Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bir şirket sahibi işveren, evden çalışmasına onay verdiği dış ticaret müdürü çalışanını devamsızlık nedeniyle işten çıkarttı. İşin peşini bırakmayan çalışan ise durumu mahkemeye taşıdı.

Davalı şirket ise işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istedi.
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, taraflar arasında evden çalışmaya ilişkin yazılı bir onay bulunmadığına dikkat çekerek İşçinin çalışma sistemini tek taraflı olarak belirleyemeyeceğini ve kendi isteğiyle iş yerine gitmediğini değerlendirdi. Bu kapsamda mahkeme davanın reddine hükmetti.

İşçinin avukatı verilen karara itiraz ederek dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne (BAM) taşıdı. Dosyayı inceleyen BAM, işçinin devamsızlık yaptığı ileri sürülen ayda SGK primlerinin neden 30 gün üzerinden yatırıldığını sorgulayarak davacı tanığının, iş yerinde uzaktan çalışma sisteminin uygulandığını, kendisinin ve satın alma müdürünün de evden çalıştığını beyan ettiğine dikkat çekti.
Ayrıca işverenin, davacının uzun süre evden çalışmasına itiraz etmediği ve bu çalışma biçiminin zamanla iş yerinde kabul edilen bir uygulamaya dönüştüğü vurguladı.

Mahkemenin kararına göre davalı işverenin ay sonuna kadar herhangi bir devamsızlık düzenlemediği için işçinin SGK'ya 30 günlük çalışma olarak bildirildiği ve uzaktan çalışmaya son verildiğine ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı belirtildi.
İşverenin, işçinin evden çalışmasına ilişkin yeni bir düzenleme yaparak bunu kendisine bildirmesi gerekirken doğrudan devamsızlık tutanağı tuttuğu ifade edildi. İşçinin devamsızlık kastının bulunmadığı ve uzaktan çalışma sistemi kapsamında görevini sürdürdüğü değerlendirmesine yer verildi.
Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin işveren tarafından ispatlanamadığına hükmetti. İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran BAM, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verdi.