Teknoloji

Einstein’ın solucan deliklerine yeni bakış açısı: Zamanı bağlıyor

Yeni bir araştırma, Einstein–Rosen köprülerinin sanıldığı gibi uzayda kestirme yollar değil, zamanın iki yönü arasında kurulan temel bir bağ olabileceğini öne sürüyor. Bu yorum, kara delik bilgi paradoksuna da farklı bir kapı aralıyor.

Einstein’ın solucan deliklerine yeni bakış açısı: Zamanı bağlıyor
KAYNAK:
Serhat Yıldız
|
GİRİŞ:
17.01.2026
saat ikonu 11:44
|
GÜNCELLEME:
17.01.2026
saat ikonu 11:44

Solucan delikleri, hem teorik fiziğin hem de bilim kurgunun en gözde gizemlerinden biri. Çoğu zaman galaksiler arası geçitler, hatta zaman yolculuğunun anahtarı olarak hayal ediliyorlar. Bu fikrin temeli ise 1935’te Albert Einstein ve Nathan Rosen tarafından geliştirilen ve bugün Einstein–Rosen köprüsü olarak bilinen matematiksel çözüme dayanıyor.

Einstein’ın solucan deliklerine yeni bakış açısı: Zamanı bağlıyor

Ancak yeni bir çalışma, bu köklü yorumun baştan beri yanlış anlaşılmış olabileceğini söylüyor. İddiaya göre solucan delikleri uzayı değil, zamanı birbirine bağlıyor.

EİNSTEİN VE ROSEN GERÇEKTEN NEYİ AMAÇLADI?

Portsmouth Üniversitesi’nden astrofizikçi Enrique Gaztañaga ve ekibinin Classical and Quantum Gravity dergisinde yayımlanan çalışması, Einstein ve Rosen’ın orijinal makalesini modern kuantum fiziği perspektifinden yeniden ele alıyor.

Einstein’ın solucan deliklerine yeni bakış açısı: Zamanı bağlıyor

Araştırmacılara göre, Einstein–Rosen köprüleri hiçbir zaman galaksiler arası yolculuk için tasarlanmış “tüneller” değildi. Asıl amaç, genel görelilik ile kuantum mekaniği arasındaki derin uyumsuzluğu anlamaya çalışmaktı. Yani mesele, uzayda bir yerden başka bir yere gitmek değil; kuantum alanlarının eğri uzayzamanda nasıl davrandığını çözmekti. Gaztañaga’ya göre köprünün uzaysal bir geçit olarak yorumlanması, yıllar içinde yerleşmiş bir yanlış anlamadan ibaret. Onun yerine bu yapı, zamanın ileri ve geri yönleri arasında simetrik bir bağlantı gibi çalışıyor.

ZAMAN SİMETRİSİ VE “AYNA” ETKİSİ

Bu yeni yaklaşım, fiziğin temel simetrilerine dayanıyor. Bilinen fizik yasaları, geçmiş ve gelecek arasında net bir ayrım yapmıyor; denklemler zaman tersine çevrildiğinde de geçerliliğini koruyor. Araştırmacılar, bu zaman simetrisinin kuantum tanımlara eksiksiz biçimde dâhil edilmesi halinde, Einstein–Rosen köprülerinin doğal bir sonuç olarak ortaya çıktığını savunuyor. Bu bakış açısında köprü, uzayda bir kapı değil; zamanın iki zıt yönünü birbirine bağlayan bir “ayna” görevi görüyor.

Einstein’ın solucan deliklerine yeni bakış açısı: Zamanı bağlıyor

POPÜLER SOLUCAN DELİĞİ FİKRİ NEREDEN ÇIKTI?

Einstein–Rosen köprülerinin “solucan deliği” olarak ünlenmesi, özellikle 1980’li yıllardaki teorik çalışmalarla oldu. Bu dönemde, teorik olarak bir uzay bölgesinden diğerine geçiş fikri tartışılmaya başlandı. Ne var ki aynı çalışmalar, bunun neden mümkün olmadığını da gösterdi: Köprü o kadar hızlı kapanıyordu ki, ışığın bile geçmesine izin vermiyordu. Bu yüzden genel görelilik çerçevesinde Einstein–Rosen köprüleri uzun süre kararsız, geçilemez ve gözlemlenemez yapılar olarak kabul edildi. Buna rağmen fikir, bilim kurgu ve popüler bilimde yaşamaya devam etti; kara deliklerin başka evrenlere açılan kapılar olabileceği düşüncesi zihinleri meşgul etti.

KARA DELİK BİLGİ PARADOKSUNA YENİ BAKIŞ

Yeni yorumun en dikkat çekici yönlerinden biri, kara delik bilgi paradoksuna getirdiği açıklama. Stephen Hawking’in ortaya koyduğu üzere, kara delikler zamanla buharlaşıyor ve bu süreçte bilginin yok olduğu izlenimi doğuyor. Gaztañaga ve ekibine göre ise bilgi aslında kaybolmuyor. Sadece bizim deneyimlediğimiz zaman yönünden çıkıyor ve ters zaman yönünde evrimini sürdürüyor. Böylece kuantum mekaniğinin temel ilkeleri ihlal edilmeden tutarlılık korunmuş oluyor.

Einstein’ın solucan deliklerine yeni bakış açısı: Zamanı bağlıyor

BÜYÜK PATLAMA VE KOZMİK İPUÇLARI

Araştırmacılar, bu modelin gözlemsel verilerle de desteklenebileceğini söylüyor. Kozmik mikrodalga arka plan ışımasında yaklaşık 20 yıldır bilinen ve standart modellerle açıklanması zor olan bir parite asimetrisi bulunuyor. Ekip, zamanın iki yönünü içeren bu yaklaşım altında söz konusu anomalinin çok daha yüksek bir olasılıkla açıklanabildiğini belirtiyor. Bu bakış açısı, Büyük Patlama anlayışını da sorguluyor. Çalışmaya göre Büyük Patlama mutlak bir başlangıç değil; zamanın ters yönlü iki evresi arasında gerçekleşen bir kuantum geçiş olabilir. Böyle bir senaryoda kara delikler, yalnızca zaman yönlerini değil, farklı kozmolojik dönemleri de birbirine bağlayan yapılar hâline geliyor.

ETİKETLER
#Teknoloji
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.