Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran savaşı, 19. gününde artık bir bölgesel kriz olmaktan çıkarak küresel dengeleri sarsan bir jeopolitik kırılma haline geldi.
İran, kilit isimlerden biri olan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve ve Besic güçlerinin Komutanı Gulam Rıza Süleymani'nin saldırılarda öldürüldüğünü açıkladı.
Bu savaş artık sadece füzelerle değil, enerji, ekonomi ve para üzerinden veriliyor.
Ve denklemin kalbi tek bir yerde atıyor: Hürmüz Boğazı.
Küresel enerji krizi demek, enflasyon ve petrol fiyatlarının yükselmesi demektir.
Yani Hürmüz’ü kaybeden, ekonomik savaşı da kaybeder.
Dünyaca ünlü yatırımcı Ray Dalio’nun uyarısı tam da bu noktada alarm veriyor.
Dalio, Hürmüz krizi nedeniyle ABD’nin küresel hegemonyasını kaybedebileceğini savunurken, aslında doların tahtına işaret ediyor.
Eğer Hürmüz’de kontrol kaybedilirse, enerji ticareti kaçınılmaz olarak alternatif para birimlerine kayacak; bu da doların küresel rezerv statüsünün sarsılması anlamına gelecektir.
Savaşın en kritik sinyallerinden biri de cephe genişlememesi.
Kanada ve Yunanistan gibi müttefikleri açık şekilde savaşa dahil olmayacaklarını duyurdu.
Bu ABD’nin beklediği uluslararası destek koalisyonunu kuramadığını gösterir.
Orta Doğu’da kontrolü sağlamak ve İran rejimini köşeye sıkıştırmak hedefiyle yola çıkan ABD, ironik bir şekilde bu süreçte kendi küresel kredisini tüketiyor.
Eğer Hürmüz Boğazı’nda kontrol kaybı yaşanırsa, bu sadece bir askeri geri çekilme olmaz.
Bu, ABD’nin 'süper güç' kimliğinin sorgulanmaya başlanması demektir.
ABD bu savaşı kazanırsa bile, gerçekten kazanmış sayılacak mı?
