Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Kara delikler evrenin en büyük gizemini içinde bulundurduğu tekillikte saklıyor. Fizikçiler de kara deliklerin en büyük gizemlerinden birini çözebilmek için parçacık fiziğinin matematiğinden yararlanan yeni bir yöntem geliştirdi.
Science News'te yer alan habere göre; kara deliklerin tamamen karanlık var olmadığını öne süren Hawking radyasyonunu anlamaya yönelik çalışmalara yeni bir boyut kazandırıldı.

1974’te fizikçi Stephen Hawking tarafından ortaya atılan teoriye göre kara delikler, zaman içinde çok zayıf parçacıklar yayarak kütle kaybeder. Ancak radyasyon bugüne kadar doğrudan gözlemlenemediği için bilim insanları olguyu yalnızca teorik modeller üzerinden inceleyebiliyordu.
Yeni çalışmada araştırmacılar, “double copy” adı verilen matematiksel bir ilişkiyi kullanarak kara delik fiziği ile parçacık fiziği arasında bir tür çeviri yapmayı başardı. Yeni yöntemle genel görelilikteki bazı süreçlerin parçacık fiziğinde matematiksel karşılıklarının bulunduğunu gösteriyor.

Araştırmaya göre; Hawking radyasyonunun parçacık fiziğindeki karşılığı, yüklü bir parçacığın kendi içine çöken küresel bir madde kabuğuyla etkileşime girmesi şeklinde ifade ediliyor. Bilim insanları bunun kara deliklerden yayılan parçacıklarla matematiksel olarak eşdeğer olduğunu belirtiyor.
Çalışmaya katılmayan araştırmacılar da bulgunun öneminin altını çizdi. Sonuçlar, “double copy” yönteminin yalnızca klasik kütleçekim problemlerinde değil, kuantum etkilerin görüldüğü kara delik süreçlerinde de işe yaradığını ortaya koydu.

Araştırmacılar şimdi aynı yöntemle kara deliklerin olay ufku gibi daha karmaşık yapılarını incelemeyi hedefliyor. Böylece fizik dünyasının en büyük sorunlarından biri olan “bilgi paradoksu”nun anlaşılmasına katkı sağlanabileceği düşünülüyor. Bu paradoks, kara deliğe düşen bilginin Hawking radyasyonu yoluyla yok olup olmadığı sorusuna dayanıyor.