Hürmüz kartı kimin elinde?

GİRİŞ:
2026-04-01
saat ikonu 12:43
|
GÜNCELLEME:
2026-04-01
saat ikonu 12:43

ABD-İsrail-İran savaşı bir ayı geride bırakırken sahadaki gerçeklik ile masadaki söylemler arasındaki uçurum her geçen gün daha da büyüyor.

Bir yanda aralıksız süren misilleme saldırıları, diğer yanda savaşın tamamlanarak sonuna yaklaşıldığı yönündeki açıklamalar…

İran’ın ’ndan geçişleri ücretlendirme kararı, küresel enerji piyasalarına verilmiş çok net bir mesaj.

Dünya petrol ticaretinin önemli kısmının geçtiği şu anlık bu dar geçit, küresel ekonomik dengeler üzerinde domino etkisi oluşturdu.

KİM GERİ ADIM ATACAK?

Taraflar uzun bir süredir masaya oturuyor gibi yaparken, sahada pozisyonlarını sertleştiriyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ''saldırılar tekrarlanmayacaksa savaşı bitiririz'' mesajı, yüzeyde bir yumuşama sinyali gibi okunsa da, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmaması halinde İran’ın enerji alt yapısını hedef alacaklarını söylemesi ve ABD'yi NATO'dan çıkarma planı, diplomasinin ince bir çizgi üzerinde kaldığının göstergesi.

ABD ve İsrail’in şartı net: İran geri adım atacak.

İran’ın cevabı daha da net: Asıl geri adımı siz atacaksınız.

Elde düğümlenmiş bir kriz, kilitlenmiş bir var...

Gerilimin en çarpıcı boyutlarından biri ise savaşın artık gri alanlara kayması oldu.

ABD ve İsrail’in İran’da anestezi ve kanser ilaçları üreten büyük bir ilaç tesisini vurması savaşın sadece askeri değil, insani boyutunun da derinleştiğini gösterdi.

Trump’ın, Hürmüz Boğazı nedeniyle yakıt sıkıntısı yaşayan ülkelere ''Ya ABD’den satın alın ya da gidip kendiniz alın'' şeklindeki trajikomik önerisi ise diplomasi tarihine geçecek türden…

Yalnızca stratejik değil, aynı zamanda küresel müttefiklik ilişkileri açısından da sorgulanıyor.

Çünkü bu söylem krizi çözmekten çok, küresel bağımlılık ilişkisini de yeniden şekillendirme çabası.