Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Savaş uçakları, bir ülkenin hava sahasındaki egemenliğinin ve caydırıcılığının en somut göstergesi olarak biliniyor. Keşiften bombardımana, hava savunmasından stratejik taarruza kadar geniş bir görev yelpazesine sahip olan bu platformlar, kelimenin tam anlamıyla savaşların seyrini belirliyor. Peki Türkiye Cumhuriyeti bu kritik kabiliyeti nasıl edinmeye başladı? İşte Fransız yapımı pervaneli uçaklardan beşinci nesil KAAN'a uzanan yüz yılın öyküsü.
Türk Hava Kuvvetleri'nin kuruluş tarihi 1 Haziran 1911'e, Osmanlı döneminde Yeşilköy'de kurulan Tayyare Bölüğü'ne uzanıyor. İlk uçaklar Fransız yapımı Bleriot XI, Henri Farman ve Deperdussin'di.

Jet çağına geçiş, 1952'de NATO üyeliği ile başladı. Envantere giren ilk muharip jet uçakları Republic F-84G Thunderjet, North American F-86 Sabre ve Lockheed F-80 Shooting Star oldu. İlk jet üssü Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı'ydı ve 191., 192., 193. Filolar Türkiye'nin ilk jet filoları olarak tarihe geçti. F-86'lar 1954-1968 arasında 107 adet olarak hizmet verdi; ikinci dönem Türk Yıldızları takımı da bu uçakları kullandı.

Resmi makamların ve açık kaynaklı savunma sanayii raporlarının verilerine göre, 2025 itibarıyla Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterinde 530'dan fazla uçak ve 70'i aşkın helikopterin yanı sıra çok sayıda insansız hava aracı bulunduğu biliniyor. Bunlar şu şekilde:
Filonun belkemiği F-16 Fighting Falcon: Yaklaşık 240 adet F-16C/D (Blok 30, 40, 50 ve 50+ konfigürasyonlarında) aktif kullanımda. Türkiye, F-16 üretebilen beş ülkeden biri. TUSAŞ tesislerinde toplam 270 F-16 üretildi ve Mayıs 2011 – Aralık 2012 arasında 30 adet Blok 50+ teslim edildi. F-16 Yapısal İyileştirme ve ÖZGÜR Modernizasyon Projesi kapsamında kalan uçakların 2026 sonunda tamamlanması planlanıyor.

Yarım asırlık emektar F-4E Terminator 2020: 1974'te envantere giren F-4 Phantom'lardan bugün 30-40 civarı F-4E Terminator 2020 aktif. F-35 krizi nedeniyle emeklilik 2030'a ertelendi.

Yolda olan yeni uçaklar: ABD'den 40 adet F-16 Blok 70 Viper alımı için 1,4 milyar dolarlık ön ödeme yapıldı; toplam maliyet 6,5-7 milyar dolar olacak. İngiltere'den 20 adet Eurofighter Typhoon alım anlaşması 27 Ekim 2025'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde imzalandı (8 milyar sterlin paket); Katar ve Umman'dan 12'şer adet ikinci el Eurofighter planlanıyor.
| Uçak Modeli | Mevcut Durum | Detaylar | Modernizasyon/Teslimat Durumu | Gelecek Planları |
|---|---|---|---|---|
| F-16 Fighting Falcon | Yaklaşık 240 adet aktif | F-16C/D (Blok 30, 40, 50 ve 50+ konfigürasyonları) | Toplam 270 adet TUSAŞ tesislerinde üretildi. 30 adet Blok 50+ teslim edildi (Mayıs 2011 – Aralık 2012). Yapısal İyileştirme ve ÖZGÜR Modernizasyon Projesi ile 2026 sonunda tamamlanması planlanıyor. | ABD'den 40 adet F-16 Blok 70 Viper alımı için 1,4 milyar dolar ön ödeme yapıldı (toplam maliyet 6,5-7 milyar dolar). |
| F-4E Terminator 2020 | 30-40 adet aktif | 1974'te envantere giren F-4 Phantom'lar | F-35 krizi nedeniyle emeklilik 2030'a ertelendi. | |
| Eurofighter Typhoon | Planlanıyor | İngiltere'den 20 adet alım anlaşması imzalandı (27 Ekim 2025, 8 milyar sterlin). | Katar ve Umman'dan 12'şer adet ikinci el Eurofighter planlanıyor. |

1975 ABD silah ambargosu: 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD, 5 Şubat 1975'ten itibaren silah ambargosu uyguladı. Türkiye, yaklaşık 6 milyar dolarlık Amerikan silahıyla donatılmış ordusuna yedek parça tedarik edemez hale geldi. Hava Kuvvetlerine ait uçakların faaliyetleri kesintiye uğradı. Ambargo 26 Eylül 1978'de kaldırıldı. Kriz, halk bağışlarıyla Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakıflarının kurulmasına ve savunma sanayiinde yerli hamlelerin başlamasına vesile oldu.
2019 F-35 krizi ve CAATSA yaptırımları: Türkiye, 2007'de F-35 programına ortak üretici olarak katılmış ve 100 uçak almayı planlıyordu. Ancak Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alınmasını gerekçe gösteren ABD, Temmuz 2019'da Türkiye'yi programdan çıkardı. 14 Aralık 2020'de CAATSA yaptırımları uygulandı. Üretimi tamamlanmış 6 F-35 ABD'de kaldı. Türkiye'nin tahmini zararı 4,5 milyar dolar.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CAATSA'nın yalnızca F-35'i değil, yaklaşık 20 milyar dolarlık yedek parça tedarikini de engellediğini açıkladı.

KAAN Beşinci Nesil Milli Muharip Uçak: TUSAŞ ana yükleniciliğinde geliştirme sözleşmesi 5 Ağustos 2016'da SSB ile imzalandı. Üretim Mart 2022'de başladı. 21 Şubat 2024'teki ilk uçuşta 8 bin feet irtifaya çıkıp 230 knot hıza ulaştı; ikinci uçuş 6 Mayıs 2024'te 10 bin feet ve 230 knot ile tamamlandı. 5 Aralık 2024'te çift motorlu artyakıcı yer testi başarıyla yapıldı.
Aviyonik "beyni" TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirildi ve planlanandan önce 2022'de teslim edildi. Yerli motor TF35000'in erken testleri 2026'da başlayacak, KAAN'a entegrasyon 2032'de hedefleniyor. İlk teslimat 2028 yılında planlanıyor.

HÜRJET Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı: İlk uçuşunu 25 Nisan 2023'te yapan HÜRJET, 17 Nisan 2025'te 1,2 Mach hızına ulaştı ve Akdeniz'i aşarak Mısır'da gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Türk savunma sanayii tarihinin en kritik ihracat başarısı olarak İspanya'ya 30 adet HÜRJET satışına ilişkin nihai sözleşme Madrid'deki Airbus tesislerinde imzalandı.

İnsansız Muharip Uçaklar: KIZILELMA ve ANKA-3: Baykar'ın geliştirdiği KIZILELMA, 14 Aralık 2022'deki ilk uçuşundan sonra Kasım 2025'te dünyada bir ilke imza attı: ASELSAN MURAD radarı ve TÜBİTAK SAGE GÖKDOĞAN füzesiyle görüş ötesi mesafede hava-hava hedef vurdu. TUSAŞ'ın kuyruksuz, düşük radar izli ANKA-3'ü ise 28 Aralık 2023'te ilk uçuşunu yaptı ve 2026'da ilk teslimatı hedefliyor.

Geçmişten beri ambargolara direnen bir ordunun torunları, bugün beşinci nesil KAAN'ı test ediyor, insansız muharip uçaklarla küresel ilklere imza atıyor ve İspanya'ya jet eğitim uçağı ihraç ediyor. 1975 ambargosu savunma sanayiinin tohumunu attı; 2019 F-35 krizi yerli üretimi hızlandırdı. 28 Haziran 1973'te Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla kurulan TUSAŞ'ın yarım asırlık hedefi, somut ürünlere dönüşmüş durumda.
Yerli ve milli ürünlerin vitrine çıktığı SAHA EXPO 2026 etkinliğini yerinden takip eden Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e konuşan Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, Türkiye'nin savunma sanayisindeki önlenemez yükselişini çarpıcı sözlerle değerlendirdi.
Sözlerine Türkiye'nin savunma sanayisindeki bağımsızlık mücadelesinin tarihsel arka planına değinerek başlayan Prof. Dr. Caşın, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan ambargoların bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Yakın geçmişte ABD'nin F-35 tutumunu da hatırlatan Caşın, Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'ye parasını verdiği halde bu uçağı vermemesinin Türkiye'yi harekete geçirdiğini ve KAAN savaş uçağının yapıldığını belirtti. TUSAŞ'ın Ankara'nın kalbinde kurulan en büyük fabrika olduğunu ifade eden Caşın, şu bilgiyi paylaştı:
"Hani Türkiye 1974 Kıbrıs Harekatı'ndan sonra müttefikimiz Amerika tarafından haksız bir şekilde ambargo gördü. Bu ambargolar bir şekilde Türkiye'yi harekete geçirdi. Özellikle de F-35 uçağında Amerika Birleşik Devletleri'nin bize uçağı vermemesi ve parasını verdiğimiz halde bu uçaklara ambargo koyması Türkiye'yi harekete geçirmiştir ve Türkiye şu anda Kaan savaş uçağını artık yapmış durumda."