Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Yeni Parti Kurulması Kaçınılmaz Mı?

GİRİŞ:
2026-06-01
saat ikonu 10:23
|
GÜNCELLEME:
2026-06-01
saat ikonu 12:10

CHP mutlak butlan kararı sonrası fiilen ikiye bölündü. Cumartesi günü Genel Merkezde, ise Kızılay’da kalabalıklara seslendi.

Aynı saatte yapılan iki ‘bayramlaşmada’ avantaj doğal olarak Özgür Özel’deydi. Yanında çok sayıda belediye ve parti örgütü bulunması büyük avantajdı. Üstelik toplantı için seçtikleri Kızılay Güvenpark her zaman başkentin en kalabalık bölgesidir. Ama şunu biliyoruz o kalabalığın toplanması için milletvekillerinin ve belediyelerin özel çabası vardı.

Ancak Kızılay’daki kalabalık arasında bir ayrıntı dikkatimi çekti. öncülünde Ankara’daki CHP’li belediye başkanlarının hepsi oradaydı. Biri hariç o kim mi? Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu..

Özgür Özel ve ekibinin yerel seçimlerde Mansur Yavaş’ı karşılarına alarak aday yaptıkları “Erdal amirim” Kızılay’da yoktu. Sizce de dikkat çekici değil mi?

Mansur Yavaş tarafını seçti mi?

Bu arada Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Kızılay’a giderek ‘tercihini ortaya koyduğu’ yorumları yapılıyor. Kendisine yakın isimlerle görüştüğümde; ‘mitinge katılmasına itiraz ettiklerini’ ancak Özel ekibinin yoğun baskısı nedeniyle Yavaş’ın toplantıya katıldığı anlatıldı. Kol kola Anıtkabir’e yapılan yürüyüşün ise spontane geliştiği söylendi..

Gerçekten öyle mi zaman içinde öğreneceğiz ancak Mansur Yavaş’ın konuşmasına baktığınızda orta yolcu bir çizgi izlediği görülüyor. Doğrudan Özgür Özel’i destekleyen mesajlar vermek yerine ortak akıl, beraberlik vurgusu yaparak CHP’nin bölünmesine karşı çıktı.

Mansur Yavaş’ı dinlerken “Peki yeni parti kurulursa ne yapar?” sorusu aklıma geldi. Bu sözlerden anladığım o yol ayrımına gelindiğinde Yavaş’ın CHP’yi tercih edeceği ya da iki tarafa da gitmeyip siyaseti bırakacağını tahmin etmek zor değil.

CHP’ye sahip çıkanlar Genel Merkez’deydi

Kılıçdaroğlu taraftarlarının bulunduğu CHP Genel Merkezi’nde ise beklendiğinin aksine coşku ve heyecan vardı. “Kılıçdaroğlu tek başına, barajı bile aşamaz” diyenler yanıldı. CHP tabanının en saf halini gördüm Genel Merkezde. O taban, “partiye sahip çıkma” bilinciyle Anadolu’dan akın etmişti. Bindirilmiş kıtalarla değil ceplerinden para verip imece üsulü tuttukları otobüslerle geldiler. Kalabalık hiç de küçümsenecek durumda değildi.

Bu tablodan birliktelik çıkar mı?

Aynı kalabalıklar mutlak butlan kararının çıktığı 21 Mayıs günü Genel Merkezde yoktu. CHP örgütü, Özgür Özel ve arkadaşlarını yalnız bırakmıştı. Yollar kapatıldı bahanesine kimse sığınmasın yapılan çağrılara rağmen giden olmadı.
Kızılay’daki kalabalık içinde 45 milletvekili vardı ancak CHP’nin 139 milletvekili bulunuyor. Diğer vekiller neredeydi?

Dokunulmazlık için yeni parti şart gibi

Psikolojik üstünlük ve kamuoyu desteği Özgür Özel’den yana denilse de unutulan bir detay var Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı ve yakında kurultay görünmüyor. Yani “mühür kimdeyse Süleyman o’dur” durumu.
Okunan beddualar, edilen hakaretler, hain suçlamaları elbette akıllardan çıkmayacak. Fetö vurgusu, hırsızlık ve rüşvet suçlamaları ortadayken Kılıçdaroğlu’nun disiplin sürecini işletmeyeceği düşünülemez.

Parti içinde kalmak için mücadele edeceklerini söyleseler de bu çok kolay değil. Kılıçdaroğlu’nun eğer bir anlaşma olmazsa (bence zor) Özgür Özel ve ekibini yeniden milletvekili adayı yapmayacağı ortada. Haklarına onlarca fezleke olan Özel ve arkadaşları içinse milletvekili dokunulmazlığı önemli. Sadece yargılanma-mak için parti milletvekili seçilmek zorundalar. Bunun yoku ise yeni parti kurup seçimlere gitmekten geçiyor.

Tabi dokunulmazlıkları kaldırılmazsa…

Kurultay neden toplanamaz? Çünkü toplanmasın diye harç ödediler

CHP’nin dünkü korsan MYK toplantısından kurultay için imza toplanması kararı çıkmış. Oysa herkes biliyor ki tedbir kararı sürerken ve mahkeme kararı kesinleşmeden kurultay toplanamaz. Peki süreci kilitleyen bu noktaya nasıl gelindi?

CHP’yi kurultay yapamaz hale getiren Özgür Özel ve arkadaşlarının başvurusu oldu.
Tedbir kararına itiraz eden CHP avukatlarının itirazı yine İstinaf Mahkemesi tarafından reddedildi. CHP’nin avukatları bu kez Yargıtay’a temyiz başvurusu yaptı.

“Kararı temyiz etmeyin” uyarılarına rağmen Yargıtay’a yapılan o başvuru süreci kilitledi ve mutlak butlan kararı kesinleşmeden kurultay yapılması imkansız hale geldi. Üstelik başvuruyu “Harcını bile ödedik” diyerek Özel kendisi duyurdu. Oysa temyiz edilmese karar kesinleşecek ve 45 gün içinde zorunlu olarak kurultaya gidilecekti.

O hatalı başvurunun kurultay toplanmasını imkansız hale getirdiği sonradan fark edildi ancak artık çok geçti. Kılıçdaroğlu’nu yeniden devirme ihtimalini kendi elleriyle imkansız hale getirdiler. Bu gerçeği bilmelerine rağmen imza toplamaya başlıyoruz denilmesi büyük bir çelişki ve kamuoyunu bir kez daha aldatma girişimi gibi görünmüyor mu?