Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kilo verme sürecinde daha az yemek kadar ne zaman yemek yenildiği de son yıllarda gündeme gelmeye başladı. Özellikle sosyal medyada oldukça yaygınlaşan aralıklı oruç, kısa sürede kilo vermek isteyenlerin dikkatini çekiyor. Bu yöntemin en bilinen uygulamalarından biri ise 16:8 diyet modeli. 16:8 yönteminde günün 16 saati boyunca kalori içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durulurken, yemekler 8 saatlik bir zaman diliminde tüketiliyor. Örneğin ilk öğününü 12.00'de yapan bir kişi, son öğününü 20.00'ye kadar tamamlayabiliyor. Ancak yöntemin temel noktası yalnızca saatlere dikkat etmek değil, yemek yenilen süre içerisinde de dengeli ve yeterli beslenmek.
Aralıklı orucun en popüler modellerinden biri olan 16:8 diyet modelinde gün iki bölüme ayrılıyor. Sekiz saatlik bölümde ana öğünler ve gerekiyorsa ara öğünler tüketilirken, kalan 16 saatlik süreçte kalori alımı sınırlandırılıyor. Oruç döneminde genellikle su, şekersiz çay ve şekersiz kahve gibi kalorisiz içecekler tercih ediliyor. Ancak kahveye şeker, şurup veya krema eklemek gibi uygulamalar yöntemin kalori kısıtlaması mantığını değiştirebiliyor.

16:8 diyet yönteminin kilo kaybına katkı sağlayabilmesinin önemli nedenlerinden biri, kişinin gün içerisinde daha az öğün tüketmesi ve buna bağlı olarak toplam kalori alımının azalabilmesi. Örneğin daha önce gece geç saatlerde atıştıran bir kişinin yemek yeme süresini sınırlandırması, günlük toplam enerji alımını azaltabilir. Ancak burada önemli olan nokta, aralıklı orucun tek başına kilo kaybını garanti etmemesi.

Kişinin sekiz saatlik beslenme penceresinde ihtiyacından çok daha fazla kalori tüketmesi durumunda kilo vermesi zorlaşabilir. Bu nedenle 16:8 diyeti uygulayan kişilerin yalnızca saate değil, tükettiği besinlerin miktarına ve kalitesine de dikkat etmesi gerekiyor.

16:8 diyetiyle ilgili en sık yapılan hatalardan biri, uzun süre yemek yememenin tek başına yeterli olduğunu düşünmek. Oysa dengeli beslenme, kilo kontrolünün önemli parçalarından biri. Sekiz saatlik sürede sürekli hamur işi, şekerli yiyecekler, kızartmalar ve yüksek kalorili atıştırmalıklar tüketmek, uzun süre aç kalmanın sağladığı avantajı ortadan kaldırabilir.

Aralıklı oruç sosyal medyada oldukça popüler olsa da herkesin aynı beslenme modelini uygulaması doğru değil. Özellikle hamile veya emziren kadınlar, çocuklar ve ergenler, yeme bozukluğu öyküsü bulunan kişiler ile bazı kronik hastalıklara sahip olanların doktor veya diyetisyen görüşü almadan uzun süreli açlık uygulamalarına başlamaması gerekiyor.

16 saatlik açlık bazı kişiler tarafından kolaylıkla tolere edilirken, bazı kişilerde başlangıç döneminde açlık hissi, baş ağrısı, halsizlik, konsantrasyon güçlüğü veya huzursuzluk görülebiliyor. Özellikle gün içerisinde yoğun fiziksel aktivite yapan veya yeterli sıvı tüketmeyen kişilerde bu şikayetler daha belirgin hale gelebiliyor.

16:8 uygularken yalnızca “kaç saat aç kaldım?” sorusuna odaklanmak yerine “ne yiyorum?” sorusunun da sorulması gerekiyor.
Öğünlerde yeterli protein ve lif bulunması tokluk hissinin desteklenmesine yardımcı olabilir. Sebze ve meyveler, tam tahıllar, baklagiller ve kaliteli protein kaynakları beslenme planının temelini oluşturabilir.

Aralıklı oruç bazı kişiler için uygulanabilir ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni olabilir. Ancak kilo verme sürecinde tek seçenek değildir. Günlük enerji ihtiyacı, fiziksel aktivite, uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve kişinin genel sağlık durumu da sürecin önemli parçalarıdır.