Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın piyasasında düşüş baskısı sürerken İngiliz bankacılık devi Standard Chartered'dan yatırımcıları yakından ilgilendiren bir değerlendirme geldi. Banka, ons altının 4.000 dolar seviyesinin belirgin şekilde altına gerilemesinin ardından yeni destek noktalarını açıkladı. Satışların derinleşmesi durumunda gözler 3.800 ve 3.500 dolar seviyelerine çevrilecek.
Standard Chartered analisti Steve Englander, müşterileriyle paylaştığı notta altının kısa vadeli teknik görünümünün zayıf kaldığını belirtti. Englander'a göre değerli metaldeki aşağı yönlü hareket devam ederse 3.800 dolar ilk önemli destek olarak izlenecek. Bu seviyenin ardından ise 3.500 dolar gündeme gelebilecek.

Piyasalardaki satış baskısının arkasında yalnızca altına özgü gelişmeler bulunmuyor. Teknoloji hisselerine yönelik artan endişeler, borsalardaki kayıplar ve yatırımcıların nakit ihtiyacı, değerli metaller üzerinde de baskı yaratıyor.
Englander, yatırımcıların piyasalardaki dalgalanmalar karşısında nakit elde edebilmek için altın ve gümüş gibi kolayca paraya çevrilebilen varlıklarını satışa çıkardığını belirtti.
Bu durum, normal şartlarda güvenli liman olarak görülen altının neden düşüş dönemlerinde satış baskısıyla karşılaşabildiğini de açıklıyor. Bankaya göre kısa vadede altının yatırımcıları koruma özelliğinden çok, nakit ihtiyacını karşılama işlevi öne çıkabilir.
Standard Chartered'ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise altın ile ABD doları arasındaki ilişki oldu. Banka, son bir yılda iki varlık arasındaki korelasyonun güçlü şekilde negatif seyrettiğini belirtti. Bu tablo, yatırımcıların altın alabilmek için dolar sattığına işaret ediyor olabilir.
Ancak Englander, söz konusu eğilimin tersine dönebileceği görüşünde. Altındaki düşüşün sürmesi halinde yatırımcıların yeniden dolara yönelmesi, küresel piyasalarda güvenli liman tercihlerinin değişmesine yol açabilir.

Standard Chartered'a göre altındaki satışların derinleşmesi durumunda ABD doları ve Japon yeni, diğer önemli para birimlerinden daha güçlü bir performans gösterebilir.
Bankanın analizinde güvenli liman olarak değerlendirilebilecek alternatiflerin giderek azaldığına da dikkat çekildi. Euro, siyasi ve mali belirsizliklerin baskısı altında bulunurken sterlin üzerindeki siyasi soru işaretleri devam ediyor. İsviçre frangı G10 ülkeleri arasında en düşük getirili para birimi olarak değerlendirilirken Avustralya doları ise yüksek oynaklığı nedeniyle daha riskli görülüyor. Bu tablo, riskten kaçınmak isteyen yatırımcılar açısından dolar ve Japon yenini öne çıkarıyor.
Standard Chartered'ın değerlendirmesinde Japon yenine ayrı bir parantez açıldı. Englander, dolar cinsinden varlıklarını azaltmak isteyen merkez bankalarının Japon yenini alternatif olarak değerlendirebileceğini belirtti.
Japon devlet tahvillerinin getirilerindeki yükselişin yen açısından destekleyici olduğunu ifade eden analist, para biriminin görece düşük değerlemesi ve piyasa hareketlerine karşı daha sınırlı duyarlılığının da avantaj sağlayabileceğini kaydetti.