Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Kilo vermek isteyen birçok kişinin ilk yaptığı hata, öğünleri azaltmak ya da neredeyse hiç yemek yememek oluyor. Oysa beslenme uzmanlarına göre kalıcı kilo kaybının yolu aç kalmaktan değil, vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri doğru miktarda almaktan geçiyor. Uzun süreli açlık, sanılanın aksine yağ yakımını hızlandırmak yerine metabolizmanın yavaşlamasına neden olabiliyor.
Vücut yeterli enerji alamadığında kendini korumaya alıyor. Bu süreçte metabolizma daha az enerji harcamaya başlıyor ve kilo verme hızı düşebiliyor. İlk günlerde tartıda görülen hızlı değişim ise çoğu zaman yağ kaybından değil, su ve kas dokusundaki azalmadan kaynaklanıyor.

Beslenme uzmanları, sık sık öğün atlayan kişilerde günün ilerleyen saatlerinde açlık hissinin arttığını, bunun da yüksek kalorili besinlere yönelmeyi kolaylaştırdığını belirtiyor. Bu durum, verilen kiloların kısa sürede geri alınmasına zemin hazırlayabiliyor.
Diyetisyenler, kilo vermeye çalışan kişilerin en sık yaptığı hatalardan birinin karbonhidratı tamamen hayatından çıkarmak veya tek öğün beslenmeye yönelmek olduğunu ifade ediyor.

Uzmanlara göre sağlıklı bir beslenme planında kaliteli protein kaynakları, tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar birlikte yer almalı. Bu besin grupları kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olurken uzun süre tokluk hissi sağlayabiliyor.
Ayrıca protein açısından zengin öğünler kas kaybını azaltırken, yeterli lif tüketimi sindirim sistemini destekliyor ve iştah kontrolüne katkı sağlayabiliyor.
Uzmanlar yalnızca beslenmenin değil, yaşam tarzının da kilo kontrolünde önemli rol oynadığını vurguluyor. Düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve yeterli su tüketimi metabolizmanın sağlıklı çalışmasını destekleyen temel faktörler arasında yer alıyor.

Bunun yanında hızlı kilo vermeyi vaat eden şok diyetlerin hem kas kaybına hem de vitamin-mineral eksikliklerine yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuluyor. Bu nedenle kişiye özel hazırlanan sürdürülebilir beslenme programlarının çok daha başarılı sonuçlar verdiği belirtiliyor.
Medical Park TEM Hastanesi Diyetisyeni Banu Doğanlar, toplumda yaygın olan "aç kalmadan kilo verilmez" düşüncesinin bilimsel olarak doğru olmadığını belirtiyor. Doğanlar'a göre kilo vermenin temelinde uzun süre aç kalmak değil, sürdürülebilir bir kalori açığı oluşturmak yer alıyor.
Doğanlar, "Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji almak gerekir. Uzun süre aç kalmak metabolizmayı yavaşlatır. Bu durum daha sonra kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine neden olabilir." ifadelerini kullanarak özellikle şok diyetler ve çok düşük kalorili beslenme programlarına karşı uyarıyor.

Beslenme uzmanlarının ortak görüşü, hiçbir besinin tek başına kilo aldırmadığı ya da zayıflatmadığı yönünde. Asıl belirleyici olan günlük toplam enerji dengesi ve uzun vadede sürdürülebilen sağlıklı alışkanlıklar.
Ara sıra sevilen yiyecekleri tüketmek yerine tüm besinleri yasaklamak, çoğu zaman diyetin kısa sürede bırakılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle porsiyon kontrolü yapmak ve dengeli beslenmeyi yaşam biçimi hâline getirmek, kalıcı kilo kontrolü açısından daha etkili kabul ediliyor.

Uzmanlara göre sağlıklı kilo kaybının temelinde vücudu cezalandırmak değil, ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılamak yatıyor. Düzenli öğünler, yeterli protein, liften zengin beslenme, hareketli bir yaşam ve kaliteli uyku birlikte değerlendirildiğinde hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de verilen kiloları korumak mümkün hâle geliyor.
Kısacası yıllardır birçok kişinin yaptığı gibi yemeği tamamen kesmek yerine, doğru besinleri doğru miktarda tüketmek hem metabolizmayı koruyor hem de daha sağlıklı ve kalıcı sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.