Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalarda altının yönü merak edilirken İtalya merkezli UniCredit'ten yatırımcıların yakından takip ettiği bir değerlendirme geldi. Banka, ons altın için 2026 yıl sonu beklentisini 3 bin 900 ile 4 bin 500 dolar aralığında sabit tuttu. Ancak uzmanlar, bu tahminin altının mutlaka 4 bin 500 dolara yükseleceği anlamına gelmediğinin altını çizdi. Altın fiyatları ise haftanın son işlem gününü kayıpla tamamladı. Cuma günü TSİ 16.50 itibarıyla yüzde 0,54 gerileyen ons altın, 4 bin 63,42 dolara indi. Buna rağmen değerli metal, hafta içinde 4 bin doların üzerine çıkarken elde ettiği kazanımların önemli bölümünü korumayı başardı.

UniCredit'in kasım ayı değerlendirmesine göre altın piyasasında kısa vadede sert fiyat hareketleri görülebilir. Banka, yükselişin önündeki en önemli engellerden birinin ABD'deki yüksek reel tahvil getirileri olduğuna dikkat çekti. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceği ihtimali de altın üzerinde baskı yaratıyor. Çünkü faiz getirisi bulunmayan altın, tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından cazibesinin bir bölümünü kaybedebiliyor.
Yüksek faizler altın fiyatlarını baskılasa da piyasada yükselişi destekleyebilecek başka gelişmeler de var. Bunların başında ABD'nin büyüyen kamu borcu ve bütçe açıkları geliyor. UniCredit uzmanlarına göre ABD'nin mali görünümüne ilişkin endişelerin artması, yatırımcıların güvenli liman arayışını güçlendirebilir. Özellikle dolara duyulan güvenin zayıflaması, altına yönelik küresel talebin artmasına neden olabilir.
Doların değer kaybetmesi veya uluslararası piyasalarda güven sorunu yaşanması halinde yatırımcıların altına daha fazla yönelmesi bekleniyor. Yani tahvil getirilerindeki yükselişin yarattığı baskı, artan mali risklerle bir ölçüde dengelenebilir.
Altına yönelik güçlü talep, yatırım fonlarının verilerine de yansıdı. Dünya Altın Konseyi'nin ekim ayı verilerine göre fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF), fiyatlardaki geri çekilmeye rağmen 2,7 milyar dolarlık net para girişi gerçekleşti. Bu alımlarla birlikte fonların toplam altın varlığı 4 bin 275 tona ulaşarak tarihi rekor kırdı. Bölgesel verilere bakıldığında ise Avrupa ve Asya'daki yatırımcıların alımlarda öne çıktığı görüldü. Her iki bölge net alıcı konumunu korurken Kuzey Amerika'daki fonlardan sınırlı miktarda para çıkışı yaşandı.

Altın piyasasının önümüzdeki dönemde yakından izleyeceği başlıklardan biri de ABD'deki borç tavanı tartışmaları olacak. Bank of America stratejistleri, yeni Kongre döneminde borç tavanı meselesinin yeniden piyasaların gündemine gelebileceğine dikkat çekti.
Geçmişte yaşanan benzer krizler, altın fiyatlarında dikkat çekici yükselişleri beraberinde getirmişti. Stratejistlerin paylaştığı verilere göre altın, 2011 yılındaki borç tavanı sürecinde yüzde 12, 2023'teki tartışmalar sırasında ise yüzde 17 değer kazandı. Bu nedenle ABD'nin borçlanma kapasitesine ilişkin olası bir siyasi çıkmazın, güvenli liman talebini yeniden artırabileceği değerlendiriliyor.
UniCredit'in değerlendirmesinde öne çıkan bir diğer başlık ise merkez bankalarının devam eden altın alımları oldu. Banka, merkez bankalarından gelen güçlü talebin ve altın destekli yatırım fonlarında ulaşılan rekor varlık seviyesinin fiyatlar açısından önemli bir destek oluşturduğunu belirtti.