Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kış aylarında kabaran doğalgaz faturaları hane bütçesini zorlarken, kombi üzerinde yapılan basit bir "modülasyon" ayarının tüketimi ciddi oranda düşürdüğü ortaya çıktı. Genellikle servislerin kurulum sırasında standart ayarlarda bıraktığı, ancak bilinçli kullanıcıların mutlaka değiştirmesi gereken o sıcaklık dengesi, peteklerin daha uzun süre ılık kalmasını sağlarken sayacın dönüş hızını yavaşlatıyor. İşte kombi ustalarının fısıldadığı, faturayı hafifleten o ince detaylar.
Aralık ayının gelmesiyle birlikte evlerdeki en büyük gündem maddesi yine ısınma giderleri oldu. Pek çok kullanıcı, kombisini "ekonomik" kullandığını zannederken aslında faturasını kendi elleriyle şişiriyor. "Ev ısınsın ama fatura az gelsin" denklemini çözmeye çalışanlar genellikle kombiyi sürekli açıp kapatma veya petekleri kısma yoluna gidiyor. Ancak ısı mühendislerine göre, halk arasında doğru bilinen bu yöntemlerin çoğu, fizik kurallarına aykırı olduğu için ters tepiyor. Özellikle yoğuşmalı kombi teknolojisine sahip evlerde, su sıcaklığı ayarında yapılan kritik bir hata, cihazın en büyük özelliği olan "yoğuşma verimini" devre dışı bırakıyor. Bu yazımızda, kombinizin gizli potansiyelini ortaya çıkaracak ve cüzdanınızı rahatlatacak teknik tüyoları derledik.
Yeni nesil kombilerin neredeyse tamamı "tam yoğuşmalı" olarak satılıyor. Bu cihazların espirisi, atık gazın içindeki su buharını yoğunlaştırarak enerjiye dönüştürmesi ve bunu ısıtmada kullanmasıdır. Ancak bu sistemin çalışabilmesi için kombinin "Dönüş Suyu Sıcaklığı"nın 55 derecenin altında olması gerekir.
Eğer siz havalar çok soğudu diye kombi kazan sıcaklığını 60, 65 veya 70 dereceye ayarlarsanız, kombi yoğuşma yapamaz. Yani cihazınız, son teknoloji bir kombi gibi değil, 20 yıl önceki standart bir kombi gibi çalışır ve %15-20 daha fazla yakıt tüketir. Ustaların önerdiği "Altın Oran" ise kazan sıcaklığının maksimum 50 derecede tutulması, evin ısınmıyorsa kombi derecesini artırmak yerine petek metrajının veya izolasyonun gözden geçirilmesidir. Kombiyi 40-50 derece bandında çalıştırmak, cihazın sürekli "tasarruf modunda" (yoğuşma yaparak) çalışmasını sağlar.
Kullanıcıların en sık düştüğü tuzaklardan biri de gece yatarken veya işe giderken kombiyi tamamen kapatmaktır. "Evde yokum, neden boşuna yansın?" mantığı ilk bakışta doğru gibi görünse de, evin yapı fiziği buna izin vermez. Siz kombiyi kapattığınızda, sadece evin içindeki hava değil, duvarlar, zemin ve eşyalar da soğur.
Akşam eve gelip kombiyi açtığınızda, cihaz evi eski sıcaklığına getirmek için "tam kapasite" çalışmaya başlar. Soğuyan duvarları tekrar ısıtmak için harcanan enerji, kombiyi gün boyu düşük ayarda (örneğin 35-40 derecede) açık tuttuğunuzda harcayacağınız enerjiden çok daha fazladır. Mühendisler bunu "Otoyolda gaza köklemek" ile "Sabit hızla gitmek" arasındaki farka benzetiyor. İdeal olan, kombiyi kapatmak değil, "Gece Modu"na veya düşük bir ısıya alarak evin ısı kütlesini korumaktır.
Tasarruf etmek için oda termostatı kullananların yaptığı en büyük hata, termostatı yanlış odaya veya yanlış yere monte etmektir. Termostat, evin en çok kullanılan ve ısınması en zor olan odasına (genellikle salon) konulmalıdır. Ancak termostat, doğrudan güneş alan bir yere, peteğin hemen yanına veya televizyon gibi ısı yayan cihazların yakınına konulursa "yalancı sıcaklık" algılar.
Örneğin, salonunuz aslında 20 derecedir ama termostat güneş vurduğu için 24 derece ölçer ve kombiyi kapatır. Akşam güneş gittiğinde ev buz gibi olur ve kombi panikle çalışmaya başlar. Termostatın doğru konumu, yerden yaklaşık 1.5 metre yukarıda, hava sirkülasyonunun olduğu ancak rüzgar almayan bir iç duvardır. Ayrıca termostat ayarını 1 derece düşürmek (örneğin 23 dereceden 22'ye çekmek), toplam faturada %7'ye varan tasarruf sağlar.
Teknik ayarlar kadar ev dekorasyonu da faturayı etkiler. Türk evlerinde sıkça görülen uzun perdeler, peteklerin üzerini örterek ısının odaya yayılmasını engeller. Isınan hava perdenin arkasında hapsolur ve sadece camı ısıtarak dışarı kaçar. Benzer şekilde, peteklerin önüne konulan koltuklar veya dekoratif kaplamalar, ısı transferini bloke eder.
Peteklerin önü ve üstü tamamen açık olmalıdır. Perdelerinizi petek seviyesinde bitecek şekilde (store perde veya kısa tül) ayarlamak veya uzun perdeleri peteğin arkasına sıkıştırmadan yanlarda toplamak, odanın ısısını 2-3 derece birden artırabilir. Bu basit fizik kuralı, kombinin daha az çalışarak odayı istenen sıcaklığa getirmesini sağlar. Unutmayın, en ucuz enerji, harcanmayan enerjidir.