KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
22.09.2026
saat ikonu 13:10
|
GÜNCELLEME:
22.09.2026
saat ikonu 13:13

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

Manisa’da okul önünde yaşanan silahlı saldırı, okullarda alınan güvenlik tedbirlerini yeniden gündeme taşıdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevaplayarak “Görünür güvenlik tedbirleri saldırganın okul içine girmesini engellemiş olabilir” derken, okul güvenliğinde kritik noktaları tek tek anlattı.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
22.09.2026
saat ikonu 13:10
|
GÜNCELLEME:
22.09.2026
saat ikonu 13:13

'nın ilçesinde bir liseye silahlı saldırı düzenlendi. Güvenlik önemleri nedeniyle lisenin içine giremeyen 15 yaşındaki H.O.'nun tüfekle etrafa ateş açması sonucu 2'si ağır 10 öğrencinin yaralandığı öğrenildi.

Bu yıl ile (MEB) arasında imzalanan Okul Güvenliği Protokolü kapsamında, okul çevrelerinde güvenliği sağlamak amacıyla emniyetin farklı birimlerinden oluşan özel ekipler ve timler koordineli olarak görev yapıyor. Bu önlemler neticesinde bugün daha büyük bir facianın önüne geçildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı. Gönültaş, okul güvenliğinin nasıl daha etkin hale geleceğini ve olası saldırıları önlemek için yapılması gerekenleri anlattı.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

BİR FACİANIN ÖNÜNE GEÇİLDİ

2026-2027 eğitim döneminde okul güvenliği için yeni tedbirler açıklandı. Bu tedbirler bugün bir faciayı mı önledi?

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş: Öncelikle bu elim hadiseyi şiddetle kınıyorum. Vakada yaralanan çocuklarımıza acil şifalar diliyorum. Malumunuz, geçtiğimiz dönem Kahramanmaraş’ta da benzer elim bir hadiseyi yaşadık. Bunun üzerine devlet birimlerimiz, başta MEB ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere, vakanın ciddi şekilde üzerine gittiler. Ayrıca Meclis’te bir araştırma komisyonu oluşturuldu.

Öncelikle şunu söyleyebilirim: Okullarda şiddet hadiselerinin önlenmesine yönelik ciddi bir irade oluştu. Buna bağlı olarak bu tür hadiselerin önlenmesine yönelik ciddi adımlar atıldı. Daha geçen günlerde okul güvenliği adına yeni tedbirler açıklandı. Bu tedbirler gerçekten okulun ilk açılmasıyla birlikte hayata geçti. Bu tedbirlerin en önemli noktası, okul giriş çıkışlarının ve okula sirayet edebilecek okul bahçesi gibi ekolojik çevrenin denetlenmesine yönelikti. Ben de daha önceki tecrübelerime binaen, alınan tedbirler ve bu tedbirlerin görünür olmasının okullardaki şiddet vakalarının düşmesinde faydalı olduğunu tecrübe ettim.

Bu anlamda, bu okulumuzda da bu tedbirlerin uygulanması belki de saldırganın okul içerisine girerek daha elim sonuçlar ortaya çıkarmasını önlemiştir, diyebilirim. Tedbirlerin görünürlüğü çok önemli bir etken.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

RİSK DERECESİNE GÖRE ÖNLEM ALINMALI

Okullar risk derecelerine göre sınıflandırılıyor ve riskli okullarda kolluk görevlileri bulunuyor. Bir okulun “riskli” olduğu nasıl belirlenmeli? Hangi kriterler dikkate alınmalı?

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş: Okullarda riski belirleyen temel faktör, daha öncesinde okul içinde, girişlerinde ve yakın ekolojik çevresinde (okul etrafı, umuma açık yerler, okul güzergâhları gibi) meydana gelen suçlar ve şiddet vakalarıdır. Şiddet olaylarının yoğunluğuna göre şiddet derecelendirilmesi yapılır ve daha riskli görülen yerlerde, başta okul polisleri olmak üzere, görevlendirmeler yapılır.

Okullarda sadece güvenlik tedbirlerini artırmakla kalınmaz, aynı zamanda rehberlik servisleri ve okul yönetimleriyle koordineli hareket edilerek riskli çocuk ve gençlerin rehberlik süreçleri, takipleri ve ebeveyn görüşmeleri de yapılır. Böylece muhtemel şiddet olaylarının önüne geçilmesi amaçlanır.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

AKUT ŞİDDETİ ÖNLEMEK ADINA “GÖRÜNÜR OLMAK”

Yani okul güvenliği bu şekilde koordineli ilerlerse tam manasıyla sağlanabilir. Akut şiddeti önlemek adına “görünür olmak”, muhtemel şiddetin önüne geçmek adına sürekli denetim ve riskli çocuk ve gençlere yönelik psikososyal yaklaşım ve müdahaleler ile...

Bir de okul güvenliğinde önemli nokta, güvenlik alanının iyi belirlenmesidir. Okul sadece sınıflar ve koridorlar olarak görülmez; bahçe, okul giriş çıkış kapısı, okulun etrafında yakın konumda olan umuma açık yerler ve okula geliş gidişi sağlayan tüm güzergâhlar “okul” olarak değerlendirilir ve buralar kontrol ve denetlenerek muhtemel şiddetin türemesi ve okula sirayet etmesi engellenir. Bu tedbirler riskli okullarda daha fazla yerine getirilmelidir.

Mesela bir vakada şu olmuştu: Bir okulumuzda bazı çocukların okula alkol etkisinde geldikleri ve kavgaya karıştıkları fark edildi. Yapılan araştırmada, içecek satan bir dükkânda içeceklere alkol karıştırılarak çocuklara satıldığı tespit edildi ve bunu yapan şahıs yakalandı, dükkân da mühürlendi. Böylece çocukların okula alkol gibi zararlı maddelerin etkisinde gelmesi önlendi.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

SALDIRGANIN MOTİVASYONUNU ANLAMAK

Manisa’daki olayda saldırganın okul çevresine silahla ulaşması açısından baktığımızda, okul güvenliğinde en kritik açık nerede ortaya çıkıyor?

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş: Bu vaka gerçekten bizi çok üzdü. Burada en önemli gösterge, çocuğun elinde görünür şekilde bir silahla okul bahçesinde saldırı yapması ve kaçmaya çalışması. Saldırgan muhtemelen tedbirleri görerek okul içinde bu eylemi yapamadı ama malumunuz, okul giriş çıkış saatlerinde bir hareketlenme ve curcuna olabiliyor, trafik aksaklıkları meydana gelebiliyor. Muhtemelen bu saldırgan da o curcunadan faydalanarak okul girişinde bu eylemi gerçekleştirdi.

Diğer önemli faktör ise saldırganın motivasyonunu anlamak. Saldırdığı diğer mağdurların çocuk açısından tanınır olup olmadığı, yani bu eylemi rastgele mi yaptı yoksa hedeflediği birilerine mi yaptı, bu önemli.

Bu tür durumlarda akran zorbalığı gibi durumları da göz önüne almak gerekiyor. Çünkü akran zorbalığı artık okulların dışında taşan bir hâle gelmeye başladı. Okul sonrası mahalle, sosyal medya gibi mecralarda da devam edebiliyor. Bu anlamda saldırganın sosyal medya paylaşımlarını da incelemek, motivasyonunu anlamak açısından önemli olabilir diye düşünüyorum.

Diğer çok önemli nokta ise Maraş vakasında da gördüğümüz gibi, çocuğun silaha ulaşımının kolay olması. Bu durum, okul güvenliğinin ta ev içinden başlaması gerektiğini gösteriyor. Artık ebeveynlerimiz, eğer evlerinde genç çocukları varsa, silahlarını sıkı şekilde denetlemeli ve ulaşımını engellemeliler. Çocuğun motive olmasıyla birlikte bu motivasyonun eyleme dönüşmesinde silaha ulaşım maalesef hızlandırıcı bir etki yapmış olabilir.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

ÇÖZÜM YOLUNU AÇIKLADI

Bir öğrencinin şiddete yönelebileceğini gösteren hangi davranışsal veya sosyal işaretler dikkate alınmalı?

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş: Burada, özellikle antisosyal davranışlarda bulunan ve bu davranışları yıkıcı-bozucu hâle dönüşmüş olan çocuklara özel müdahale gerektiren bir anlayış gereklidir diye düşünüyorum.

Bu çocuklar; davranışları yıkıcı-bozucu hâle gelmiş (akran zorbalığı ve siber zorbalık, sık yalan söyleme, okul ve otoriteyle sürekli çatışma, okuldan kaçma, alkol, sigara ve madde bağımlılığı, çeteleşme, ırkçı-radikal oluşumlarda bulunma, şiddet içerikli oyunlar ve nefret içerikli davranışlarda bulunma) çocuklardır.

Bu anlamda, bu profile giren çocuklar ve aileleriyle birebir ilgilenecek, müdahale edecek ve takip edecek; okul personelinden bağımsız ancak onunla koordineli, yine psikososyal odaklı bir bakışla çalışan profesyonellerden oluşacak bağımsız ekipler oluşturulmalı: Sosyal Hizmet Uzmanı, Uzman Öğretmen, Psikolog ve Polis. Ayrıca gönüllü ebeveynlerin de bu ekiplere katılması sağlanmalıdır.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

YENİ BİRİMLER TEŞEKKÜL EDİLMELİ

MEB ve İçişleri Bakanlığı’nın düzenlemelerinde sosyal medya tehditleri, şiddet davranışlarındaki değişimler ve sosyal uyum problemleri erken uyarı göstergeleri olarak değerlendiriliyor. Bu göstergeler nasıl takip edilebilir?

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş: Bu vakalar, okulların asli hizmet alanı olan eğitim öğretim çabalarını daha çok güvenlik kaygı ve çabalarına kaydırabiliyor.

Tabii ki önemli; ancak tecrübelerime binaen, özellikle şiddete yatkın ve suça karışma riski yüksek olan çocukları ayrıca takip edecek, bu süreçleri okul dışına çıkaracak yeni birimlerin teşekkül etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ekipler, okul rehberlik servisleriyle ve ebeveynlerle koordineli olarak çocukları etiketlemeden, tamamen biyopsikososyal müdahale ve yaklaşımlarla ele almalılar. Bu çocuklara mentorluk yapılarak birebir takip edilerek, uyum düzeylerini artıracak müdahaleler yapılmalıdır. Amaç hem çocuğun eğitimini sağlamak hem de okulda diğer çocukların zarar görme risklerini önlemek olmalıdır.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

"OKULLARDA ÇOCUK GÜVENLİĞİ BİRİMİ” KURULMALI

Sizin kanalınızla şunu tavsiye etmek isterim:

Bakanlık bünyesinde çocuk güvenliği anlayışının yerleşebilmesi için müstakil olarak çalışacak yeni bir birimin kurulması gerekmektedir. “Okullarda Çocuk Güvenliği Birimi” vb. gibi. Bu birim, iller bazında da teşkilatlanarak okullarda şiddet (başta akran zorbalığı), ihmal ve istismarın engellenmesi ve çocuk güvenliği anlayışının yerleşmesi üzerine yaklaşım, protokoller, eğitimler ve denetlemeler yapmalıdır.

a. Bu birim, okulların güvenlik analizlerini yapmalı, risk derecelendirmelerini belirlemeli ve şiddet vakalarına yönelik yaklaşım protokolleri hazırlamalıdır.

b. Haftalık, aylık çocuk güvenliği üzerine uygulama müfredatı belirlemeli ve okullara tavsiye etmelidir.

c. Okul Güvenliği Yaklaşımı oluşturulmalıdır. Okul tanımını sadece bina olarak almadık. Bunun yerine sınıf, koridor, lavabolar, kantin, bahçe, okul kapısı, okulun hemen çevresindeki umuma açık yerler ve okuldan evlere gidişi sağlayan ana arterlerin hepsini okul olarak değerlendirdik. Buralarda suç ve şiddete sıfır tolerans diye bir motto belirledik. Okul polisi ve çocuk şube ekipleri olarak buraları sürekli denetledik ve görünür olduk. Bu yaklaşım vakaları bayağı azaltacaktır.

d. Bu departman, okul, çocuk ve ailelere yönelik güvenlik kuralları vb. gibi konular üzerine manüeller hazırlamalıdır.

e. Okulların ve çocukların bulundukları ortamların çocuk güvenliği açısından sertifikalandırılmasını sağlamalıdır.

Daha büyük bir faciayı önleyen hamle: Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş Manisa’daki saldırıyı değerlendirdi

Bir öğrenci arkadaşının silah taşıdığını, tehditte bulunduğunu veya saldırı hazırlığında olduğunu fark ederse bunu kime ve nasıl bildirmeli?

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş: Artık gençlerin en çok etkileştikleri alanlar sosyal medya paylaşımları oldu. Eğer böyle bir risk varsa ve diğer çocuklar bunu fark ederse, bu durumda doğrudan güvenlik birimlerine süreç devredilmeli ve çocukla birlikte aile ele alınarak detaylı takip edilmelidir.

Çocuğun silaha ulaşım gibi muhtemel riskleri varsa bu engellenmelidir. Diğer yandan, bu tür çocukların rehberlik desteği alması ve bu tür düşüncelerin sebeplerinin araştırılması sağlanmalıdır. Yukarıda belirttiğim gibi, akran zorbalığı mağdurlarında ve zorba mağduru olan çocukların ebeveynlerinde misilleme tarzı düşünceler gelişebiliyor. Bunların da eyleme dönüşmesini önleyecek yaklaşımlara ihtiyaç var. Bu anlaşılırsa, akran zorbalığının da önlenmesine yönelik tedbirler alınmalıdır.

Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.
ETİKETLER
#manisa
#İçişleri Bakanlığı
#milli eğitim bakanlığı
#Turgutlu
#Miraç Burak Gönültaş
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.