Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD'nin Philadelphia kentindeki Wistar Enstitüsü araştırmacıları, kemoterapi tedavisinden sağ kurtulan tümör hücrelerinin kanseri vücuda yaymak için fruktozu bir sinyal molekülü olarak kullandığını keşfetti.
Nature Ageing dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, tedaviyle ölmeyen ancak biyolojik olarak aktif kalmayı sürdüren söz konusu hücreler, komşu hücrelere sinyal gönderen moleküller salgılamaya devam ediyor.
Araştırmanın yazarlarından Aidan Cole konuya ilişkin, "Çalışmamız, bir besinin – fruktozun – bu sinyallerden biri olarak hareket edebileceğini gösteren ilk araştırmalar arasında yer alıyor" açıklamasını yaptı.
Bilim insanları, platin bazlı kemoterapi gören ve başlangıçta tedaviye iyi yanıt veren yumurtalık kanseri hastalarının verilerini inceledi. Ancak araştırmacılar, çoğu hastada kanserin nüks etme eğiliminde olduğunu ve karın boşluğuna yayıldığını belirtiyor. Araştırmacılara göre, kemoterapi sonrası gerçekleşen yayılım, yumurtalık kanserine bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyor.
Önceki araştırmalar, kemoterapinin öldüremediği tümör hücrelerinin karmaşık bir molekül karışımı salgılayarak kanserin nüksetmesinde rol oynadığını göstermişti. Son çalışma ise sadece kemoterapiden sağ kurtulan hücreler tarafından salgılanan moleküllerin kanser hücrelerinin yayılımını önemli ölçüde artırabildiğini doğruladı.
Dr. Cole, "Bildiğimiz kadarıyla bu araştırma, kanserin yayılmasını tetikleyenin bahsi geçen hücrelerin salgıladığı moleküller olduğunu sadece laboratuvar ortamında değil, klinik öncesi bir modelde gösteren ilk çalışmadır" dedi. Daha ileri analizler, hayatta kalan hücreler tarafından üretilen fruktozun, kanserin yayılımını artırmak için bir sinyal olarak gönderildiğini ortaya çıkardı.
Fruktozun, komşu hücrelerde yapıştırıcı görevi görerek onların birbirine tutunmasını sağlayan kolesterolü baskıladığı görüldü. Araştırmacılar, azalan kolesterolün hayatta kalan kanser hücrelerinin daha kolay kaçmasına ve yayılmasına olanak tanıdığından şüpheleniyor.
Bilim insanları, kemoterapi tedavisi görmemiş kişilerde bile şekerli içeceklerde bulunan yüksek düzeydeki fruktoz tüketiminin kanser hücrelerine yayılma sinyali verebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Bulgular, basit beslenme değişikliklerinin kanserin ilerleme sürecini şekillendirmeye yardımcı olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Yüksek fruktozlu mısır şurubunun bazı bireylerde günlük kalori alımının beşte birini oluşturduğu ABD başta olmak üzere birçok ülkede fruktoz tüketimi oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor.