Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD ile İran arasında Cenevre’de yürütülen dolaylı temasların üçüncü turu, barış sahnesinde üçüncü perdeyi araladı.
Bir türlü uzlaşının sağlanamadığı masada; yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stoğu, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yaptırımların kademeli kaldırılması, denetim ve doğrulama mekanizmaları var.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran’ın nükleer silah hedefi olmadığını yinelerken; Washington cephesi maksimum baskı ile kontrollü diplomasi arasında gidip geliyor.
Özellikle ABD’nin geçmiş operasyonlar nedeniyle azalan hava savunma mühimmatı ve bölgedeki askeri varlıklarının kırılganlığı, masadaki psikolojik dengeyi etkileyen kritik unsurlar arasında.
Tüm bunlara rağmen kısa vadede kapsamlı bir barışın çıkması oldukça zor görünüyor.
İran, yaptırımların önce ve somut şekilde kaldırılmasını isterken; ABD, nükleer faaliyetlerde geri dönüşü olmayan teknik adımlar talep ediyor.
Büyük bir anlaşma yerine kademeli ve sınırlı bir ara uzlaşı sağlanabilir.
İran’ın zenginleştirme oranını düşürmesi ve stoğun bir kısmını devretmesi, ABD’nin belirli finansal kanalları açması ve petrol ihracatına sınırlı esneklik sağlaması gibi unsurlar diplomatik tansiyonu düşürmekte faydalı olur ama kalıcı çözüm üretmez.
Teknik ayrıntıların netleşeceği kritik bir eşik olarak görülen üçüncü turda, somut takvim ve denetim mekanizması çıkmazsa süreç yeniden askıda diplomasi dönemine girer.
Washington’un olası yeni planı, bölgesel caydırıcılığı artırırken diplomatik kapıyı açık tutmak, İsrail ve Körfez ülkeleriyle güvenlik koordinasyonunu derinleştirmek ve İran’ın füze programını da pazarlık masasına taşımak olabilir.
Tahran’ın planı ise yaptırımları gevşetmek için zaman kazanmak ve bu süreçte nükleer kapasiteyi pazarlık kozu olarak korumak.
