Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Gayrimenkul piyasasında uygun fiyatlı ya da fırsat olarak görülen ipotekli konut satışları, doğru adımlar atılmadığı takdirde alıcılar için yıllar sürecek hukuki bir kabusa dönüşebiliyor. İpotekli bir taşınmazın satılmasında kanunen hiçbir engel bulunmazken, asıl hayati risk ödemenin nasıl ve ne zaman yapıldığında ortaya çıkıyor.

İpotekli konut satışlarındaki hukuki tuzaklara dikkat çeken Gayrimenkul Hukukçusu Murat Tezcan, önlerine gelen mağduriyet dosyalarının büyük çoğunluğunun benzer senaryolarla oluştuğunu belirtti:
"Piyasada en sık karşılaştığımız durum: 'Siz ipoteği kapatın, biz tapuyu hemen hallederiz' söyleniyor ve alıcı parayı ödüyor. Sonrasında ya satıcı satıştan vazgeçiyor ya da tapu devredilmeden eve başka bir borçtan dolayı haciz geliyor. Günün sonunda alıcının elinde yalnızca parasını geri alabilmek için açacağı ve yıllarca sürebilecek bir dava kalıyor."
Tezcan, bankaların koyduğu ipotek türüne de özellikle dikkat çekerek alıcıların "limit ipoteği" kavramını bilmesi gerektiğini vurguladı:

Uzmanlar, ipotekli konut satın alırken mağdur olmamak için süreçte izlenmesi gereken adımları şöyle sıralıyor:
(Not: Taşınmaz üzerindeki ipotek borcunu devralmak ancak bankanın resmi onayıyla mümkündür. Taraflar kendi arasında anlaşsa dahi banka onay vermediği sürece borçlu yine satıcıdır ve ev üzerindeki ipotek riski devam eder.)