Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Teknolojinin günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmesiyle birlikte aile içindeki sohbetlerin süresi de değişti. Çocuklar okuldan veya kurstan döndükten sonra telefon, tablet, televizyon ya da bilgisayar başında vakit geçirebiliyor. Ebeveynler de iş ve ev sorumlulukları nedeniyle çocuklarıyla uzun uzun konuşmaya zaman bulamayabiliyor. Oysa geçmişte uygulanan ve oldukça sıradan görünen bir yöntem, aile bireylerini aynı masa etrafında buluşturuyordu.
Eskiden ailelerin günün belirli saatlerinde bir araya gelmesi daha yaygındı. Akşam yemeği bunun en önemli örneklerinden biriydi. Televizyonun ya da telefonların sohbetin önüne geçmediği bu zamanlarda aile bireyleri gün boyunca yaşadıklarını birbirlerine anlatırdı.

Çocuklar da okulda yaşadıkları olaylardan arkadaşlıklarına, öğretmenlerinden merak ettikleri konulara kadar pek çok şeyi paylaşma fırsatı bulurdu. Bu alışkanlık, çocuğun yalnızca konuşmasını değil, karşısındaki kişiyi dinlemesini de destekliyordu.
Çocuklarla sohbet sırasında ebeveynlerin dikkatini tamamen çocuğa vermesi önemli. Bir yandan telefona bakmak, televizyon izlemek veya başka bir işle ilgilenmek, çocuğun anlatmak istediği konunun önemsenmediğini düşünmesine neden olabilir.

Bu nedenle özellikle yemek saatlerinde telefonların masadan uzak tutulması, aile üyelerinin birbirine daha fazla vakit ayırmasını sağlayabilir. Sohbet sırasında çocuğun sözünü kesmemek ve hemen öğüt vermemek de iletişimi kolaylaştırabilir.
Çocuklarla sohbet etmek isteyen ebeveynlerin sık yaptığı hatalardan biri, sürekli aynı genel soruları yöneltmek. "Bugün okul nasıldı?" veya "Derslerin iyi geçti mi?" gibi sorular çoğu zaman kısa cevaplarla geçiştirilebiliyor.
Bunun yerine daha somut sorular sorulabilir. Örneğin "Bugün seni en çok ne güldürdü?", "Arkadaşlarınla teneffüste ne yaptınız?", "Bugün seni şaşırtan bir şey oldu mu?" gibi sorular çocuğun yaşadıklarını daha ayrıntılı anlatmasına fırsat verebilir.

Geçmişte çocuklar ailelerinin günlük işlerine daha fazla dahil olabiliyordu. Birlikte sofrayı hazırlamak, alışverişe gitmek, ev işlerine yardımcı olmak ya da mutfakta vakit geçirmek doğal sohbet ortamları oluşturuyordu.
Günümüzde de benzer bir yöntem uygulanabilir. Örneğin yemek hazırlarken çocukla gününün nasıl geçtiği konuşulabilir. Birlikte yürüyüş yapılırken okulda yaşananlar hakkında sohbet edilebilir. Böylece iletişim yalnızca "konuşmamız gerekiyor" şeklinde planlanmış bir etkinlik olmaktan çıkar ve günlük hayatın doğal bir parçasına dönüşür.

Çocuklarla daha fazla sohbet edebilmek için yalnızca daha çok soru sormak yeterli değil. Ebeveynlerin gerçekten dinlediğini göstermesi de gerekiyor. Çocuğun anlattığı konuya uygun sorular sormak, göz teması kurmak ve sözünü kesmemek iletişimin daha rahat ilerlemesine yardımcı olabilir. Ayrıca her konuşmayı nasihat vermek için bir fırsata çevirmemek gerekiyor. Çocuk bir sorununu anlattığında hemen çözüm sunmak yerine önce onu anlamaya çalışmak, ilerleyen dönemlerde çocuğun sorunlarını ailesiyle paylaşma konusunda daha istekli olmasını sağlayabilir.

Çocuklarla daha fazla sohbet etmek için pahalı etkinliklere veya uzun tatil planlarına ihtiyaç olmayabilir. Her akşam 15-20 dakikalık telefonsuz aile zamanı bile düzenli hale getirilebilir. Bu sürede günün en güzel anı, en zor kısmı veya ertesi gün için beklenen bir konu konuşulabilir. Zamanla çocuk da bu sohbetlerin doğal bir parçası haline gelebilir.