Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Girne’den Taşucu’na uzanması gereken o yol, yolcu gemisinin kısa süre sonra alabora olmasıyla bir anda korkunun, çaresizliğin ve büyük bir yıkımın hikayesine dönüştü…
Gemide bulunan 259 yolcu ve 8 mürettebatın yaşadığı dehşet, kazadan sağ kurtulanların anlattıklarıyla birlikte çok daha korkutucu bir boyut kazandı.
Gemi su almaya başladığında bazı yolcular denize atlarken, bölgeye çok sayıda ekip sevk edilerek arama-kurtarma çalışmaları başlatıldı.
Ancak kazanın ardından ortaya çıkan tanıklıklar, insanın aklına ister istemez bazı sorular getiriyor.
Çünkü yolcuların anlatımına göre gemi daha yolculuk sırasında sorun sinyalleri vermeye başlamıştı...
Hava şartlarıyla ilgili endişelerini dile getiren yolcuların ardından geminin su aldığı, koltukların kırıldığı ve camların patladığı belirtiliyor.
Tüm bu yaşananların arasında ise yolcuların duyduğu ifade dikkat çekiyor:
''Bir şey olmaz, biz alışkınız...''
Belki de olayın en düşündürücü kısmı tam olarak burada başlıyor.
Denizde hava şartları değişebilir, gemiler zorlu koşullarla karşılaşabilir. Ancak bir durumun daha önce yaşanmış olması, her seferinde aynı şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmiyor.
Hele ki ortada yüzlerce insanın hayatı söz konusuysa…
Kazadan kurtulan bir yolcunun anlattıkları, gemide yaşanan paniğin boyutunu gözler önüne seriyor.
Yolcu, diğer yolcuların hava şartları konusunda uyarıda bulunduğunu, ardından geminin su almaya başladığını ve kendilerine “alışkınız” denildiğini aktarıyor.
Sonrasında ise geminin ön tarafında yaşanan hasar ve camların patlamasıyla birlikte yolcuların arka tarafa yöneldiğini anlatıyor.
Gemide çocuklar, yaşlılar ve yüzme bilmeyen insanlar onlarca insan…
Sıradan bir yolculuk olarak başlayan süreç, birkaç dakika içinde insanların hayatlarını kurtarmaya çalıştığı bir mücadeleye dönüşüyor.
Şimdi ise gözler denizin 550 metre altında olduğu değerlendirilen batık gemiye çevrilmiş durumda.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Işın’ın bölgede çalışmalarını sürdürdüğünü, TCG Alemdar’ın da operasyona katılacağını açıkladı. Arama-kurtarma ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
Fakat bu olayda cevap bekleyen sorular da var.
Yolcuların hava şartlarıyla ilgili endişeleri neden dikkate alınmadı? Gemi su almaya başladığında durum yeterince değerlendirildi mi? Hasar belirtileri ortaya çıktığında yolculuğa neden devam edildi? Ve en önemlisi, ''alışılmış'' olduğu söylenen bir durum gerçekten normal miydi?
Bunların cevabını yapılacak incelemeler gösterecek.
Ancak bu olayın bize hatırlattığı çok basit bir gerçek var:
Hayatta bazen ''Bir şey olmaz'' dediğimiz ihtimaller, hiç beklemediğimiz anda karşımıza çıkabiliyor.
Hele konu insan hayatıysa, alışkanlıkların güvenlik duygusunun önüne geçmemesi gerekiyor.
Umarım bu olay yalnızca bugün konuşulan, ardından unutulan bir kazaya dönüşmez.
Çünkü denizin altında yalnızca bir gemi değil, cevaplanması gereken pek çok soru da var.
