Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Hareketin insan sağlığına etkisi üzerine yapılan çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Bilim insanları, gün içinde ne kadar süre hareketsiz kaldığımız kadar bu sürenin nasıl geçirildiğinin de önemli olabileceğini tespit etti.

Glasgow Üniversitesi’nin öncülük ettiği çalışmada 91 bin 292 kişinin verilerinin incelendi ve çok dikkat çekici bir sonuca ulaşıldı. Öte yandan uzun süre kalkmadan oturanlarla hareketsiz kaldıkları süreyi kısa hareketlerle bölen kişiler arasında dikkat çekici farklar görüldü.
Bulgular, özellikle 30 dakika veya daha uzun süre kesintisiz hareketsiz kalmanın kanser ve bazı kanser türleriyle bağlantılı olabileceğini gösterdi.

Glasgow Üniversitesi'nden Frederick Ho ve meslektaşlarının yürüttüğü araştırmada, UK Biobank'taki 91 bin 292 katılımcının verileri incelendi. Katılımcılar 7 gün boyunca hareket ölçer taşırken, grup daha sonra ortalama 12 yıldan uzun süre takip edildi.

Araştırmacılar, en az 30 dakika boyunca büyük ölçüde hareketsiz geçirilen dönemleri 'uzun süreli hareketsizlik' olarak değerlendirdi.
Sonuçlara göre, bu şekilde geçirilen her ek bir saat, kanserden ölüm riskinin yüzde 9 daha yüksek olmasıyla ilişkilendirildi. Uzun süreli hareketsizlik aynı zamanda genel kanser görülme sıklığı, obeziteyle ilişkili kanserler ve tip 2 diyabetle bağlantılı kanserlerde daha yüksek riskle ilişkilendirildi.
Buna karşılık, oturma veya hareketsiz kalma sürelerini kısa hareketlerle bölen kişilerde araştırılan sonuçlar açısından daha düşük risk görüldü.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yoğun egzersiz yapmadan da olası bir fayda görülebileceğini ortaya koydu.
Araştırmacıların hesaplamasına göre, gün içinde uzun süreli hareketsiz geçirilen bir saatin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi, kanserden ölüm riskinin yüzde 12 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.
Çalışmada ayrıca önemli bir noktaya dikkat çekildi. Araştırma gözlemsel olduğu için uzun süre oturmanın doğrudan kansere veya kanserden ölüme neden olduğunu kanıtlamıyor. Katılımcıların genel İngiltere nüfusundan daha aktif olma eğiliminde olması da sonuçların herkese aynı şekilde uygulanmasını zorlaştırıyor.
Araştırmacılar buna rağmen günlük yaşamda hafif hareketlerin bile göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Bulgular, açık erişimli bilimsel dergi PLOS Medicine'da yayımlandı.