Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Meme kanserinde erken teşhis, tedavi başarısını etkileyen en önemli faktörler arasında yer alıyor. Memede ele gelen bir kitle, meme başında içe çekilme, ciltte değişiklik veya koltuk altında şişlik gibi belirtiler ise dikkatle takip edilmesi gereken işaretler arasında bulunuyor.
Üstelik meme kanseri yalnızca ileri yaşlardaki kadınları değil, genç kadınları da etkileyebiliyor. Bu nedenle meme sağlığını tanımak, olası değişiklikleri fark etmek ve gerekli kontrolleri ihmal etmemek büyük önem taşıyor.

Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olmasıyla birlikte erken teşhis, meme kanseri belirtileri ve düzenli taramaların önemi bir kez daha gündeme geldi.
Meme kanserinin belirtileri neler? Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır? Genç yaştaki kadınlar da meme kanseri olabilir mi? Mamografi hangi yaşta ve ne sıklıkla çektirilmeli? Sütyen kullanımı ve deodorantların meme kanserine yol açtığı iddiaları doğru mu?
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Güneş, meme kanserinin belirtilerinden risk faktörlerine, tarama yöntemlerinden tedavi sonrasındaki takip sürecine kadar merak edilenleri Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e değerlendirdi.

Meme kanserinin en sık görülen belirtileri nelerdir? Hangi değişiklikler fark edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Meme kanserinin en sık görülen belirtisi, memede veya koltuk altında ele gelen yeni bir kitledir. Bununla birlikte her meme kanseri ele gelen bir kitleyle ortaya çıkmaz. Memede şekil veya boyut değişikliği, ciltte çekinti ya da portakal kabuğu görünümü, meme başında içe çökme, kendiliğinden gelişen özellikle tek taraflı ve kanlı meme başı akıntısı da dikkat edilmesi gereken belirtilerdir.
Meme cildinde kızarıklık, kalınlaşma, iyileşmeyen yara veya meme başında yeni gelişen egzama benzeri değişiklikler de değerlendirilmelidir. Önemli olan, her değişikliğin kanser anlamına gelmediği; ancak yeni ortaya çıkan veya kalıcı olan değişikliklerin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğidir.''

Memede ele gelen iyi huylu kitleler ile şüpheli oluşumlar nasıl ayırt edilir?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''İyi huylu meme kitleleri, özellikle genç kadınlarda görülen fibroadenomlar ve kistler, sıklıkla düzgün sınırlı, hareketli veya yumuşak kıvamlı olabilir. Meme kanserinde ise oluşan kitle sert, düzensiz sınırlı, çevre dokulara yapışık ve hareketsiz hissedilebilir. Ancak bu özellikler kesin bir ayrım sağlamaz. Bazı kanserler hareketli ve düzgün sınırlı olabilirken bazı iyi huylu kitleler sert hissedilebilir.
Ayırıcı tanıda hastanın yaşı, aile öyküsü, fizik muayene, ultrason ve yaşa ve klinik duruma uygun olarak mamografi değerlendirilir. Gerekirse MR görüntülemesine başvurulur. Gerekli durumlarda kesin tanı için biyopsi yapılır. Yeni bir kitle fark edildiğinde değerlendirme geciktirilmemelidir.''

Meme kanseri 20'li ve 30’lu yaşlardaki genç kadınlarda da görülüyor mu? Hiçbir şikâyeti olmayan kadınlar hangi yaşta ve ne sıklıkla tarama yaptırmalı?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Meme kanseri 20’li ve 30’lu yaşlarda da görülebilir. Ancak görülme sıklığı yaş ilerledikçe artar. Genç yaşta ortaya çıkan meme kitlelerinin önemli bir bölümü iyi huylu olsa da şüpheli bulgular ihmal edilmemelidir. Hiçbir şikâyeti olmayan, ortalama risk grubundaki kadınlarda tarama yaşı ve sıklığı ülkenin ulusal programına ve güncel kılavuzlara göre değişebilir. Ülkemizde ulusal tarama programı kapsamında 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Ancak riskli gruplarda hekim değerlendirmesi sonrası yıllık tarama önerilebilir.
Daha genç yaşlardaki, ortalama riskli kadınlarda rutin tarama mamografisi genellikle önerilmez; bununla birlikte meme farkındalığı önemlidir. Güçlü aile öyküsü, bilinen kalıtsal gen değişiklikleri veya genç yaşta göğüs bölgesine radyoterapi öyküsü bulunan kadınlarda tarama daha erken başlayabilir ve kişiye özel planlanır. Tarama, hiçbir belirtisi olmayan kişilerde hastalığı erken yakalamayı amaçlar. Belirti varsa tarama yaşını beklemek doğru değildir.''

Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılmalı? Mamografi, ultrason ve MR hangi durumlarda tercih edilir?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Kendi kendine meme kontrolünün amacı, kişinin kendi memesinin normal görünümünü ve yapısını tanıması, yeni bir değişikliği erken fark edebilmesidir. Bu kontrol, tarama testlerinin veya hekim muayenesinin yerini tutmaz.
Kendi kendine meme kontrolü için temel adımlar:
Adet gören kadınlarda kontrolü adet bitiminden sonraki günlerde yapmak, hormonal hassasiyetin daha az olduğu bir dönemi seçmek açısından kolaylık sağlayabilir.

Hangi yöntemin seçileceği kişinin yaşına, meme yapısına, aile öyküsüne ve klinik bulgularına göre belirlenir. MR, mamografinin herkes için yerine geçen bir yöntem değildir.''

Doğum yapmamak, geç yaşta doğum yapmak veya emzirmemek meme kanseri riskini artırır mı?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Üreme öyküsü meme kanseri riskini etkileyebilir. Hiç doğum yapmamış olmak ve ilk doğumu daha ileri yaşlarda yapmak, emzirmemek meme kanseri açısından risk artışıyla ilişkilidir. Bununla birlikte bu durumlar, bir kadının mutlaka meme kanseri olacağı anlamına gelmez. Meme kanseri riski; yaş, kalıtsal özellikler, aile öyküsü, hormonal etkenler ve yaşam tarzı gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle şekillenir.''

Süt tüketimi, deodorantlar ve koltuk altı ter önleyicilerin meme kanserine neden olduğu iddiaları doğru mu?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Bu konuda toplumda yaygın olan bazı inanışların bilimsel kanıtlarla desteklenmediğini belirtmek gerekir.

Beslenme, fazla kilo ve yaşam tarzı meme kanseri riskini nasıl etkiliyor? Hastalıktan korunmak için nelere dikkat edilmeli?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Meme kanserinin bütün nedenlerini ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak bazı değiştirilebilir risk faktörleri üzerinde çalışmak, hastalığa yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

Meme kanseri erken evrede teşhis edildiğinde tedavi başarısı nasıl etkileniyor?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biridir. Hastalık henüz meme dokusuyla sınırlıyken tespit edildiğinde, tedavi seçenekleri genellikle daha geniştir ve uzun dönemli hastalık kontrolü şansı daha yüksektir.
Erken evrede tedavi şansı yüzde doksan beşlerin üzerindedir. Erken evrede hastalarda yalnızca tümörün çıkarıldığı meme koruyucu cerrahi uygulanabilir. Uygun hastalarda radyoterapi ve tümörün biyolojik özelliklerine göre hormon tedavisi, kemoterapi veya hedefe yönelik tedaviler planlanabilir.
Burada önemli bir ayrıntı vardır: Tedavi başarısını yalnızca hastalığın evresi belirlemez. Tümörün hormon reseptörleri, HER2 durumu, biyolojik özellikleri, hastanın genel sağlık durumu ve tedaviye verdiği yanıt da önemlidir. Erken tanı, her hastada aynı tedavinin uygulanması anlamına gelmez; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru tedavinin uygulanmasını kolaylaştırır.''

Meme kanseri ameliyatında koltuk altı lenf bezlerinin alınması her hastada gerekli midir?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Günümüzde meme kanseri ameliyatı yapılan her hastada koltuk altındaki lenf bezlerinin tamamının çıkarılması gerekmemektedir. Koltuk altı lenf bezleri, kanser hücrelerinin yayılımını değerlendirmek açısından önemlidir. Ancak bu bezlerin tamamının çıkarılması, bazı hastalarda gereksiz komplikasyonlara neden olabilir.
Başlıca uygulamalar şunlardır:
Günümüzde amaç, kanseri etkili biçimde tedavi ederken gereksiz cerrahi müdahaleleri ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltmaktır.''

Tedavi tamamlandıktan sonra meme kanseri tekrarlayabilir mi? Takip süreci nasıl yürütülmeli?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Meme kanseri tedavi sonrasında tekrarlayabilir. Nüks, aynı memede veya ameliyat bölgesinde, karşı memede, yakın lenf bezlerinde ya da vücudun başka bölgelerinde ortaya çıkabilir. Ancak her hastada tekrarlama görülmez; risk, tümörün biyolojik özelliklerine ve hastalığın evresine göre değişir.
Tedavi sonrasındaki takip sürecinde genellikle şu uygulamalar yer alır:
Tedavinin bitmesi, sağlık takibinin bitmesi anlamına gelmez. Düzenli takip, olası nükslerin veya yeni gelişmelerin zamanında değerlendirilmesine yardımcı olur.''

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir? Erken teşhis için hangi adımlar ihmal edilmemeli?
Dr. Mehmet Emin Güneş: ''Kendi bedeninizi tanıyın, belirtileri önemseyin ve taramalarınızı ertelemeyin. Meme kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı önemli ölçüde artabilir. Bu nedenle korku veya ihmal nedeniyle doktora başvurmayı geciktirmemek gerekir.
Erken tanı için üç temel adım öne çıkar:
Ayrıca ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların kişisel risklerini hekimleriyle değerlendirmeleri önemlidir.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nın amacı yalnızca pembe kurdele takmak veya farkındalık mesajları paylaşmak değildir. Asıl amaç, farkındalığı davranışa dönüştürmek ve kadınların gerekli sağlık hizmetlerine zamanında ulaşmasını sağlamaktır. Meme kanseri sık görülen bir hastalık olsa da erken tanı ve uygun tedaviyle başarılı sonuçlar elde edilebilir. Her kitle kanser değildir; ancak her yeni ve şüpheli değişiklik ciddiye alınmalıdır. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, kişisel risk değerlendirmesi ve uygun yaşta düzenli tarama, meme sağlığının korunmasında birlikte ele alınmalıdır.''