Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Ramazan ayında gün boyu süren açlığın ardından kurulan iftar sofraları, hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük bir rahatlama sağlıyor. Ancak uzmanlar, iftardan hemen sonra tüketilen bazı içeceklerin sağlığı olumsuz etkileyebileceği konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Özellikle yemek biter bitmez içilen çay ve kahvenin, bazı hastalıkları tetikleyebileceği belirtiliyor.
UZUN SÜRE AÇ KALAN MİDEYE EK YÜK
Gün boyunca boş kalan mide, iftarla birlikte bir anda yoğun bir sindirim sürecine giriyor. Ani ve hızlı yemek tüketimi zaten mideyi zorlayabilirken, hemen ardından içilen çay ve kahve bu yükü daha da artırabiliyor. Kahve ve siyah çayda bulunan kafein, mide asidini artırarak yanma, ekşime ve hazımsızlık şikâyetlerine yol açabiliyor.

Gastroenteroloji uzmanları, özellikle reflü ve gastrit hastalarının iftardan hemen sonra kafeinli içeceklerden uzak durması gerektiğini vurguluyor. Artan mide asidi, yemek borusuna kaçış yaparak reflü ataklarını tetikleyebiliyor. Bu durum uzun vadede yemek borusunda tahrişe ve yaşam kalitesinde düşüşe neden olabiliyor.

DEMİR EMİLİMİNİ ENGELLİYOR
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise demir emilimi. Çay ve kahvenin içerdiği bazı bileşenler, özellikle bitkisel kaynaklı demirin emilimini azaltabiliyor. İftar sofralarında tüketilen kırmızı et, baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler önemli demir kaynakları arasında yer alıyor. Ancak yemekle birlikte ya da hemen sonrasında içilen çay ve kahve, bu besinlerden alınan demirin vücutta yeterince kullanılmasını engelleyebiliyor.
Bu durum özellikle kadınlar, hamileler ve kansızlık (anemi) sorunu yaşayan kişiler için risk oluşturuyor. Uzmanlar, demir eksikliği yaşayan bireylerin çay ve kahveyi yemekten en az 1–2 saat sonra tüketmesi gerektiğini belirtiyor.

KALP VE TANSİYON HASTALARI İÇİN RİSK
Uzun süreli açlığın ardından kan şekeri ve tansiyon dengesi hassas hale geliyor. Bu süreçte hızlı yemek yemenin yanı sıra kafeinli içecek tüketimi de kalp üzerinde ek stres yapabiliyor. Kafein, kalp atış hızını artırarak çarpıntıya neden olabiliyor. Özellikle hipertansiyon ve ritim bozukluğu olan kişilerde bu durum daha belirgin hissedilebiliyor.
Kardiyoloji uzmanları, iftardan hemen sonra içilen kahvenin bazı bireylerde ani tansiyon yükselmelerine yol açabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin kafein tüketimini sınırlandırması öneriliyor.

UYKU DÜZENİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
Ramazan ayında değişen uyku saatleri, vücudun biyolojik ritmini etkiliyor. İftardan hemen sonra tüketilen kahve, gece geç saatlere kadar süren uyanıklığa sebep olabiliyor. Özellikle sahura kadar geçen sürede yeterince dinlenememek, gün içinde halsizlik, baş ağrısı ve konsantrasyon kaybına yol açabiliyor.
Uzmanlar, kaliteli bir uyku için kafein tüketiminin kontrollü olması gerektiğini vurguluyor. Akşam saatlerinde alınan yüksek miktarda kafein, derin uyku süresini kısaltarak bağışıklık sistemini de olumsuz etkileyebiliyor.

UZMANLARDAN ÖNERİLER
Beslenme uzmanları, iftarı hurma ve su ile açtıktan sonra hafif bir başlangıç yapılmasını ve yemeklerin yavaş tüketilmesini tavsiye ediyor. Çay ve kahve içmek isteyenlerin ise en az 1 saat beklemesi öneriliyor. Bu süre, sindirim sisteminin rahatlamasına ve besinlerin daha sağlıklı emilmesine yardımcı oluyor.
Ayrıca iftardan hemen sonra su tüketiminin öncelikli olması gerektiği belirtiliyor. Sindirimi desteklemek için papatya, rezene veya ıhlamur gibi kafeinsiz bitki çaylarının tercih edilebileceği ifade ediliyor.

KÜÇÜK ALIŞKANLIKLAR BÜYÜK SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Uzmanlara göre, masum gibi görünen “yemekten sonra bir çay ya da kahve” alışkanlığı uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle Ramazan ayında değişen beslenme düzeni nedeniyle vücudun daha hassas olduğu unutulmamalı.

Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için dengeli beslenmek, yeterli su tüketmek ve kafein alımını kontrol altında tutmak büyük önem taşıyor. Uzmanlar, iftar sonrası alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, bilinçli tercihlerle birçok sağlık riskinin önüne geçilebileceğini hatırlatıyor.