Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Kurban ibadetinde esas olan, kişinin kurbanını bizzat kesmesidir. Ancak kesim yapmaya gücü yetmeyen ya da bayramda kurbanın yanında bulunamayacak kişiler, kendi adına kesim yapması için başka birini yetkilendirebilir. Peki, kurbanda vekalet verirken ne söylenir, vekalet nasıl verilir?

Kurbanı başka birine kestirirken, kalben niyet edilip, “Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil tayin ettim” demek yeterli olur. Kurbanı başka biri satın alıp yine başka biri kesecekse, “Bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni genel vekil ettim” denir. Yahut kısa şekilde, “Kurban işimi halletmen için seni umumi vekil ettim” demek de yeterlidir.
Bir kişi, kendisine kurban kesmek vacib olmasa bile, vekil vacib niyetiyle kesse, kurban yine nafile olarak geçerli olur. Adak, akika ya da nafile kurban yanlışlıkla vacib niyetiyle kesilirse bunda bir sakınca bulunmaz.
Kurban kesmek için vekil tayin edilen kişi, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya umumi vekil yapılmadıkça başka birini kendi yerine vekil kılamaz. Genel vekil ise başka birini, o da bir diğer kişiyi vekil olarak görevlendirebilir.

Vekâleten kurban kesen kişiye, kimine fazla kimine az ücret verilebilir. Vekil, vekalet aldığı kişiler adına kurbanı keser ya da başka birine kestirebilir. Daha sonra vekil, o kişiden ücret talep edebilir veya etmeyebilir, bedeli kendisi de karşılayabilir. İki kurbana yetecek miktarda para veren biri için iki kurban alınır veya ona iki hisse ayrılır. Yahut kaliteli bir kurban alınabilir, çünkü umumi vekil tam yetkiye sahiptir.
Birden fazla kişiye vekalet verilmesi geçerlidir. Bir iş için vekil olan iki kişiden biri, tek başına her konuda yetkili sayılamaz. Ancak emanet teslimi, borç ödeme ve kurban kesimi gibi işlerde bir kişi tek başına yetkili olabilir; çünkü bu tür işlerde vekillerden birinin diğerinin görüşünü alması gerekmez. Bir kişi, kurbanını kesmesi için dört kişiye vekalet verse, bu vekillerden biri kesim yaptığında diğerlerinin görüşünü almaya ihtiyaç kalmaz. Kurban, dinimize uygun şekilde kesilmiş kabul edilir.
Bir kişi başka birine, “Kurban işimi hallet” dese, para vermese dahi vekalet vermiş sayılır. O kişi de bir hayvan satın alıp kesebilir.
Bir kimsenin kendi hayvanını başkası adına kesmesinin caiz olabilmesi için, o kişinin hayvanını karşı tarafa veya onun vekiline hediye etmesi, onların da teslim alması, ardından tekrar vekil tayin ederek geri verip kestirmeleri gerekir.

Başkasının hayvanını, onun haberi olmadan onun adına kurban etmek caiz kabul edilir.
Vekâlet almaksızın hanımının adına vacib kurban kesen bir kişi, sonrasında bunu eşine anlatsa ve eşi de razı olsa, kurban geçerli olur.
Başkasının hayvanını izinsiz şekilde kendi adına kurban eden kişi, sonradan bedelini öderse caiz olur. Hayvanın sahibi bedeli kabul etmeyip kesilmiş hayvanı teslim alırsa, kurban sahibi adına kesilmiş sayılır.
Üzerinde birçok kişinin vekaleti bulunan kişi, herhangi bir mazeret sebebiyle bayramın üçüncü günü de kesim yapamamışsa, Şafii mezhebini taklit ederek dördüncü gün de kesim gerçekleştirebilir.
Kurbanda kanın akıtılması yeterlidir, etin dağıtılması zorunlu değildir. Kan akıtılmasıyla vacib olan kurban ibadeti yerine getirilmiş olur. Eğer et uygun kişilere dağıtılırsa daha fazla sevap kazanılır. Etin üçte birini evde bırakmak, üçte birini komşulara dağıtmak, kalan kısmını ise fakirlere vermek müstehab kabul edilir. Tamamını fakirlere vermek veya tümünü evde bırakmak da caizdir.
Derisi, namaz kılan fakire verilir. Kim olduğu bilinmeyen kişilere verilmez. Ya da evde kullanılabilir. Yahut sürekli kullanılacak bir eşya karşılığında değerlendirilebilir. Tüketilecek bir ürün veya para karşılığında satılamaz. Derisi ya da eti satılırsa, elde edilen para fakire sadaka olarak verilir