Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın Beşiktaş maçı öncesinde yaptığı açıklamaları büyük bir şaşkınlıkla takip ettim. Türk futbolunun böylesine kritik bir dönemden geçtiği, hakem tartışmalarının gündemden düşmediği bir ortamda yapılan bu açıklamaları kabul edilebilir bulmuyorum.
Öncelikle Sayın Ertuğrul Doğan’a çok açık bir soru sormak istiyorum: Trabzonspor bu sezon hakem hataları nedeniyle kaç puan kaybetti?
Ben Beşiktaş’ın yaşadıklarını hatırlatayım. Siyah-beyazlılar, bu sezon hakem kararları nedeniyle tam 6 puan kaybetti. Alanyaspor karşılaşmasında yaşananlar hâlâ hafızalarımızda. O maçın ardından hakem kararları uzun süre tartışıldı. Peki, kaybedilen puanlar geri geldi mi? Hayır!
Üstelik bugün Beşiktaş-Trabzonspor karşılaşmasını yönetecek Cihan Aydın üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıyı da doğru bulmuyorum. Beşiktaş forması imzaladığı gerekçesiyle tartışmaların odağına yerleştirilen Cihan Aydın’ın, geçmişte Beşiktaş aleyhine verdiği kararları neden kimse konuşmuyor?
Beşiktaş’ın verilmeyen penaltısını, kaybedilen puanlarını neden görmezden geliyoruz?
Sayın Ertuğrul Doğan, siz yalnızca Trabzonspor’un değil, aynı zamanda Kulüpler Birliği’nin de başkanısınız. Bu makamın taşıdığı sorumluluğun farkında olmanız gerekiyor.
Trabzonspor iyi bir kadro kurdu. Önemli futbolcular transfer etti, teknik direktör konusunda güçlü bir tercih yaptı. Avrupa’da da olumlu sonuçlar almaya başladı. Bütün bunlar ortadayken Beşiktaş maçı öncesinde hakem üzerinden tartışma oluşturmanın amacı nedir?
Adalet mi istiyorsunuz, yoksa hakemi baskı altına alarak ayrıcalık mı elde etmeye çalışıyorsunuz?
Böylesine önemli bir karşılaşma öncesinde bir kulüp başkanından beklenen açıklama son derece basittir: Hakemin adil bir yönetim göstermesini istemek, rakibe saygı duymak ve futbolun sahada kalmasını sağlamak.
Ancak yapılan açıklamalar, maçın hakemini daha karşılaşma başlamadan tartışmaların merkezine yerleştiriyor.
Bir de şu ihtimali düşünelim. Yarın Cihan Aydın, Trabzonspor lehine kritik bir hata yaptı ve bordo-mavililer bu kararla maçı kazandı. Sayın Ertuğrul Doğan, maç öncesindeki sözlerinden dolayı vicdan azabı duyacak mı?
Asıl cevaplanması gereken soru budur.
Beşiktaş’ın son dönemde ortaya koyduğu futbol ortada. Önemli eksiklerine rağmen Almanya deplasmanında Hoffenheim’ı mağlup eden, güçlü rakiplerine karşı mücadele eden ve sahada karakter gösteren bir takım var.
Orkun Kökçü gibi önemli bir oyuncusu olmadığında da Beşiktaş mücadeleden vazgeçmiyor. Bu takım, eksiklerine rağmen kazanmayı ve taraftarına umut vermeyi başarıyor.
Acaba Beşiktaş’ın yükselen performansı mı bazılarını endişelendiriyor?
Çünkü bugün karşımızda yalnızca üç puan için mücadele eden bir Beşiktaş yok. Sahada ne yaptığını bilen, oyununu geliştiren ve rakiplerine gücünü kabul ettiren bir takım var.
Beşiktaş’ın bu yükselişine karşı hakem tartışmaları üzerinden bir gündem oluşturulmasını doğru bulmuyorum.
Türk futbolunda hakemlik sistemi zaten ciddi tartışmaların merkezinde. Merkez Hakem Kurulu ve futbol yönetimiyle ilgili yaşanan gelişmeler, kamuoyundaki güven sorununu daha da derinleştiriyor.
Böyle bir dönemde kulüp başkanlarının sorumluluğu, tartışmaları körüklemek değil, futbolun adaletine katkı sağlamak olmalıdır.
Hakemleri baskı altına alan açıklamalara verilen para cezaları da yeterince caydırıcı değil. Bir kulüp başkanı çıkıp açıklamasını yapıyor, cezasını ödüyor ve yoluna devam ediyor.
Peki, o açıklamaların etkisiyle hakem kritik bir hata yaparsa ne olacak?
Kaybedilen puanları kim geri verecek? Haksızlığa uğrayan takımın emeğini kim telafi edecek?
Bir hakeme ceza vermek, sahada kaybedilen üç puanı geri getirmiyor.
Bu nedenle maç öncesinde yapılan açıklamaların sorumluluğu, yalnızca disiplin cezalarıyla değerlendirilemez.
Beşiktaş, tarihi boyunca hakemlerden medet uman bir kulüp olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır.
Bizim anlayışımız bellidir. Sahaya çıkarız, mücadelemizi veririz ve hakkımızı emeğimizle kazanmak isteriz. Beşiktaş’ın büyüklüğü yalnızca aldığı sonuçlardan değil, temsil ettiği değerlerden gelir.
Ancak burada Trabzonspor camiasını da ayrı tutmak gerekiyor. Trabzon, Türkiye’nin en önemli futbol şehirlerinden biridir. Trabzonspor da köklü tarihi, taraftarı ve futbol kültürüyle saygıyı hak eden büyük bir camiadır.
Benim eleştirim Trabzonspor’a veya taraftarına değil, Sayın Ertuğrul Doğan’ın maç öncesindeki açıklamalarına yöneliktir.
Kulüpler Birliği Başkanı sıfatını da taşıyan Ertuğrul Doğan’ın, futbol kamuoyuna karşı daha sorumlu bir dil kullanması gerektiğine inanıyorum.
Temennim, Sayın Ertuğrul Doğan’ın maç öncesinde yeniden kamuoyunun karşısına çıkması ve sözlerine açıklık getirmesidir.
Gerekirse yanlış anlaşılan ifadeleri için özür dilemelidir. Çünkü Türk futbolunun bugün ihtiyacı olan şey yeni hakem tartışmaları değil; adalet, sağduyu ve karşılıklı saygıdır.
Trabzonspor-Beşiktaş karşılaşması sahada oynanmalı, sonucu futbolcuların mücadelesi belirlemelidir.
Kimse hakemlerden ayrıcalık beklememeli. Herkes yalnızca adalet istemeli.
Beşiktaş’ın istediği de budur.
