Ayrışmanın adı İmamoğlu

GİRİŞ:
2026-05-04
saat ikonu 09:01
|
GÜNCELLEME:
2026-05-04
saat ikonu 09:28

Siyasi partiler önlerine anketler geldikçe vatandaşın olaylara nasıl baktığını da görüyor, fikir sahibi oluyor. Son anketlerde CHP’li belediyelere yönelik yapılan operasyonlar ve mutlak butlan davasına yönelik ‘siyasi’ mi yoksa ‘hukuki’ mi sorusuna yönelik verilen yanıtlar değişiyor.

Tüm medya kampanyasına, sosyal medya savaşlarına, muhalefetin ‘mağdur’ politikasına rağmen halk kendi notunu veriyor. Davalarla ilgili ayrıntılar ortaya çıktıkça ‘siyasi’ değil ‘hukuki’ bir sürecin yürüdüğünü görenlerin sayısında kayda değer artış olduğu görülüyor. Üstelik duruşmalar yeni başlamış olmasına rağmen...

CHP yönetimi bugüne kadar iddiaların içeriğine yönelik hiç bir elle tutulur açıklamada bulunmadı. Direndi, direndi, direndi....Ama gerçeklerden kaçılmıyor. Vatandaş kendi kararını veriyor. Belediye başkanları rahatsız. Tutuklu olanlar rahatsız. Milletvekilleri rahatsız. Çıkış yolu arayan CHP’nin bu kaçıncı sokağa inme kararı bilmiyorum ama son çare yeniden vatandaşa yüz yüze derdini anlatmakta bulundu.

Sokağa çıkmadan Özkan Yalım’a ihraç

Milletvekilleri ‘Neyi nasıl anlatacağız’ diye yakınıyor. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ı işaret ediyor. O nedenle dün alelacele toplanan disiplin kurulundan Özkan Yalım’a ihraç kararı çıktı. Çünkü sokağa inen CHP’lilere sorulacak ilk soru “Özkan Yalım’ı neden ihraç etmediniz?” olacaktı.
Yalım’ın şoförünün itirafları bardağı taşıran damla oldu. Tepkiyle karşılanmamak için daha önce açıklanan 11 Mayıs tarihi beklenmeden Yalım ihraç edildi. Demek ki disiplin kurulu olağanüstü toplanıp karar alabiliyormuş. CHP 1.5 aydır iki yüzlü siyaset izleyip kamuoyunu oyalamış.

CHP’liler İmamoğlu’nun mesajından rahatsız

Türkiye Belediyeler Birliği’nde yapılan seçimde Vahap Seçer kazandı. Seçimde Ekrem İmamoğlu’nun mesajının okunması gerginlik yaşanmasına neden oldu. Bu mesajın okunmasından sadece AK Parti’li belediye başkanları rahatsız olmadı. CHP’li bazı belediye başkanları da “Tarafsız olunması gereken bir yerde bu mesaj ile ortamı germenin ne anlamı var” yorumunu yapıyor.

CHP’li Belediye başkanları rahatsız

Yani CHP’li belediye başkanları parti yönetiminin siyasi iklimi geren söylemlerinden rahatsız çünkü ortam gerildikçe faturanın kendilerine çıktığını düşünüyorlar.
Zaten eğer isteseydi Vahap Seçer konuşması sırasında İmamoğlu’nun mesajına yer verebilirdi ama yapmadı. Onun yerine Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu mesajı okumak istedi. Çavuşoğlu resmen gerginliği tırmandırdı. Neyse konumuz bu değil...

Vatandaşın gündeminde İmamoğlu yok

CHP sokağa iniyor. Bence de inmeli. Vatandaşın derdini dinlemeli ki kimsenin gündeminde İmamoğlu olmadığını görmeli. Zorlamayla olmuyor. Vatandaş mahkeme kararını bekleyecektir. Çıkan sonuca göre de tutumunu belirleyecektir. Yani vatandaş siyasiler kadar aceleci değil. Bunu görmeliler. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının maliyeti tüm dünyayı etkilediği gibi Türkiye’yi de etkiledi. Ekonomi bir numaralı gündem...Güvenlik endişesi bir numaralı gündem.

Erdoğan’a güven yüzde 55, Butlan çıksın diyenler yüzde 54

CHP’nin içinde bulunduğu duruma bakış açısı ise şöyle: Elime geçen bir ankete göre ‘yargı gereğini yapmalı, mutlak butlan çıkmalı, bir siyasi partinin para ile dizayn edilmesine izin verilemez’ diyenlerin oranı yüzde 54.3...Yargı bu işe karışmasın diyenlerin oranı yüzde 34.1, fikrim yok diyenlerin oranı ise yüzde 11,7....
Aynı ankette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyulan güvenin tüm rakiplerini geride bırakarak yüzde 55.6...Özgür Özel’e güven oranı ise sadece yüzde 26.2, İmamoğlu’na yüzde 30.7....

CHP’de ayrışmanın adı ‘İmamoğlu’

CHP yönetimi başından beri ayrışma konusunda eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve parti içi muhalefeti suçlayıp durdu. Ama artık sokağa çıktığına göre şunu görecek...Asıl sorun İmamoğlu. Yani CHP’de bir İmamoğlu ayrışması yaşanıyor ve gittikçe de derinleşiyor.
İmamoğlu tartışmasında yeni bir aşamaya geçiliyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel daha önce kendisine ‘sahaya inelim’ diyen milletvekillerine “Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakıyor gibi anlaşılmaz mı?” sorusunu sorduğu ve tereddüt ettiği biliniyor.

CHP İmamoğlu’nu geride mi bırakıyor?

Artık CHP’de bir numaralı gündem İmamoğlu değil halkın sorunları olacak. Bunu dünkü Karabük mitinginde gördük. Özel, İmamoğlu’na ayrı başlık açmadı. Sadece 2 kez İmamoğlu’nun adını andı. Ana gündem vatandaşın sorunları, ekonomi ve emeklilerin durumuydu. Görülüyorki İmamoğlu programlarda anılsa bile artık eskisi kadar gündemde yer bulamayacak. Bakalım yeni strateji CHP’nin halkla buluşması nasıl bir sonuç üretecek.


SAADET’İN SÜRPRİZ ADAYI VE MUHALEFETTE İŞBİRLİĞİ İHTİMALİ

Geçen haftanın en çok konuşulan konularından biri Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın sürpriz Cumhurbaşkanı adayı açıklamasıydı.
Saadetlilerle görüştüm “86 milyonun oh be diyeceği adayı” öğrenmek mümkün olmadı. Bilindik isimlerden hiçbirinin olmadığını söyleseler de sürpriz ismi telaffuz etmediler
Saadet başta olmak üzere Deva, Gelecek ve Yeniden Refah Partisi seçim işbirliği görüşmelerini sürdürüyor. Ortak aday çıkarırlar mı henüz belli değil ancak kesin olan bu partilerin bir daha CHP ile yan yana gelmeyecekleri. YRP zaten böyle bir işbirliğine hep kapalıydı.

CHP yalnızlar rıhtımında

Milliyetçi cephede görünen İyi Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’nin de CHP ile işbirliği zor görünüyor. Üç partinin aday olması halinde Mansur Yavaş’ı desteklemesi kesin gibi.
CHP Mansur Yavaş’ı aday yapar mı yaparsa bu partilerin tutumu ne olur henüz o aşamaya gelinmedi.
DEM Parti’nin kendi adayını çıkarması halinde CHP’nin iyice yalnız kalacağı ortada.. CHP sahaya iniyor ama seçimi kazanmak için gereken yüzde 50’lik oyu getirecek işbirliği imkanı daha şimdiden ortadan kalkmış görünüyor.

Muhalefet çok adayla seçime girerse ne olur? Vatandaş muhalefetin bu dağınık yapısı karşısında güven istikrarı tercih edip yeniden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy verir mi? Geçmiş dönemleri hatırlayıp bir düşünün derim neden olmasın!!

SIRRI SÜREYYA BELGESELİ

Cezaevlerinden film setlerine oradan Meclis’e uzanan kimi zaman güldüren kimi zaman ağlayan ama çoğu kez düşündüren mesajlarla dolu bir hayat hikayesi..

TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili olan Sırrı Süreyya Önder geçen yıl 3 Mayıs’ta geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirmişti. Terörsüz Türkiye sürecine büyük emek vermiş fakat Meclis’teki komisyonun başlangıç ve bitişini görememişti.
Şimdi onun hikayesi ‘Süreyya’ adıyla çekilen belgesele konu oluyor. TBMM’de başlayan belgesel çekimlerinde kendisini tanıyan siyasetçilerle röportajlar yapılmaya başladı. Çekimler sanat camiasında ve dostlarıyla farklı yerlerde sürecek.
Belgesel sadece Sırrı Süreyya’nın hayatını değil bir dönemin hikayesini anlatacak.