Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Gayrimenkul alım satımında milyonlarca kişiyi ilgilendiren yeni dönem için geri sayım başladı. Konut, arsa ve diğer taşınmaz satışlarında yıllardır alıcı ile satıcının karşı karşıya kaldığı “Önce para mı gönderilecek, yoksa önce tapu mu devredilecek?'' sorusu yeni sistemle netleşecek.
1 Ekim’de zorunlu hale gelmesi planlanan Güvenli Ödeme Sistemi, satış bedinin tapu devri tamamlanana kadar güvence altında tutulmasını ve mülkiyet devri gerçekleştiğinde paranın satıcıya aktarılmasını hedefliyor.
Güvenli Ödeme Sistemi nasıl işleyecek, evini veya arsasını satacaklar nelere dikkat edecek? Gayrimenkul dolandırıcılığı, sahte dekont ve yanlış hesaba para gönderme riskleri nasıl azaltılacak? Emlakçıların yeni sistemdeki rolü ne olacak?
Gayrimenkul Uzmanı Ayşe Fügen Arda, 1 Ekim’de başlayacak yeni döneme ilişkin merak edilenleri Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e anlattı.

Gayrimenkul alım satımında alıcı ve satıcı açısından en büyük risklerden biri olan “Önce para mı, önce tapu mu?” sorusu, Güvenli Ödeme Sistemi ile birlikte yeni bir çerçeveye kavuşacak.
Sistemin nasıl işleyeceğini ve tarafların hangi aşamada ödeme güvenliği sağlayacağını anlatan Arda, kritik detayları şöyle açıkladı:
''1 Ekim’de devreye girmesi planlanan Güvenli Ödeme Sistemi, gayrimenkul alım satımında özellikle para transferi açısından önemli bir değişiklik getiriyor. Bugüne kadar konut ya da arsa satışlarında en kritik konulardan biri, “Önce para mı gönderilecek, yoksa önce tapu mu devredilecek?” sorusuydu. Yeni sistemin temel amacı bu riski ortadan kaldırmak. Alıcı tarafından ödenen satış bedeli, güvenli ödeme sistemi üzerinden işlem tamamlanıncaya kadar güvence altında tutulacak. Tapuda mülkiyet devri gerçekleştiğinde para da eş zamanlı olarak satıcıya aktarılacak. Böylece alıcı, tapuyu almadan parasını doğrudan satıcıya göndermek zorunda kalmayacak; satıcı da tapuyu devrettikten sonra parasını alamama riskiyle karşı karşıya kalmayacak.
Aslında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün mevcut güvenli ödeme altyapısında da benzer bir uygulama var. Satış bedeli tapu tescili gerçekleşene kadar güvenli bir hesapta bloke ediliyor, tescil tamamlandıktan sonra da satıcının hesabına aktarılıyor. 1 Ekim’de zorunlu hale gelmesi planlanan sistemle birlikte bu güvenli ödeme yönteminin taşınmaz satışlarında standart hale getirilmesi hedefleniyor. Sistem yalnızca konutları değil, arsa ve diğer taşınmaz satışlarını da kapsıyor. Ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla yapılacağı satışlarda Güvenli Ödeme Sistemi kullanılacak.

Bence vatandaş açısından en önemli yenilik işlem güvenliği. Yüksek miktarda nakit taşıma, sahte para, ödeme yapılmaması veya tapu devri gerçekleşmeden paranın karşı tarafa gönderilmesi gibi risklerin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. Aynı zamanda satış bedelinin sistem üzerinden izlenebilir hale gelmesi, kayıt dışılığın azaltılması açısından da önemli. Özetle 1 Ekim’le birlikte gayrimenkul satışlarında “önce para mı, önce tapu mu?” sorusunun yarattığı belirsizliğin ortadan kalkması; para ve tapunun eş zamanlı el değiştirdiği daha güvenli ve kayıtlı bir sisteme geçilmesi hedefleniyor.''

Güvenli Ödeme Sistemi, özellikle para transferi aşamasında alıcı ve satıcıyı karşı karşıya bırakabilecek riskleri azaltmayı hedefliyor.
Ancak sistemin sahte ilan ve sahte tapu gibi dolandırıcılık yöntemlerinin tamamını kapsamadığını belirten Ayşe Fügen Arda, vatandaşların hangi noktalarda dikkatli olması gerektiğini şöyle anlattı::
''Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor: Güvenli Ödeme Sistemi, gayrimenkul dolandırıcılığının her türünü tek başına ortadan kaldıran bir sistem değil. Asıl koruma, tapu devri ile satış bedinin ödenmesini birbirine bağlayan ödeme aşamasında sağlanıyor. Örneğin alıcı ve satıcı bilgilerinin tapu başvurusuyla eşleştirilmesi, IBAN doğrulaması ve ödemenin tescil gerçekleşmeden satıcıya aktarılmaması; sahte dekont, yanlış hesaba para gönderme veya “parayı gönderdim ama tapuyu alamadım” gibi riskleri ciddi biçimde azaltıyor. Sahte ilan konusu ise biraz farklı. Güvenli Ödeme Sistemi ilanların gerçekliğini denetleyen bir sistem değil.
Burada Elektronik İlan Doğrulama Sistemi gibi farklı mekanizmalar devreye giriyor. Dolayısıyla vatandaşların yine ilanı, taşınmazı, satıcının gerçekten malik olup olmadığını ve varsa yetkilendirilen emlak işletmesini kontrol etmesi gerekiyor. Ben bu nedenle sistemi çok önemli bir güvenlik adımı olarak görüyorum; ancak “Artık gayrimenkul dolandırıcılığı tamamen bitecek” demek doğru olmaz. Sistem özellikle satışın en kritik aşamalarından biri olan para ile tapunun güvenli ve eş zamanlı el değiştirmesini sağlamayı hedefliyor. Bakanlığın düzenlemesi ödeme güvenliğini çok ciddi biçimde artırıyor ama sahte ilan gibi tapu devrinden önceki aşamalarda gerçekleşebilecek dolandırıcılıkların tamamını kapsamıyor.''

Yeni sistemin devreye girmesiyle emlak danışmanlarının rolünün ortadan kalkıp kalkmayacağı da merak konusu.
Güvenli Ödeme Sistemi’nin yalnızca para transferini güvence altına aldığını belirten Arda, emlak danışmanlarının satış sürecindeki görevlerinin devam edeceğini şu sözlerle açıkladı:
''Güvenli Ödeme Sistemi, emlak danışmanının yaptığı işi ortadan kaldıran bir düzenleme değil; esas olarak satış bedelinin alıcıdan satıcıya güvenli şekilde aktarılmasını düzenleyen bir ödeme mekanizması. Emlak danışmanının rolü ise bundan çok daha geniş. Doğru fiyatlandırma, taşınmazın pazarlanması, alıcı ile satıcının bir araya getirilmesi, teklif ve pazarlık sürecinin yönetilmesi, belgelerin ve tapu sürecinin takibi gibi hizmetler devam edecek.
Üstelik sektör giderek daha kayıtlı ve doğrulanabilir bir yapıya geçiyor. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nde taşınmaz ilanlarında kimlik ve yetki doğrulaması uygulanıyor; yani bir emlak işletmesinin ilan verebilmesi için gerekli yetkilendirme süreçleri de sistem üzerinden kontrol ediliyor. Emlak danışmanının rolü ise bundan çok daha geniş. Doğru fiyatlandırma, taşınmazın pazarlanması, alıcı ile satıcının bir araya getirilmesi, teklif ve pazarlık sürecinin yönetilmesi, belgelerin ve tapu sürecinin takibi gibi hizmetler devam edecek. Dolayısıyla ben Güvenli Ödeme Sistemi’ni emlak danışmanını devreden çıkaran değil, satışın finansal ayağını daha güvenli ve şeffaf hale getiren bir sistem olarak görüyorum. Aslında burada emlak danışmanının sorumluluğu da daha belirgin hale geliyor. Teknoloji para transferini güvence altına alabilir; ancak doğru taşınmazın doğru fiyatla pazarlanması, tarafların sağlıklı şekilde bir araya getirilmesi, müzakerenin ve satış sürecinin profesyonel olarak yönetilmesi hâlâ insan ve uzmanlık gerektiriyor.''

Güvenli Ödeme Sistemi ile birlikte gayrimenkul satışlarında yalnızca paranın güvenli şekilde transfer edilmesi değil, satış bedelinin izlenebilir hale gelmesi de gündeme geliyor.
Tapuda beyan edilen bedel ile gerçek satış bedeli arasındaki farkın denetlenmesi açısından sistemin önemli bir adım olabileceğini belirten Ayşe Fügen Arda, yeni dönemde kayıt dışı uygulamalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu:
''1 Ekim’den sonra bir günde bütün kayıt dışı uygulamaların sona ereceğini söylemek doğru olmaz. Ancak gayrimenkul satışında paranın daha izlenebilir hale gelmesi, gerçek satış bedelinin kayıt altına alınması açısından çok önemli bir adım. Bunun yanında tapuda beyan edilen bedel, banka hareketleri ve Güvenli Ödeme Sistemi’ndeki tutarların birbiriyle karşılaştırılabilmesi ve gerektiğinde denetlenebilmesi, sistem dışında ödeme yapılmasını ciddi ölçüde zorlaştırabilir. Yani sadece güvenli bir ödeme sistemi kurmak yeterli değil; gerçek satış bedelinin sistem üzerinden geçirilmesini sağlayacak denetim mekanizmasının da güçlü olması gerekiyor.''