Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çocuğunuzun söylediklerinizi görmezden gelmesi, bir isteğinize karşı çıkması ya da yapmak istemediği bir konuda direnmesi sabrınızı zorlayabilir. Ancak bu davranışlara öfkeyle karşılık vermek yerine çocuğun ihtiyaçlarını anlamak ve açık bir iletişim kurmak, gerginliğin azalmasına yardımcı olabilir.
• Konuşurken çocuğunuzla göz teması kurun ve kısa, anlaşılır cümleler kullanın.
• Evdeki kuralları önceden belirleyin ve tutarlı biçimde uygulayın.
• Çocuğunuzun duygularını anlamaya çalışırken koyduğunuz sınırları koruyun.
• Olumlu davranışlarını ve gösterdiği çabayı fark ederek takdir edin.
• Yaşına uygun seçenekler sunarak sorumluluk almasını destekleyin.
• Öfkelendiğinizde tepki vermeden önce sakinleşmek için kendinize zaman tanıyın.
Çocuğunuz aynı davranışı tekrar ettiğinde sesinizi yükseltmek isteyebilirsiniz. Ancak sürekli bağırmak, çocuğun söylenenlerin içeriğinden çok sesin yüksekliğine odaklanmasına neden olabilir.
Bu nedenle isteğinizi bağırarak tekrarlamak yerine yanına gidip dikkatini size vermesini sağlayın.

Örneğin, “Kaç kere söyledim, oyuncaklarını topla!” demek yerine “Oyuncaklarını kutuya koyma zamanı geldi, hadi birlikte başlayalım” diyebilirsiniz.
Böylece beklentinizi kırıcı olmayan bir dille ifade edebilirsiniz. Sakin konuşmak, çocuğun her istediğini kabul etmek anlamına gelmez; önemli olan kararlı olurken saygılı kalabilmektir.
Çocuklar kendilerinden ne beklendiğini bildiklerinde günlük sorumluluklara uyum sağlamakta daha az zorlanabilir.
Uyku saati, ekran kullanımı, oyun zamanı ve ev içindeki görevler konusunda yaşına uygun kurallar belirleyin. Bu sınırları her gün benzer şekilde uygulamaya özen gösterin.
Kuralların neden gerekli olduğunu açıklamak ve uyulmadığında ortaya çıkacak sonuçları önceden konuşmak da önemlidir.
Örneğin, tablet kullanımı için belirlenen süre dolduğunda cihazın bırakılması gerektiğini sakin biçimde hatırlatabilirsiniz. Sonuçlar aşağılayıcı, korkutucu veya fiziksel cezaya dayalı olmamalıdır.

Bir çocuğun isteğinize karşı çıkmasının arkasında yorgunluk, açlık, hayal kırıklığı veya oyunu bırakmak istememesi bulunabilir. Özellikle küçük çocuklar, duygularını yetişkinler kadar kolay ifade edemeyebilir.
Çocuğunuz oyununu bitirmek istemediğinde “Oynamaya devam etmek istediğini biliyorum ama artık hazırlanma zamanımız geldi” diyebilirsiniz.
Bu yaklaşım, hem duygularını anladığınızı gösterir hem de sınırınızı korumanızı sağlar.
Bununla birlikte öfkelenmek veya üzülmek kabul edilebilir olsa da vurmak ve eşyalara zarar vermek gibi davranışlara izin verilmediğini açıkça belirtin.

Çocuğunuza aynı anda çok sayıda görev vermek, ne yapması gerektiğini anlamasını zorlaştırabilir. Özellikle küçük yaşlarda kısa ve somut yönergeler kullanmak daha işlevsel olabilir.
“Üstünü giy, çantanı hazırla, dişlerini fırçala” demek yerine önce üstünü giymesini isteyin. Ardından diğer adıma geçebilirsiniz.
Çocuğunuzun dikkatini toplaması ve isteğinizi yerine getirmesi için yaşına uygun bir süre tanımayı da unutmayın.

Çocuklar büyüdükçe kendi kararlarını verme isteği duyabilir. Bu nedenle sınırlarınızı koruyarak küçük seçimler sunabilirsiniz.
Örneğin, “Pijamalarını şimdi mi giymek istersin, dişlerini fırçaladıktan sonra mı?” diye sorabilirsiniz. Böylece yapılması gerekeni değiştirmeden çocuğun karar sürecine katılmasını sağlayabilirsiniz.
Ayrıca yalnızca hatalara odaklanmak yerine olumlu davranışları da fark edin. “Bugün oyuncaklarını hatırlatmamı beklemeden topladın, sorumluluğunu yerine getirmen çok güzeldi” gibi somut ifadeler kullanabilirsiniz.
Her davranışı maddi ödülle karşılamak yerine samimi takdir ve birlikte geçirilen zaman gibi yöntemlere ağırlık verebilirsiniz.

Hem siz hem de çocuğunuz öfkeliyken sorunu çözmeye çalışmak, tartışmayı büyütebilir.
Kendinizi kontrol etmekte zorlandığınızı fark ettiğinizde çocuğunuzun güvenliğini sağlayarak kısa bir mola verin.
Sakinleştikten sonra hangi davranışın uygun olmadığını ve bundan sonra ne yapılabileceğini konuşun.
Bağırdığınız veya kırıcı bir söz söylediğiniz durumlarda çocuğunuzdan özür dilemekten çekinmeyin. Özür dilemek otoritenizi kaybettiğiniz anlamına gelmez; hataların kabul edilebileceğini ve ilişkilerin onarılabileceğini gösterir.

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), çocukların disiplininde olumlu pekiştirme, yönlendirme, sınır koyma ve beklentileri açıkça ifade etme gibi yöntemleri öne çıkarır.
Bağırma, aşağılama ve fiziksel cezalandırma yerine çocuğa davranışlarının sonuçlarını öğretmek, uzun vadede daha sağlıklı bir yaklaşım sunar.