Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Genç Diplomasi Derneği tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu 2026, son gününde de alanında uzman isimleri farklı milletlerden gençlerle bir araya getirmeyi sürdürdü. “Krizler Çağında İnsani Diplomasi” temasıyla gerçekleştirilen ve 30 farklı milletten diplomasi ile uluslararası ilişkilere ilgi duyan gençleri karar alıcılar, diplomatlar, akademisyenler ve uzmanlarla buluşturan Forum’un final gününün dikkat çeken isimlerinden biri Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu oldu.
Prof. Dr. Afyoncu, Gazeteci Adem Metan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Tarihin Işığında Diplomasi” başlıklı panelde gençlerle bir araya gelerek diplomasinin tarihsel arka planını ve geçmişten günümüze uzanan tecrübelerin günümüz uluslararası ilişkilerini anlamadaki önemini değerlendirdi. Afyoncu panelde özellikle nüfus meselesine dikkat çekti ve gençlere çeşitli hayat tavsiyelerinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2007’de ortaya koyduğu 3 çocuk politikasıyla nüfus meselesini toparlamaya çalıştığını ancak bu şekilde giderse çok ciddi bir nüfus problemiyle karşı karşıya olduğumuzu dile getiren Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “Tarihte ilk yazılı antlaşmayı yapan Hititler nerede yaşadılar arkadaşlar? Anadolu’da. Bugün Hititli bir komşunuz var mı hiç? Yani kapısını çalıp tuz verdiğiniz bir Hititli var mı? Yok. Tarihte ilk parayı kim buldu? Lidyalılar. Lidyalı bir komşumuz var mı? Yok. Tarihte ilk büyük imparatorluğu kim kurdu? Roma. Romalı bir komşumuz var mı? Yok. Bunu niye söylüyorum?
Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır. Eğer direnme ve yaşama gücümüzü kaybedersek ileride bizim için de ‘Türkler diye bir millet varmış, gelmişler, İstanbul’u almışlar, bin sene burada yaşamışlar ve tarihe gömülmüşler.’ derler. Bunun şu anda önemli bir boyutu da şu arkadaşlar: Eğer Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2007’de belirttiği üç çocuk politikasıyla nüfus meselesini toparlayamazsa 2100’lerde bu topraklarda Türk diye bir şey kalmaz, bunu bilin. Net yani bu.” ifadelerini kullandı.

Türklerin tarih boyunca çok dirençli bir millet olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erhan Afyoncu, 15 Temmuz’da Türk milletinin Anadolu’yu işgal planlarını ters düz ettiğini söyleyerek, “Şimdi yaşınız 20. Bu dönemde 70-80 sene yaşarsanız inşallah dersiniz ki ‘Hoca böyle bir analiz yapmıştı ama biz bunu tersine çıkardık.’ Yani bakın, tarihin en büyük milletlerini bu mezarlığa gömmüşler. Biz tabii çok dirençli bir milletiz. Mesela Haçlılarla baş ettik. En son 15 Temmuz. Bakın, 15 Temmuz’un ne olduğunun henüz anlaşıldığı kanaatinde değilim. 15 Temmuz çok ciddi bir işgal planıydı, Türk milleti bunu ters yüz etti. Hâlâ ayaktayız ama nüfus öyle düşerse gelecek çok iyi değil, bunu bilin.” dedi.

Gezmek ve okumanın bir arada olduğunda mükemmel olduğunu ve gençlere mümkün olduğunca gezmelerini tavsiye eden Afyoncu, “Yurt dışında Türk dünyasından, Türkiye’de de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan başlayarak mümkün olduğu kadar dolaşın. Gezmenin öğrettiği şeyi hiçbir şey öğretmez, bunu unutmayın. Yani gerçekten de gezmenin ve okumanın, ikisi bir arada olduğunda mükemmel olduğu kanaatindeyim. Mesela oralara gittiğinizde şunu da görüyorsunuz: Osmanlı’dan kalan izleri görüyorsunuz, Osmanlı’dan kalan toplumları görüyorsunuz. Orada mesela Türkler göç etmek zorunda kalmış ama Türklerle birlikte yaşayan Makedonya Müslümanlığını görüyorsunuz, Bulgaristan Müslümanlığını görüyorsunuz. O bölgedeki Evlad-ı Fatihan’ı görüyorsunuz. Onun için dolaşın arkadaşlar.” şeklinde konuştu.