Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD ile İran arasında aylardır dünyanın nefesini tutarak takip ettiği müzakerelerde anlaşma sağlandı.
Tüm gözler 19 Haziran’da atılacak imzalara çevrilirken, küresel enerji piyasalarının kaderini etkileyen Hürmüz Boğazı’nda ilk ticaret gemileri geçiş yaptı.
Ancak görünen o ki, ABD-İran anlaşması Orta Doğu’daki tüm sorunları çözmeye yetmeyecek.
Çünkü anlaşmanın mürekkebi kurumadan İsrail cephesinden Lübnan’a yapılan saldırılar ve açıklamalar bölgede yeni bir gerilim hattının oluşabileceğine işaret ediyor.
Tel Aviv yönetimi, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın kendilerini bağlamadığını açıkça söyledi.
Bu tablo yalnızca İran ile İsrail arasındaki görüş ayrılığını değil, Washington ile Tel Aviv arasındaki çatlağı da gözler önüne seriyor.
Netanyahu’nun Lübnan’ın güneyinde işgal altında tuttukları bölgelerden çekilmeyeceklerini ısrarla vurgulaması, İsrail’in güvenlik politikalarında geri adım atmaya niyetli olmadığını gösteriyor.
Buna karşılık Trump’ın son açıklamaları oldukça dikkat çekici.
Trump, ''Şimdi ikinci aşamaya geçiyoruz, bence bu daha kolay olacak'' diyerek sürecin devam edeceğini vurguladı.
Daha da önemlisi, İsrail’e yönelik verdiği mesajlarla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
''Ben olmadan İsrail olmaz'' sözleri, yalnızca bir siyasi çıkış değil; aynı zamanda Washington’un Tel Aviv üzerindeki etkisini hatırlatan güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.
Tam da bu noktada kritik soru ortaya çıkıyor: ABD ile İran arasında savaşın sona ermesini sağlayan anlaşma, ABD ile İsrail arasında yeni bir krizin başlangıcı olabilir mi?
Anlaşmanın maddeleri incelendiğinde, İran’ın nükleer programı konusunda nihai bir çözümün sağlanmamış olması, sürecin en kırılgan noktası olarak öne çıkıyor.
Taraflar belli başlı şartlarda uzlaşmış görünse de, nükleer dosyanın tamamen kapanmaması gelecekte yeni krizlerin kapısını aralık bırakıyor.
Bu nedenle bugün yaşananları kalıcı barış olarak tanımlamak için henüz erken.
Belki de Orta Doğu’da savaş sona ermedi, sadece aktörleri değişiyor.
Yarın manşetlerde Trump ile Netanyahu arasındaki güç mücadelesini konuşuyor olabiliriz.
