Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelerin liderlerini bir araya getiren BM'nin 81. Genel Kurulu'nun yüksek düzeyli katılım haftası başladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in konuşmasıyla başladı.
31 Aralık'ta BM Genel Sekreteri olarak ikinci dönemini tamamlayacak olan Antonio Guterres, Antonio Guterres, küresel krizlere, devam eden savaşlara ve uluslararası sistemin tıkanıklığına dikkat çekti. Guterres, dünya liderlerine diyalog ve barış çağrısında bulundu.

Uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünün bugünün en temel ilkesi olduğunu belirten Guterres, "Barış, yalnızca savaşın olmaması anlamına gelmez. Bugün bu ilkenin son derece ağır sınamalarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Orta Doğu'da çatışmaların giderek tırmandığını, sözde ateşkeslerin daha küçük çaplı çatışmalara dönüştüğünü ve bedeli ödemeye devam edenlerin siviller olduğunu görüyoruz. Artık yeter." dedi.

Salondaki dünya liderlerine doğrudan seslenen Guterres, "Lütfen bu üst düzey toplantılar haftasını diyaloğa ve çatışmaların azaltılmasına adayın. Savaşlar sona ermeli, çatışmalar son bulmalı, insani yardım ihtiyaç sahiplerine ulaşmalı, uluslararası seyrüsefer özgürlüğü ve uluslararası hukuk çerçeveleri tam anlamıyla yeniden tesis edilmelidir." ifadelerini kullandı.
İşgal altındaki Filistin topraklarında ve tüm bölgede yaşanan olayların asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Guterres, şunları kaydetti:
"Hamas'ın 7 Ekim'deki terör saldırılarının üzerinden yaklaşık üç yıl geçti. Ancak bunun ardından Gazze'deki Filistinliler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olarak görev yaptığım yılların hiçbirinde görmediğim ölçekte, eşi benzeri görülmemiş bir vahşet ve katliamla karşı karşıya kaldı."
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soykırım suçunun önlenmesine ilişkin kararlarının, BM'nin Gazze konusundaki sorumluluklarını açıkça ortaya koyduğunu anlatan Guterres, uluslararası yardım çalışanlarının korunması ve tüm tarafların mahkeme kararlarına uyması gerektiğini dile getirdi.
Batı Şeria'daki duruma da değinen Guterres, "İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin uyguladığı şiddet devam ediyor. Barışa giden yol buldozerlerle yok ediliyor, etnik temizlik gerçekleştiriliyor. İki devletli çözümün gözlerimizin önünde yok edilmesine, ortadan kaldırılmasına izin veremeyiz." diye konuştu.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin BM Şartı'nı ihlal ettiğini ve küresel gıda tedarik zincirlerini vurduğunu hatırlatan Guterres, Sudan ve Myanmar'daki krizlere de dikkat çekti. Sudan'da dış aktörlerin körüklediği savaşın sivilleri hedef aldığını belirten Guterres, "Milyonlarca insan evlerinden oldu, açlık yayılıyor, insansız hava araçları hastaneleri ve evleri vuruyor, cinsel saldırılar ve etnik saldırılar tırmanıyor. Dünya gözlerini kapatırken ülke parçalanıyor." dedi.
Myanmar'da artan şiddetin de dünyanın dikkatinden kaçtığını ifade eden Guterres, "Bu ve daha birçok çatışma, gücün kontrol dışına çıktığında, gücün diplomasinin önüne geçtiğinde, askeri gücün ve askeri yöntemlerin arttığı, sorumluluğun ise tamamen ortadan kaldırıldığı zaman neler olduğunu bize gösteriyor. Güç mutlaka bir hukuk çerçevesi içinde kullanılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulduğunu hatırlatan Guterres, dünyanın köklü biçimde değişmesine rağmen bu değişimin Konsey'e yansımadığını vurguladı. Bu durumun en önemli örneğinin Afrika olduğunu belirten Guterres, "Bildiğiniz gibi Güvenlik Konseyi kurulduğunda Afrika'nın büyük bir bölümü sömürge yönetimi altındaydı. Ancak bugün hâlâ Afrika'nın daimi bir temsil hakkı bulunmuyor." ifadelerini kullandı.
Uluslararası sistemde meşruiyet temelinde ilerlenmesi gerektiğinin altını çizen Guterres, "Bir düşünün, 21. yüzyılın Güvenlik Konseyi'nden söz ediyoruz. 21. yüzyıl Güvenlik Konseyi'nde Afrika'nın daimi bir sandalyesinin bulunmaması kesinlikle adaletsiz ve savunulamazdır. Bu değişmelidir." dedi.