Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD ile İran arasındaki gerilim, küresel ve yerel piyasalarda dalgalanmalara yol açıyor. Artan tansiyon, özellikle yatırımcıların risk algısını etkilerken, önümüzdeki hafta piyasalarda daha dengeli ve olumlu bir tablo oluşması bekleniyor. Peki, petrol fiyatları ve altın alarmda mı? İsrail–İran gerilimi piyasaları nasıl etkiler?, Bölgesel gerilim Türkiye’yi nasıl etkileyecek? İşte merak edilen soruların cevapları.
PETROL FİYATLARI VE ALTIN ALARMDA MI?
Jeopolitik riskler yatırımcıları altın ve petrolde pozisyon almaya yönlendiriyor. Uzman İslam Memiş, piyasaların olası bir askeri müdahaleyi şimdiden fiyatladığını belirtiyor.

Altın, ons bazında 5.107 dolara kadar yükselirken, kritik direnç seviyesinin 5.180 dolar olduğunu vurgulayan Memiş, sıcak çatışma ihtimali gerçekleşirse ons altının 5.600 dolara kadar çıkabileceğini ifade ediyor.

Petrol cephesinde de hareketlilik sürüyor. Memiş, küresel piyasaların FED açıklamalarını beklese de asıl odak noktasının Ortadoğu gelişmeleri olduğunu belirtiyor. Mevcut gerilimle birlikte Brent petrol fiyatının 70 doların üzerinde seyretmeye devam ettiğini ve çatışma haberinin gelmesi durumunda 80 dolara yaklaşabileceğini söylüyor.

İSRAİL–İRAN GERİLİMİ PİYASALARI NASIL ETKİLER?
Küresel belirsizlik ortamında altın ve gümüş, yatırımcı için güvenli liman konumunu sürdürüyor. Gram altın, 7.000 lira eşiğini aşarak rekor kırarken, uzmanlar yeni haftada kademeli ve temkinli bir yaklaşım öneriyor. ABD’den gelecek ekonomik veriler ve Orta Doğu’daki gelişmeler, yatırımcıların piyasadaki pozisyonlarını şekillendirmeye devam edecek.

BIST100 Endeksi, yılbaşından bu yana yakaladığı ralliyi ABD-İran gerilimiyle karşılamış oldu. Zirve seviyelerde oluşan bu satış dalgası, yatırımcıların risk algısı ve kar alım kararlarıyla birleşince satışların hız kazanmasına neden oldu. ABD’nin İran’a müdahalesi zamanlaması belirsiz; ancak etkisi önce Borsa İstanbul’da hissedildi.

BÖLGESEL GERİLİM TÜRKİYE’Yİ NASIL ETKİLEYECEK?
İran’ın önceliği kendi rejim güvenliği ve caydırıcılık. Türkiye’ye doğrudan saldırı ihtimali düşük, ancak çatışmanın uzaması enerji, tedarik zinciri ve sermaye akımları üzerinden ekonomik riskleri artırabilir. Türkiye için olası gelişmeleri öngörmek ve bölgesel dengeleri takip etmek, dış politika, güvenlik, ekonomi ve göç yönetimi açısından bir tercih değil, zorunluluktur.