Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

600 bin üye kayıp 15.5 milyon üye nerede?

GİRİŞ:
2026-09-01
saat ikonu 13:47
|
GÜNCELLEME:
2026-09-01
saat ikonu 13:47

üye sayıları üzerinden iktidara geliyoruz algısı oluşturmaya çalışıyor ama bir türlü ayakları yere basmıyor. Hem yeni üyeler kim nerede belli değil hem de sık sık sile getirdikleri imza veren 15,5 milyon kişi gelip neden üye olmuyor merak konusu…

YENİ Parti Genel Başkanı , 600 bin üyeye ulaştıklarını söyledi. Açıklamaya bakılırsa bunların 200 bini ilk kez bir siyasi partiye üye olmuş. 
İyi ama ’ın siyasi parti sicilinde bu rakam görünmüyor. Hatta ’den istifa edip YENİ Parti’ye geçtiği açıklanan bazı milletvekillerinin üyelikleri bile henüz Yargıtay kayıtlarına yansımış değil.
Elbette kayıtların güncellenmesi başka, 600 bin üyelik iddiası başka mesele.
Ama insan sormadan edemiyor: 600 bin üye nerede?
Bu tablo ister istemez İmamoğlu için açıklanan 15:5 milyon imza meselesini hatırlatıyor. Mükerrer imzaların bulunduğu biliniyordu ama siyasi iletişim açısından büyük rakam daha kullanışlıydı.
Şimdi de aynı yöntem mi? Önce rakamı büyüt, sonra kaydını beklersin!

’nin 11 milyonu aşkın üyesini ve bir bütünlük içindeki teşkilatlarını düşündüğümüzde 600 bin üye sayısını yarıştırmanın akılla mantıkla izahı mümkün değil…

Gelelim parti içi demokrasiye…
Özgür Özel, bundan sonra ilçe başkanını, il başkanını, milletvekili ve belediye başkan adaylarını, hatta genel başkanı üyelerin seçmesini istiyor.

Kulağa hoş geliyor, “Delege ağalığı bitecek, üye iradesi gelecek.”
Peki ya üye ağalığı?
Binlerce kişiyi organize biçimde partiye üye yapan gruplar ortaya çıkarsa ne olacak?
Bugünün “delege ağaları” giderken yarının “üye ağaları” gelirse ne değişmiş olacak?

Ağa yine aynı ağa…

Sadece seçmen listesi değişmiş olacak!

Üstelik bir de Siyasi Partiler Kanunu meselesi var. Parti organlarının oluşumunda delege ve kongre sistemi kanunda açıkça düzenlenmiş durumda. 

İktidara yıllardır “yasalara uyun” diyenlerin şimdi kendi parti sistemlerinde kanunla karşılaşınca, “ama bizim yöntemimiz daha demokratik” demesi gerçekten yeni bir demokrasi anlayışı!

Bir de Özgür Özel’in Cumhurbaşkanlığı adaylığı var. Daha önce kendi adaylığını kesin biçimde reddediyordu. Şimdi ise ilk kez, “Genel başkan doğal Cumhurbaşkanı adayıdır.” diyor.

“Ben adayım” demiyor ama kapıyı da artık kapatmıyor.

Siyasette bazı kapılar bir anda açılmaz. Önce kilidi kaldırılır.

Özgür Özel’in yaptığı da galiba tam olarak bu. Şimdilik aday değil…Ama adaylık kapısının anahtarını cebine koymuş gibi duruyor. Bakalım bu durum Yeni Parti’deki çekişmeyi hangi boyuta taşıyacak…