Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Hafta başından bu yana tüm Türkiye’nin gözü milletvekillerinin İmralı’da Abdullah Öcalan’la yapacağı görüşmeye çevrilmişti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit pazartesi sabahı erken saatlerde adaya gitti.
Görüşme yapılacak salon önceden hazırlanmıştı içeri girdiklerinde Öcalan milletvekillerini bekliyordu.
Devlet (MİT) görevlilerinin katılmadığı görüşme teknolojik imkanlarla kayıt altına alındı ama fotoğraf çektirilmedi.
Milletvekilleri kamuoyunun gündemindeki tüm soruları sordu. En çok merak edilen ‘silah bırakma çağrısının Suriye’deki SDG’yi kapsayıp kapsamadığı’ konusuydu.
İmralı tutanaklarının yayınlanması beklenmiyor ama ilgili bazı isimlerle konuştum.
“Bu bir devlet görevi”
Ziyaret sonrası Hüseyin Yayman ile de görüştüm. Neden ‘gittim gitmedim’ gibi bir polemik oldu diye sordum. Kendisi aynen şöyle söyledi:
“Tarihi sorumluluğumun farkındayım. Bu bir devlet görevi. Görüşmenin içeriğine dair hiç bir açıklama yapmam söz konusu olamaz. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla olması benim için önemli. AK Parti adına benim seçilmem çok kıymetli. Ben bu konuya çalışmış, önemi bilen bir insanım. Asla kimseye bilgi veremem” dedi.
İmralı görüşmesinden çıkacak her tür bilgi çok önemliydi ama tam bir karartma uygulandı.
Farklı bakış açıları da vardı. Bu görüşmelerden edindiğim bilgiye dayalı izlenimler şöyle:
Erdoğan-Bahçeli-Kurtulmuş bilgilendirildi
1-Adadan dönen heyet üç kişi kendi partilerinde dar bir yönetim kadrosuna bilgi verdi. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a da bilgi verildi...DEM kendi içinde değerlendirmelerini yaptı.
2- Bu bilgilendirmeler sonrası konuşmama ve kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmaması kararı alındı.
3- Benim edindiğim bilgiye göre Erdoğan ve Bahçeli’ye yapılan bilgilendirme sonrasında ‘İmralı ziyareti başarılı olmuştur’ yorumu yapıldı.
4- Abdullah Öcalan, Suriye’deki SDG’nin Şam yönetimine entegrasyonu konusunda inisiyatif alabileceğini bunu gerçekleştirebileceğini söyledi.
5- Bunu yapabilmesi için görüşme trafiğinin artırılması talebinde bulundu. (Eğer gerekli görülürse, ihtiyaç halinde bir görüşme daha olabilir izlenimini edindim.)
6- Öcalan “devreye girerim entegrasyonu sağlarım” dese de Ankara ‘ihtiyatlı bir iyimserlik’ içinde. Çünkü verilen sözler sahada uygulanacak mı Ankara bunu görmek istiyor.
7- Ziyaret hakkında ‘İmralı’ya gidilmesi ‘Türkiye açısından bu sorunun çözümünde iyi niyet göstergesidir’ yorumları yapılıyor.
8- Bundan sonra YPG’nin tutumuna ve bölgedeki gelişmelere bakılacak.
Gelişmeler tatmin edici bulunursa atılacak adımlar komisyonun hazırlayacağı raporda ortaya çıkacak. Biliyorsunuz yasal düzenlemeler söz konusu.
Gizlilik neden önemli
9- Ankara’da daha önceki açılım süreçlerinin neden başarısız olduğuna dikkat çekiliyor ve gizlilik kararının da bu nedenle alındığı belirtiliyor. Bu görüşmelerin sürecin zarar görmemesi ve geçmişten alınan dersler nedeniyle kesinlikle sızdırılmaması kararı alınmış.
Daha önce süreç neden bozulmuştu.
Oslo tutanaklarının sızması burada FETÖ’nün rolü ve DEM’in maksimalist çıkışları etkili olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, unutmayalım ki geçtiğimiz günlerde FETÖ’nün Cumhur ittifakını bozmaya yönelik girişimleri sürdürdüğünü ifade etmişti.
DEM’in stres yüklü talepleri
Ancak bu süreçte halen DEM’in talepleri ve yaptıkları çıkışlar anlamında bir takım çekinceler var. DEM’in mahremiyete dikkat etmesi gerektiği söyleniyor.
Ama dün Adalet Bakanlığı önüne giderek İmralı’ya gitmek üzere talepte bulundular. Pek gizlilik kararına uyacaklar gibi durmuyor.
“CHP, DEM’le arasına duvar ördü”
Yaptığım görüşmelerde CHP’nin İmralı’ya gitmeyişi önemli başlıklardandı. Farklı bakış açıları da vardı. Siyaseten yorumları da sordum.
Bana çok net bir şekilde, “DEM ile CHP’nin arasına resmen bir duvar örülmüştür, tüm köprüler atıldı” denildi.
Ben bu yorumdan İmralı’nın CHP’nin heyette olma-masından dolayı toplumsal uzlaşı anlamında rahatsızlık duyduğunu çıkarımı yapıyorum. Neticede tüm taraflar CHP’nin heyette olmasını istiyordu ama olmadı.
Ancak seçimlere de uzun bir süre var. Siyasette bir saatte bir her şey değişebilir. DEM’in tutumunu da sonuçta İmralı belirleyecektir.
“İmralı’ya giden heyet komisyona bilgi versin”
AK Parti Terörsüz Türkiye Komisyonu üyeleri dün kendi aralarında toplandı. Komisyon üyeleri “İmralı görüşmesi hakkında üyelere bilgi verilmesini ancak bunun kapalı bir toplantıda yapılmasını” talep edip önerdiğini öğrendim.
Tüm partilerde komisyonun hazırlayacağı rapor üzerinde çalışmalar başlatıldı.Her parti kendi önerilerini raporlaştırıp Meclis Başkamı Numan Kurtulmuş’a sunacak.
Süreç adım adım ilerliyor
Her fırsatta “İmralı’ya gidilsin. Bu işi Öcalan çözer” diyen DEM ve Kandil sözcülerinin bu isteği gerçekleşti. Zor, riskli ama önemli bir adım daha kazasız belasız atılmış oldu.
Yasaların çıkarılması ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi sahadaki özellikle Suriye’deki uygulamalara bağlı.
