Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Özel bir hastanenin mutfağında çalışan B.D., gece nöbeti esnasında mesai arkadaşı K.M.’nin uyuduğunu fark ederek fotoğrafını çekti. Görüntüyü amirine atan aşçı, pişman olsa da işyeri nöbette uyuyan B.D. hakkında işlem yaptı. İşin peşini bırakmayan B.D. fotoğrafının rızası dışında hukuka aykırı olarak 3. kişiyle paylaşarak özel hayatının deşifre edildiğini belirterek şikayetçi oldu.
Mahkeme; sanık aşçı hakkında ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçundan 5237 sayılı TCK’nın 134/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verdi. Cumhuriyet Savcısı ve mağdur işçi kararı istinafa taşıdı.
Bölge Adliye Mahkemesi, Asliye Ceza Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak sanığın beraatine hükmetti. Kararın temyiz edilmesi ile devreye giren Yargıtay 12. Ceza Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda, sanığın iki ayrı suçtan ceza alması gerektiği vurgulandı. İşyerinde nöbet sırasında uyuyan iş arkadaşının fotoğrafını çekip, amirine şikâyet etmek için gönderen kişinin eyleminin ‘görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal’ ve ‘görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçlarını oluşturduğu hatırlatıldı. Sanığa 2 ayrı suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğine dikkat çeken Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığın beraatine hükmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması yönünde karar verdi.
Öte yandan hukukçular, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin emsal kararının işyerinde uyuyan iş arkadaşının fotoğrafını çekip amire gönderen kişinin eylemini, özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) ve görüntülerin yayılması kapsamında suç sayan önemli bir içtihat olduğunu dile getirdi