ersoy Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uz. Dr. Levent Turhan, yoğun tempo ve iş stresinin tetiklediği tükenmişlik sendromu hakkında önemli bilgiler verdi. Uz. Dr. Turhan, "Dinlenmenize rağmen geçmeyen bir yorgunluk ve motivasyon kaybı yaşıyorsanız bu durum ruhsal sağlığınızı tehdit eden ciddi bir boyut kazanmış olabilir" dedi.
Modern yaşamın hızlı ve yoğun temposuyla ve sürekli ulaşılabilir olma baskısı yüzünden çalışanlar kronik stres yükü ile yaşamaya devam ediyor. Zamanında yönetilmeyen bu stres bir süre sonra fiziksel, zihinsel ve psikolojik açıdan tükenmeye yol açtığını söyleyen Uz. Dr. Levent Turhan, bazı grupları ayrıca uyardı.

Her stresin tükenmişlik anlamına gelmediğinin üstünü çizen Uz. Dr. Levent Turhan aradaki farka dikkat çekerek, "İş stresi yaşayan kişi yoğun baskı altındadır ve gergindir ama enerjisini koruyabilir. Güzel bir tatil veya dinlenme sonrasında hızla toparlanır. Ancak tükenmişlik sendromunda durum çok farklıdır. Enerji kaynakları tamamen kurumuş gibidir; kişi dinlense bile toparlanamaz, işine karşı tüm motivasyonunu ve ilgisini kaybeder. Başlangıçta sadece iş hayatını etkileyen bu kriz, zamanla aile ve sosyal yaşam kalitesini de tamamen yerle bir edebilir" dedi.
Tükenmişlik bir anda ortaya çıkmaz; belirtilen zamanla sinsice çoğalır diyen Turhan, olabilecek etkileri şöyle sıraladı:
"Fiziksel olarak sürekli yorgunluk, sabahları hiç uyumamış gibi uyanma, geçmeyen baş ve kas ağrıları ile sık hastalanma en belirgin işaretlerdir. Duygusal boyutta ise yoğun bir umutsuzluk, öfke, tahammülsüzlük ve içe dönük bir boşluk hissi baş gösterir. Kişi zihinsel olarak dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve karar vermede güçlük yaşarken; davranışsal olarak da işe gitmek istememe, sosyal çevreden kaçma, işleri sürekli erteleme ve alkol-sigara kullanımında artış gibi eğilimler sergiler."

Tükenmişlik sendromu herkeste olabilir ancak özellikle bu bazı gruplarda bu riskin çok daha yüksek olduğunu aktaran Turhan, "Özellikle insanla doğrudan temas kuran ve yüksek sorumluluk gerektiren mesleklerden hekimler, hemşireler, öğretmenler, yöneticiler, avukatlar, bankacılar ve çağrı merkezi çalışanları risk altındadır. Bunun yanı sıra evde bakım veren aile bireyleri ile yapısal olarak mükemmeliyetçi kişilik özelliğine sahip bireyler bu sendroma çok daha yatkındır. İş süreçlerinde kontrol eksikliği, takdir edilmeme ve iş-özel hayat dengesinin bozulması süreci hızlandıran temel nedenlerdir" ifadelerini kullandı.

Tükenmişlik sendromunun depresyonla karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Uz. Dr. Levent Turhan, şu ifadelere yer verdi:
"Tükenmişlik doğrudan depresyon demek değildir, daha çok işle ilişkili kronik stresin bir sonucudur. Ancak çok uzun süre müdahale edilmeden devam eden tükenmişlik vakaları, bir süre sonra kişide klinik depresyon ve anksiyete bozukluğu gelişimine ciddi şekilde zemin hazırlar. Bu nedenle iki tablonun uzman tarafından doğru ayrıştırılması ve tedavi planının geciktirilmeden yapılması gerekir."

Son olarak rahatsızlığın çözüm yollarına değinen Uz. Dr. Turhan, bu ifadelerle aktardı: "Tedavide ilk adım tükenmişliğe yol açan kök stres kaynaklarını net bir şekilde belirlemektir. Psikoterapi süreci bu aşamada çok değerlidir; kişi stres yönetimini, hayır diyebilmeyi ve sağlıklı sınırlar koymayı öğrenir. Yaşam tarzında yapılacak düzenli uyku, egzersiz, sosyal destek ve hobilere zaman ayırma gibi hamleler toparlanmayı hızlandırır. Eğer tabloya depresyon veya yoğun kaygı eşlik ediyorsa, psikiyatri uzmanı kontrolünde ilaç tedavisi planlanmalıdır. Haftalarca süren bir yorgunluk, iş performansında belirgin düşüş ve sürekli mutsuzluk varsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır."