Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sizlerde diyet yapmadan ya da egzersiz programı uygulamadan aniden zayıfladığınızı mı düşünüyorsunuz? O zaman dikkat! İstem dışı ve nedeni bir türlü açıklanamayan kilo verimi kimi zaman önemli bir durumun olduğunun sinyalini verebilir. Özellikle de sağlık açısından problemlere neden olabilecek zayıflamalara Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ebru Karcı, hangi düzeydeki kilo kaybının dikkate alınması gerektiğini, altında hangi hastalıkların yatabileceğini, kanserle ilişkisinin ne olduğunu ve hangi belirtilerde hekime başvurulması gerektiğini anlattı.
Kimi insan ne kadar diyet yaparsa yapsın kilo veremezken kimisi de orta da hiçbir sebep yokken aniden zayıflamaya başlar. Ancak bu durum istem dışı bir kilo kaybı demektir. Bu tarz bir kilo veriliş olursa vücudunuzun sizlere bir işaret verdiğini anlamına da gelebilir. Aniden zayıflayan kişiler için Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ebru Karcı, genel kabule göre 6 ila 12 ay içinde, bilinçli bir çaba olmaksızın vücut ağırlığının yüzde 5'inden fazlasının kaybedilmesi dikkat gerektirir.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ebru Karcı, "Çünkü hızlı kilo vermenin altında genellikle bir sağlık sorunu yatabilir. Kas kaybı gibi ya da bağışıklık zayıflığı gibi sonuçlar meydana gelebilir. Hatta kimi zaman aniden zayıflama çoğu zaman kanserle ilişkilendirilse de her kilo kaybının kanser anlamına gelmediğini baştan söylemek gerekiyor."

Ani kilo verme de genellikle de Tiroid bezinin aşırı çalışması, kontrol altında olmayan şeker hastalığı, çölyak, iltihabi bağırsak hastalıkları ve mide ülseri gibi sorunlar sık görülen nedenler arasındadır. Tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlar, kalp yetmezliği, KOAH ve böbrek hastalıkları da kilo kaybına yol açabilir. Depresyon, yalnızlık ve bunama özellikle yaşlılarda sık rastlanan ve çoğu zaman gözden kaçan nedenlerdir. Kullanılan bazı ilaçlar da iştahı azaltabilir.

Bununla birlikte, çalışmalar açıklanamayan kilo kaybıyla hekime başvuran hastaların önemli bir bölümünde altta yatan nedenin kanser olduğunu göstermektedir. Pankreas, mide, yemek borusu, akciğer ve kalın bağırsak kanserleri ile lenfomalar kilo kaybının en sık eşlik ettiği kanser türleridir. Pankreas ve mide kanserlerinde kilo kaybı, bazen diğer tüm belirtilerden önce ortaya çıkabilir.

Tümör ve vücudun bu tümöre verdiği cevap genellikle metabolizmanın hızlanması, yağ ve kas dokusunun yıkımın artmasıyla anlaşılabilir. Terlemesi yandan ise ateş ve gece terlemesi, belirgin halsizlik, az yemekle çabuk doyma ya da yutma güçlüğü, bağırsak alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan veya siyah renkli dışkı, geçmeyen öksürük ya da balgamda kan, boyun, koltuk altı veya kasıkta ele gelen şişlikler, ciltte ve gözlerde sararma ile kemik ağrıları bunların başında gelir.

Eğer şüpheli bir durum varsa bunu bir hekim yardımıyla anlayabiliriz. Bunun için bir hastaneye gidilip kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını, kan şekerini, tiroid hormonlarını, iltihap belirteçlerini, idrar tahlilini ve dışkıda gizli kan testinin yapılarak incelenmesi gerekmektedir.

Ayrıca yapılan akciğer grafisi ve yaşa uygun kanser taramalarının yapılarak güncel olup olmadığına da bakılır. Bu bulgulara bakılarak ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, endoskopi veya kolonoskopi gibi ileri tetkikler planlanır.

Açıklanamayan kilo verme her zaman ciddi bir hastalığın habercisi olmayabilir. Ancak bilindiği üzere göz ardı edilemeyen durumlarda meydana gelebilir. Bu nedenle de tartıdaki beklenmedik düşüşü "stresten", "yaştan" ya da "iyi oldu" diyerek geçiştirmemek gerekir. Burada doğru tutum ne panik ne de ihmaldir. Vücudumuz bazen yüksek sesle değil, sessizce konuşur. Açıklanamayan kilo kaybı da bu sessiz uyarılardan biridir. Onu duymak ve zamanında bir hekime danışmak, sağlığımız için atabileceğimiz en önemli adımlardan biridir.