Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ben de tarifini tek tek not aldım. Eltimin anlattığı püf noktalarını uyguladım. Ortaya ekşiliği ve etin lezzetiyle öne çıkan bir yemek çıktı. Meftuneyi daha önce birkaç kez duymuştum ama evde yapmamıştım. Bu tariften sonra soframda daha sık yer vereceğim yemeklerden biri oldu.
Eltim önce patlıcanların öneminden bahsetti. Meftunenin lezzetinde patlıcanın önemli bir yeri olduğunu söyledi. Patlıcanların mümkünse taze ve diri olması gerektiğini anlattı.

Tarif için kuşbaşı doğranmış et kullandım. Patlıcanları da iri parçalar halinde doğradım. Domates, sarımsak ve salça da yemeğin temel malzemeleri arasında yer aldı. Eltimin tarifinde ekşi tat da önemliydi. Bunun için sumak kullandım. Sumak, yemeğe kendine özgü ekşi aromayı verdi. Baharat olarak ise karabiber ve tuz kullandım.
Eltimin verdiği ölçülere göre kullandığım malzemeler şöyle:
• 500 gram kuşbaşı et
• 4-5 adet patlıcan
• 2-3 adet domates
• 1 yemek kaşığı domates salçası
• 5-6 diş sarımsak
• 1 yemek kaşığı sumak
• 1 tatlı kaşığı pul biber
• 1 çay kaşığı karabiber
• Tuz
• Yeteri kadar su
• İsteğe göre sıvı yağ

Patlıcan miktarını kişi sayısına göre artırmak mümkün. Eltim özellikle patlıcanı bol kullanmanın yemeğin kıvamını ve lezzetini güzelleştirdiğini söyledi.
Patlıcanları yıkadıktan sonra alacalı şekilde soydum. Çok küçük doğramadım. İri parçalar halinde hazırladım. Böylece pişerken tamamen dağılmalarını önlemeye çalıştım.
Eltim, patlıcanların acısının çıkması için tuzlu suda kısa süre bekletilebileceğini de söyledi. Ben de doğradığım patlıcanları bir süre tuzlu suda beklettim. Ardından suyunu süzüp güzelce duruladım.
Bu aşamadan sonra tencereyi ocağa aldım.

Eltimin tarifinde ilk aşama etleri pişirmekti. Kuşbaşı etleri tencereye aldım. Etler suyunu bırakıp çekene kadar pişirdim.
Daha sonra az miktarda sıvı yağ ekledim. Salçayı da ilave ederek birkaç dakika kavurdum. Ardından doğradığım domatesleri tencereye koydum.
Domatesler yumuşamaya başlayınca sarımsakları ekledim. Sarımsağı fazla küçük doğramadım. Çünkü pişerken aromasının yemeğe geçmesini istedim.

Benim tarifte en çok merak ettiğim kısım sumaktı. Eltim, meftunenin kendine özgü ekşi tadının buradan geldiğini söyledi.
Bir yemek kaşığı sumağı sıcak suyla kısa süre beklettim. Daha sonra suyunu süzüp yemeğe ekledim. Böylece sumak tanelerinin doğrudan yemeğin içinde kalmasını önledim.
Ardından patlıcanları tencereye yerleştirdim. Tuz, pul biber ve karabiberi de ekledim. Eltim burada bir uyarıda bulundu. Meftuneye fazla su eklememek gerektiğini söyledi. Patlıcan ve domates de pişerken suyunu bırakacağı için kontrollü hareket etmek önemliydi.

Tüm malzemeleri tencereye aldıktan sonra yemeği kısık ateşte pişirmeye bıraktım. Patlıcanların yumuşamasını bekledim.
Ara ara tencereyi kontrol ettim. Ancak patlıcanların dağılmaması için kaşıkla çok fazla karıştırmadım. Eltimin özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri de buydu. Etler yumuşayıp patlıcanlar piştiğinde yemeği ocaktan aldım. Birkaç dakika dinlendirdikten sonra servis ettim.

Meftuneyi ilk tattığımda en belirgin lezzetin ekşilik olduğunu fark ettim. Sumak, domates ve sarımsak birbirine çok yakışmıştı.
Et de uzun süre piştiği için yumuşak bir kıvama gelmişti. Patlıcanlar ise yemeğin suyunu çekerek daha yoğun bir tat oluşturmuştu.
Ben yanında pilav ve ayranla servis ettim. Eltim ise meftunenin özellikle sıcak ekmekle de güzel olduğunu söyledi.
Diyarbakır mutfağına ait bu tarifin evde yapılabilecek yemekler arasında olduğunu görmek benim için güzel bir deneyim oldu. Daha önce sadece adını bildiğim meftunenin tarifini artık kendi mutfağımda da uygulayabiliyorum.

Eltimin bana verdiği en önemli tavsiye, yemeğin aceleye getirilmemesiydi. Etin güzelce yumuşaması ve patlıcanların kıvamını bulması için kısık ateşte pişirmek gerekiyor.
Bir diğer önemli nokta ise su miktarı. Fazla su eklendiğinde yemeğin kıvamı fazla sulu olabiliyor. Bu nedenle kontrollü eklemek gerekiyor.
Sumak miktarı da damak tadına göre değiştirilebilir. Ben ekşi lezzetleri sevdiğim için tarifte verilen miktarı kullandım. Bu tarifi eltimden aldıktan sonra özellikle kalabalık sofralarda yapmaya karar verdim. Hem doyurucu hem de farklı bir et yemeği arayanlar için evde denenebilecek tariflerden biri olduğunu düşünüyorum.