Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Başarılı müzikleri ve danslarıyla son dönemin popüler gruplarından Manifest, bu kez sahne performanslarıyla değil, sosyal medyada dolaşıma giren sözleşme iddialarıyla gündeme geldi. Grup üyelerinin gelir dağılımından özel hayatlarına kadar uzandığı ileri sürülen ve kamuoyunda şaşkınlık uyandıran maddeler, kısa sürede dijital platformlarda geniş yankı uyandırdı. Tartışmalar büyürken tüm dikkatler grubun kurucusu Tolga Akış’a çevrildi. Beklenen açıklama gecikmeden geldi. Akış, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak söz konusu içeriklerin tamamen asılsız olduğunu belirtti ve sürece ilişkin hukuki adımların başlatıldığını açıkladı.
Beklenen açıklama gecikmedi. Sosyal medyada saatlerdir konuşulan iddiaların ardından Tolga Akış, kişisel hesabından yaptığı paylaşımla konuya doğrudan cevap verdi. Akış, dolaşıma giren metnin gerçeği yansıtmadığını net bir dille ifade etti ve iddiaları kesin bir şekilde reddetti.

Tolga Akış açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
'Sosyal medyada dolaşan 'Manifest sözleşme şartları' adı altındaki haber tamamen uydurma maddelerden, sanırım birilerinin eğlenmek için yazdığı bir haber olup, tabii ki gerçeği yansıtmamaktadır. Gerekli hukuki işlemler tarafımızca başlatılmıştır.'
Son bir yıl içinde Türkiye müzik sahnesinde en hızlı yükselen oluşumlardan biri haline gelen Manifest, Tolga Akış ve Hypers New Media tarafından hayata geçirilen BIG5 Türkiye yarışmasıyla ortaya çıktı. Başlangıçta yalnızca dijital bir proje olarak değerlendirilen grup, yarışma sürecinin ardından seçilen Sueda, Mina, Hilal, Zeynep, Esin ve Lidya ile birlikte kısa sürede bu algıyı tamamen değiştirdi. Artık onlar sadece bir müzik grubunun üyeleri değil, aynı zamanda yeni neslin en çok konuşulan genç isimleri arasında yer alıyor.

Manifest’in yakaladığı çıkış, Türkiye’de uzun süredir hissedilen bir kız grubu boşluğunu da yeniden gündeme taşıdı. Pek çok dinleyici, grubun başarısını Hepsi’den bu yana bu ölçekte öne çıkan ilk kız grubu oluşuna bağlıyor. Yayınladıkları şarkıların milyonlarca dinlenmeye ulaşması, sosyal medyada sürekli gündem olmaları, konser biletlerinin kısa sürede tükenmesi ve hızla büyüyen hayran kitlesi bu yükselişi destekleyen en önemli göstergeler arasında yer alıyor. Özellikle genç kitlede güçlü bir karşılık bulan Manifest, yalnızca sosyal medya platformlarında değil, çok daha geniş bir dinleyici kitlesinde karşılık bulmayı başardı.

Son aylarda verdikleri konserler, marka iş birlikleri ve sahne şovları da sık sık gündem oldu. Ülker Arena’da gerçekleştirdikleri performanslar büyük ilgi görürken, grubun uluslararası projeler için temaslar yürüttüğü ve global ölçekte büyüme hedefi taşıdığı da konuşulan başlıklar arasında yer aldı. Tüm bu gelişmeler, Manifest’i artık yalnızca bir müzik grubu değil, Türkiye’de yeniden şekillenen kız grubu kültürünün güçlü bir temsilcisi haline getirdi. Bu nedenle grup hakkında ortaya atılan her iddia kısa sürede geniş yankı buluyor.

Son saatlerde sosyal medyada dolaşıma giren konu da tam olarak buydu. “Manifest sözleşme şartları” başlığıyla paylaşılan bazı maddeler kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından yayılırken, iddialarda yer alan detaylar büyük tartışmaya neden oldu.
Paylaşılan metinlere göre elde edilen gelirin yalnızca yüzde 30’u Manifest üyelerine veriliyor, kalan yüzde 70’lik kısım ise Tolga Akış’a ait oluyordu. Ayrıca sahne giderlerinin üyelerin payından düşüleceği, sahne kostümlerinin ücretinin de grup üyeleri tarafından karşılanacağı öne sürüldü.

Ancak iddiaların en çok dikkat çeken kısmı bunlarla sınırlı değildi. Söylentilere göre grup üyelerinin Tolga Akış’tan izin almadan evden çıkmaları yasaktı. Yine aynı şekilde erkek arkadaşlarıyla görüşmelerinin de izin şartına bağlandığı, 10 yıl boyunca sosyal medya üzerinden kendi başlarına reklam paylaşımı yapamayacakları ve gruptan ayrılmak isteyenlerin kişi başı 45 milyon 800 bin TL tazminat ödemek zorunda kalacağı iddia edildi.
Bu iddialar kısa sürede sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi. Kullanıcıların bir kısmı söz konusu maddelerin gerçek olamayacak kadar sert olduğunu savunurken, bir kısmı ise doğru olması halinde oldukça ağır ve kısıtlayıcı şartlar içerdiğini dile getirdi. Tartışmalar büyüdükçe gözler yeniden Manifest’in kurucusu Tolga Akış’a çevrildi.