Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Türkiye’nin en çok izlenen yarışmalarından biri olan MasterChef’te 2021 sezonunda yarışan Eren Kaşıkçı’nın, ölümü gastronomi dünyasında derin bir hüzne neden olmuştu. Kilyos’taki evinde kimsenin ondan haber alamaması sonucu ekiplerin oraya varmasıyla vefat ettiği öğrenilen Kaşıkçı’nın ölümün yapılan ilk incelemelere göre, kalp krizinden vefat edebileceği iddia edildi. Ayrıca başucunda bulunan komidinden ilaç almak için uzanarak bulunan Eren Kaşıkçı’nın ölümün ardındaki detaylar araştırılıyor. Son zamanlarda oldukça fazlalaşan kalp krizi hastalığı insanların akıllarında sorulara neden olmaya başladı. Önceleri yaşlı hastalığı olarak adlandırılan kalp hastalığı artık 20’li yaşlara kadar düşüş yaşadı. Hal böyle olunca da kalp krizi hakkında merak edilenler araştırılmaya başlandı. Kardiyoloji bölümlerine başvuru yapan hasta sayısındaki artış dikkat çekerken özellikle kalp krizi ile ilgili bilinmesi gerekenleri Atlas Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zeki Doğan, Mavi Kadın editörü Arzu Akçay’a anlattı.
Ekranların yoğun ilgi ile izlenen yarışma programlarından biri olan MasterChef, yarışmacılarıyla da yakından takip edilen programlardan biri oluyor. Öyle ki 2021 sezonunda yarışma da yarışan ve yine aynı sezon şampiyon olan Eren Kaşıkçı, geçtiğimiz günlerde akşam saatlerin hayatını kaybetmişti.

Gastronomi camiasını derin bir hüzne boğan Eren Kaşıkçı’nın ailesinin kendisinden haber alamaması sonucu ekiplere haber vermesiyle acı olay ortaya çıktı. Kilyos’ta bulunan evinde hayatını kaybeden şefin, olay yerine giden sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemelere göre, kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği ifade edildi. Kamuoyunda son zamanlar da oldukça gündeme gelen genç yaşta ani kalp krizleri tekrardan dikkatleri üzerine çekti. Eskiden yaşlı hastalığı olarak bilinen kalp krizi artık çocuklarda bile görülebiliyor. Vatandaşların korkulu rüyası olan kalp krizi, Kardiyoloji bölümlerinde de yoğunluğa neden olmaya başladı.

Atlas Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zeki Doğan, kamuoyunda endişeye neden olan kalp krizi hakkında merak edilenleri ve kalp hastası olup da hastalık hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Kalp krizi, koroner damarlardaki tıkanıklık sonucu kalp kasına giden oksijenle birlikte kan akışının azalması veya tamamen kesilmesi şeklindeki doku ölümü olarak tanımlanabilir. Kalp krizi sırasında özellikle birkaç dakika boyunca yaşanan göğüs ağrısı veya sıkışma hissi gibi belirtiler kalp kasının oksijensiz kalmasından kaynaklanan bir durumdur.

Kan basıncında meydana gelen azalma ile sadece kalbinde değil, vücudun diğer bölümlerindeki kan akışını da durdurarak ani ölümlere neden olabilir. Bu sebeple kalp krizinin ölümcül sonuçlarıyla karşılaşmamak için erken yaşta gelen belirtileri takip edip doktora gidilmedir.

Özellikle de sabahları uyandıktan sonra ilk birkaç saat içinde vücutta biriken stres hormonlarının da yükselmesi, tansiyonun ve kalp hızının artması, kanın pıhtılaşması gibi nedenler de kalp krizini tetikleyebilir. Ancak bunların dışında aşırı fiziksel efor harcama, yoğun stres, ani öfke ve uykusuzluk günün herhangi bir saatinde kalp krizini ortaya çıkarabiliyor.

20’li yaşlara kadar düşen bu kalp krizinin gençlerde neden sık görüldüğü de merak konusu oldu. Eskiden yaşlılarda fazlalık gösteren kalp krizi artık çok düşük yaşlara kadar düşük yaptı. Hal böyle olunca da kalp krizinin neden genç yaşlara kadar ilerlediği araştırılmaya başlandı.

Atlas Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zeki Doğan, gençler de kalp krizinin tek bir nedeni olmadığını ifade ediyor. Birden fazla riskin kalp krizine neden oluşturabileceğinden de söz ediyor.

“Birden fazla risk faktörü aynı anda etkili olabilir. Bunların başında sigara ve elektronik sigara kullanımı geliyor. Bunun yanında aşırı kilo yani obezite, hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme, yüksek kolesterol, diyabet, hipertansiyon ve kronik stres genç yaşta damar sertliğinin hızlanmasına neden olur”

Son yıllarda özellikle de gençler arasında enerji içeceklerinin aşırı tüketimi, düzensiz uyku, yoğun çalışma temposu ve sürekli stres altında yaşamak da kalp sağlığını olumsuz etkileyen faktörler arasında yer aldığı da biliniyor. Eğer ailede de kolesterol yüksekliği gibi genetik bir hastalık da varsa hiçbir belirti vermeden genç yaşta kalp krizine neden olabileceği söyleniyor.

Kalp krizi denildiğinde ilk akla gelen kesinlikle göğüs ağrısı belirtisi olabiliyor. Ancak bu her hasta da aynı topluyu çıkarmaz. Göğüs ağrısının yanı sıra;
Gibi ağrılar sessiz kalp krizinin nedenleri arasında sayılıyor. Bu tarz bir sıkıntı meydana geldiğinde hemen bir sağlık kurumuna başvurulması gerekiyor.

Kalp hastalarına ya da kalp krizi geçiren hastalara verilen ilaçlar tekrardan damar tıkanıklığını önlemek için veriyor. Konu hakkında Atlas Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zeki Doğan, “Kan sulandırıcı ilaçlar, kolesterol düşürücü ilaçlar (statinler), tansiyon ilaçları ve beta blokerler doktorun önerdiği saatlerde kullanılmalıdır. Hastanın kendini iyi hissetmesi ilaçları bırakabileceği anlamına gelmez.” sözlerini ifade ediyor.

Ayrıca kan sulandırıcı kullanan hastaların hastanede herhangi bir bölüme gittiklerinde kesinlikle kan sulandırıcı kullandığı söylemesi gerektiği de dikkat edilmesi gereken konulardan biri oluyor.

Atlas Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zeki Doğan: Doktor önerisi olmadan ilacın kesilmesi, stent tıkanıklığı veya yeni bir kalp krizi riskini ciddi şekilde artırabilir. Ayrıca düzenli tansiyon ve kolesterol kontrollerinin yapılması, sigaranın tamamen bırakılması, tuz tüketiminin azaltılması, Akdeniz tipi beslenme düzeninin benimsenmesi, ideal kilonun korunması ve doktorun önerdiği ölçüde fiziksel aktivite yapılması tedavinin ayrılmaz parçalarıdır.

Kalp krizi son yıllarda sıklıkla görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Ancak risk faktörünün erken dönemde fark edilip kontrol altına alınması ve düzenli kontrollerle büyük ölçü de önlenebileceğini de unutmayalım. Özellikle de göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk soğuk terleme, ya da açıklanmayan çene ve sırt ağrıları gibi belirtiler hissederseniz de hafife almamalısınız.

Erken müdahale hem kalp kasının korunmasını sağlar hem de yaşam kurtarır. Kalp krizi sonrası ise ilaç tedavisinin aksatılmaması ve doktor kontrollerinin düzenli sürdürülmesi, ikinci bir kalp krizini önlemenin en etkili yollarından biridir.