Özgür Özel’den İkinci Normalleşme Hamlesi! Chp’de İkinci Normalleşme Dönemi Mi?

GİRİŞ:
2026-01-04
saat ikonu 10:13
|
GÜNCELLEME:
2026-01-04
saat ikonu 12:50

31 Mart 2024 yerel seçiminden başarıyla çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘artık erken seçim çağrısı yapar’ düşüncesi akıllardan geçerken herkesi şaşırtarak 20 yıldır ülkeyi yöneten AK Parti iktidarıyla diyalog zemini oluşturacağını açıklamıştı.

Kimsenin beklemediği bu hareketin adı ‘normalleşme’ olarak tarif edildi. Bu yeni halin iki önemli başlığı vardı; iki lider şahsi polemik yaşamayacak, hakaret içermeyen temiz bir dil kullanılacak ve gerekirse ülke meselelerini konuşabileceklerdi.

Her şey 23 Nisan 2024’te TBMM’deki resepsiyonda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çay sohbetiyle başlamış ve iki liderin partilerinin genel merkezlerinde birbirlerini ziyaretiyle hızlanmıştı. CHP’nin gölge bakanları AK Partili bakanları ziyaret etmiş MİT Başkanı İbrahim Kalın CHP Genel Merkezine gelerek CHP yönetimini bilgilendirmişti.

Fakat çok sürmedi ‘normalleşen’ iktidar muhalefet ilişkisi tepki görmeye başladı. En büyük tepki ise CHP’yi destekleyen medyadan ve CHP tabanından geliyordu. ‘Erken seçim istenmez mi? İktidarla müzakere değil mücadele olur’ gibi söylemlerle CHP Genel Başkanı eleştiri bombardımanına tutuldu.

“EN BÜYÜK DAYAĞI MAHALLEDEN YEDİK”

Normalleşmenin restleşmeye dönüştüğü ve siyasi gerilimin zirve yaptığı günlerde TBMM kulisinde konuştuğum bir CHP yöneticisi, olumlu sonuç almalarına rağmen normalleşmeyi bitirmek zorunda kaldıklarını kabul etmişti. Belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonlarını gerekçe olarak gösteren CHP’li isim en çok CHP medyası ve parti tabanından baskı gördüklerini anlattı.

“Normalleşme sürecinde en büyük dayağı CHP’yi destekleyen medyadan ve partinin kemik tabanından yedik. Normalleşmeye sağ seçmen ikna oldu bize yakın isimleri ikna edemedik” demişti.

Normalleşme restleşmeye dönüştü ağır hakaretler hedef göstermeler neredeyse küfre varan ifadeler havalarda uçuştu. Meydanlara çıkan CHP’nin mitingleri iktidara en ağır eleştirilerin yöneltildiği şovlara dönüştü.

Yüzden fazla miting yapan CHP yönetiminin tek gündemi Ekrem İmamoğlu’nu kurtarmaktı. “Terörsüz Türkiye” hedefiyle TBMM’de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna katılan CHP, komisyonun ilk toplantısından itibaren verdikleri rapora kadar İmamoğlu başlığından vazgeçmedi. Hatta AK Parti ve MHP’li isimler CHP sözcülerini komisyonun gündemini karıştırmakla eleştirdi.

YENİ NORMALLEŞME DÖNEMİ Mİ?

Tüm bunların ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den akıllara (normalleşme yeniden mi başlıyor?) sorusunu getiren bir açıklama geldi. Manisa’da konuşan Özel, “Bundan sonra çağrımdır, CHP’li tüm belediyeler yaptıkları her açılışa, AK Parti ve MHP’li yöneticilerini davet etsin. Biz de davet edildiğimiz her yere gideceğiz. Artık bu kutuplaşmadan, rakibini şeytanlaştıran gergin iklimden ülkenin çıkması lazım” dedi.

Vatandaşı sokaklara çağıran, sokak hareketlerinden iktidar çıkaracaklarını düşünen ve başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek olmak üzere bürokrat - siyasetçilere her türlü ağır sözü söyleyen Özgür Özel, ‘kutuplaşmadan ve rakibini şeytanlaştırmaktan’ yakınıyordu.

Siyaseten son derece olumlu bulduğum bu açıklamayı okuduktan sonra en çok merak ettiğim acaba sayın Özel bu stratejiyi hayata geçirebilir mi? sorusuydu.

YENİ STRATEJİYİ İLK MİLLETVEKİLLERİ DUYACAK

Pazartesi günü milletvekillerini kapalı grup toplantısına çağıran ve mutlaka katılın notu gönderen CHP Genel Başkanı bakalım ekibine nasıl bir talimat verecek?
Daha önce alınan hiçbir radikal kararda milletvekillerinin fikri alınmamıştı. Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis açılışında ayakta karşılanması, iktidarla normalleşme süreci gibi konularda CHP parti grubuna kimse bir şey sormadı. Bu kez değişen bir şey olacak mı izleyip göreceğiz.

Yapılan yeni ‘normalleşme’ açıklamasından Ekrem İmamoğlu’nun habersiz olduğunu düşünmekse ihtimal dışı olur. İmamoğlu’nun haberi olmadan CHP’de politika değiştirmek mümkün görünmüyor en azından bugüne kadar öyle oldu.

PEKİ CHP YÖNETİMİ NEDEN BÖYLE BİR ADIM ATTI?

CHP’nin bugüne kadar kurduğu strateji diğer partilerle aralarının açılmasına neden oldu. 6’lı masa ruhundan eser kalmadı. İmralı’ya temsilci göndermemek ve Stockholm Sendromu benzetmeleri DEM Partiyle ilişkileri zedeledi. Kürt seçmenle bağlar koptu yorumları yapıldı.

CHP yönetimi bir yandan iktidara geliyoruz mesajı verirken diğer taraftan siyasi sıkışmışlık gerekçesiyle strateji değiştiriyor olabilir mi? CHP siyasetinde değişim olacak mı? Muhalefet partileriyle ilişkiler onarılabilir mi? İktidarla sert siyasi mücadele yerine uzlaşmacı bir anlayışa mı geçilecek?

Özel’in sözleri sonrası siyasi kulislerde cevabı aranan soru hayli fazla. Onlara bir tane de ben ekleyeyim. TBMM’de sayısı hızla artan dokunulmazlık fezlekeleri CHP yönetimini etkilemiş olabilir mi? Soruların cevaplarını Özgür Özel’den başkası bilmiyor.

CHP’DE UYUM SÜRECİ

Özgür Özel’in rekor oyla genel başkanlığa seçildiği kurultayda CHP’nin yeni yönetim kadrosuyla birlikte partiyi gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerine taşıyacak kurmay ekip de oluşturuldu. Eski yeni pek çok isim parti yönetiminde görev aldı. Bazı isimler Cumhurbaşkanlığı aday ofisine kaydırıldı.

Yenilikler CHP Genel Merkezinde hareketliliği beraberinde getirdi. CHP’nin yeni yönetiminin bazı uygulamaları şimdiden konuşulmaya başlandı. CHP’ye özellikle sağ partilerden geçen isimlerin uyum sancısı yaşadığı belirtiliyor.

Mesela bir CHP Genel Başkan Yardımcısının odasının önüne gelip kapısının açılmasını beklediği, görevliler kapıyı açmadan içeriye girmediği genel merkezde en çok konuşulan başlıklardan.

Ekibinden rapor isteyen başka bir ismin ise getirilen raporu, “Bunlar ne böyle solcu solcu metinler. Böyle metin mi olur” diye eleştirmesi sıralamaya giren başlıklardan bir diğeri.

Bir başkası ise; “Sekreterini telefonla arayıp çağırmak yerine odasına taktırdığı zile basarak çağıran” yönetici.

Sağdan gelen isimler CHP’ye alışabilecek mi diye düşünürken karşımıza CHP’nin ne kadar alışacağı sorusu da çıktı.

Tabi bunlar CHP içinden duyduklarımız. Belli ki yeni isimlerin CHP’ye CHP’nin de onlara alışması biraz zaman alabilir.

Değerli okurlar,

Normalleşmeyi konu alan yazımı CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dünkü Çankırı konuşmasından önce yazmıştım. O konuşmadan geç haberdar oldum.

Özel’in Venezuela kriziyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan sözlerini okuyunca ‘normalleşmenin’ mümkün olmadığı ortada.

Bir gün önce farklı mesajlar veren Özel’in miting meydanında yine sert üsluba dönmesi inandırıcılığının kalmadığını gösteriyor.

CHP’nin; devlet yönetimiyle, milli menfaatlerle iç siyaseti karıştırması ergen tavrı göstermesi anlaşılır gibi değil.