Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bakırköy’de ortaya çıkan 15 bin görüntülük arşiv gizli kamera tehlikesini yeniden gündeme taşıdı. Kötü niyetli kişiler ve işletmecilerin, hizmet verdikleri alanlarda gizli kamera düzeneği kurarak kayıt alıp bu görüntüleri sattıkları ve kullandıkları geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme geldi. Gizli kamera tehdidi yalnızca tek bir mekânla sınırlı değil. Priz, saat, lamba ve duman dedektörü… Masum görünen eşyalar gizli kameraların saklanma noktası olabilir.
Peki telefon kamerası gizli kamerayı yakalayabilir mi? Wi-Fi ağı şüpheli cihazları ele verir mi? Mahrem görüntülerin izinsiz kaydedilmesi ve yayılması durumunda ne yapmanız gerekiyor? Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a gizli kamera tehdidinin boyutlarını ve bireysel olarak nasıl mücadele edilebileceğini anlattı.

Bakırköy’de ortaya çıkan binlerce görüntü, gizli kamera tehdidinin düşündüğümüzden çok daha büyük olduğunu mu gösteriyor? Vatandaş ne kadar risk altında?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Bence burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, kameranın kendisinden çok kaydedilen görüntülerin nasıl kullanıldığıdır. Bakırköy’de ortaya çıkan binlerce görüntü, gizli kamera tehdidinin münferit bir olay olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kameralar son derece küçük boyutlara ulaşmış durumda ve günlük hayatta kullandığımız birçok eşyanın içerisine yerleştirilebiliyor. Ancak bu durum, vatandaşın bulunduğu her ortamdan şüphe etmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Özellikle kişinin soyunduğu, kıyafet değiştirdiği veya özel bir işlem gördüğü alanlarda daha dikkatli olması gerekiyor.

Güzellik merkezleri, oteller, mağazaların deneme kabinleri, Airbnb evleri… Gizli kamera açısından en riskli alanlar hangileri?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Gizli kamera açısından en büyük risk, mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu alanlarda ortaya çıkıyor. Otellerde ve günlük kiralık evlerde yatak odaları, banyolar ve giyinme alanları; güzellik merkezlerinde işlem yapılan ve giyinilen bölümler; mağazalarda ise özellikle deneme kabinleri daha hassas alanlar.
Burada temel ölçüt, kişinin kendisini özel ve güvende hissettiği alanlardır. Bir kişi o ortamda üzerini değiştiriyor, soyunuyor veya özel bir işlem görüyorsa, o alanın gizli kamera ihtimaline karşı daha dikkatli kontrol edilmesi gerekiyor. Bu nedenle risk yalnızca güzellik merkezleriyle sınırlı değil; mahremiyetin söz konusu olduğu her alan potansiyel bir hedef olabilir.

Gizli kamera kontrolünün pratik bir yöntemi var mı?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Vatandaşların uygulayabileceği en basit yöntem, bulundukları ortamı dikkatli ve sistematik bir şekilde kontrol etmektir. Öncelikle kişiyi doğrudan gören ve mahrem alanları kadrajına alabilecek noktalar incelenmeli.
Priz, saat, duman dedektörü, lamba, televizyon ve havalandırma gibi eşyalarda olağan dışı delikler, küçük lensler veya parlak yüzeyler olup olmadığına bakılabilir. Ortam karartılarak telefonun feneriyle şüpheli noktalara farklı açılardan ışık tutulması da kamera lensinin yansımasını fark etmeye yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemlerin hiçbirinin tek başına kesin sonuç vermediğini özellikle belirtmek gerekiyor.

Telefonumuzun kamerasıyla gizli kamera tespit edilebilir mi?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Telefon kamerası bazı gizli kameraların tespit edilmesine yardımcı olabilir; ancak bunu profesyonel bir kamera tespit yöntemi olarak değerlendirmemek gerekir. Bazı gizli kameralar kızılötesi ışık kullanıyor ve bazı telefonların kameraları bu ışığı algılayabiliyor.
Özellikle karanlık bir ortamda telefon kamerasıyla şüpheli noktaları kontrol etmek faydalı olabilir. Fakat her telefon kızılötesi ışığı aynı şekilde algılamıyor ve her gizli kamera da kızılötesi ışık kullanmıyor. Bu nedenle telefonla yapılan kontrolde herhangi bir ışık veya yansıma görülmemesi, ortamda kesinlikle kamera bulunmadığı anlamına gelmez.

Wi-Fi ağına bağlanarak çevredeki kameraları tespit etmek mümkün mü?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Bazı durumlarda mümkün. Eğer gizli kamera Wi-Fi üzerinden görüntü aktarıyorsa ve sizin bağlandığınız aynı ağ üzerinde bulunuyorsa, ağdaki bilinmeyen cihazları tespit etmek kameranın varlığı konusunda bir ipucu verebilir. Ancak her kamera Wi-Fi üzerinden çalışmıyor.
Bazı kameralar görüntüleri hafıza kartına kaydedebiliyor, bazıları farklı bir ağ üzerinden iletişim kurabiliyor veya kablolu bağlantı kullanabiliyor. Bu nedenle Wi-Fi ağında şüpheli bir cihaz görülmemesi, ortamda gizli kamera olmadığı anlamına gelmez.

Bir kişi kendisinin gizli kamerayla kaydedildiğinden şüpheleniyorsa ilk yapması gereken şey nedir?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Öncelikle panik yapmamak ve şüpheli cihaza dokunmamak gerekiyor. Cihazın bulunduğu yer, görünümü ve ortam mümkün olduğunca fotoğraf veya video ile kayıt altına alınmalı. Ancak cihaz sökülmemeli, hafıza kartı çıkarılmamalı ve herhangi bir kayıt silinmemeli. Çünkü cihaza yapılacak müdahale, soruşturma açısından önemli olabilecek dijital delillerin zarar görmesine neden olabilir. Daha sonra güvenli bir şekilde ortamdan ayrılarak durum kolluk kuvvetlerine bildirilmelidir.
Eğer görüntülerin sosyal medyada paylaşıldığından şüpheleniliyorsa, ilgili hesapların, bağlantıların ve görüntülerin ekran kayıtlarının da mümkün olduğunca muhafaza edilmesi önem taşıyor.