Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bir davet gelir bazen; adı konmaz, adresi yazılmaz. Yine de insan bilir; kalbinin en eski en derin yerinden bir çağrıdır bu. Bu bayram, öyle bir çağrının izine düşelim. Manevi bir sofraya, gönüllerin şehrine yürüyelim. Taşları dua, gölgesi hatıra olan bir şehre… Kudüs’e.
Bayram, kimi şehirlerde sevinçtir; kimi şehirlerde kavuşma… Kudüs’te ise bayram, hem sevinçtir hem sızı. Sabah ezanı orada, yüzyılların birikmiş sesini taşır. Güneş yükselirken taş duvarlara değen ışık, bir günün başlangıcını, bir hafızanın uyanışını haber verir. Çünkü Kudüs’te her sabah, geçmiş yeniden hatırlanır.
Dar sokaklarda yürürken insan kendini bir zamanın içinden geçiyor gibi hisseder. Ayakların taşlara değdikçe, o taşların senden önce nice insanı taşıdığını fark edersin. Bir annenin duası, bir çocuğun gülüşü, bir yaşlının sabrı… Hepsi aynı sokakta yan yana yürür. Bayram, işte tam da burada başka bir anlam kazanır: Hatırlamak ve taşımak.
Kudüs’te bayram, çocukların gözlerinde başlar. Yeni bir ayakkabının sevinci vardır ama o sevinç, dünyanın başka yerlerindeki kadar basit değildir. O gözlerde erken büyümüş bir bilgelik, erken öğrenilmiş bir direniş saklıdır. Çünkü bu şehirde çocuklar bayramı da zamanı da erken öğrenir.
Bir kapı aralığında paylaşılan ekmek, bayramın en sade ama en derin halidir. Çünkü burada paylaşmak, var olanı bölüşmektir. Aynı sofraya oturmak, aynı kaderi kabullenmektir. Bayram, kalabalık sofralardan çok, aynı duaya âmin diyen kalplerle kurulur.
Kudüs’te bayram, bir bekleyiştir. Sabırla yoğrulmuş, umutla ayakta duran bir bekleyiş… Her taşın, her duvarın, her kapının ardında aynı soru saklıdır: Ne zaman? Ve aynı cevap yankılanır: İnanç sürdükçe zaman da her şeye dayanır.
Bu şehirde bayram, geçmişin yükünü yüksünmez, onu onurla taşır. Çünkü Kudüs, insanın kendi vicdanıyla yüzleştiği bir aynadır. Oraya bakınca kendini görürsün: Unuttuklarını, sustuklarını, ertelediklerini…
Bazı şehirler dünyada bir mekandan öte ; insanın içinde de yaşar. Kudüs, işte o şehirlerden biridir. Bayram orada bir gün değil, bir haldir. Bir sızı gibi içte duran, bir umut gibi diri kalan…
Şimdi söz, şiirin diline düşsün:
KUDÜS’TE BAYRAM
Doğ ey sabah ki Kudüs’e bayram doğsun
Taşlar dile gelsin, her dem minber konuşsun
Ezanlar göğe hür bir sesle dolsun
Bugün bu şehirde esaret bozulsun
Kudüs, sen ümmetin kalbi, yarası
Her taşında saklı bir asır yası
Bayram sabahında dinmez ayrılık sesi
Her köşende sabrın derin nefesi
Bir çocuk yürür daracık yolda
Bayramlık yoktur, umut var onda
Bir şeker saklı küçücük avuçta
Bir çağın yükü o masum omuzda
Bir anne durur kapı eşiğinde
Gözünde sabır, kalbi zaman beşiğinde
Ellerim semada, titrer yüreğim
“Bir bayram gelsin” diye dileği
Ey Mescid-i Aksa, kutlu emanet
Sana varmak bir yol değil, ibadet
Taşların secde, duvarın ibret
Bu dava ebedî, bu ses emanet
Endülüs rüzgârı eser uzun geceden
Kayıp bir zaman kalır derin içimden
Unutan silinir gider senin içinden
Hatırlayan doğar küllerinin içinden
Bu bayram ki sade bir sevinç değil
Ya diriliş olur ya da bir sefil
Ayağa kalk artık, vakit geç değil
Hürriyet beklemez, susmak çare değil
Bir gün doğacak o büyük sabah
Minareler yükselecek İslam’a mubah
Çocuklar gülecek korkmadan her gâh
Anneler ağlamayacak, dinecek her ah
İşte o gün bayram gerçek olur
Hak yerini bulur, zulüm yok olur
Tarih susar, adalet konuşur
Kudüs yeniden kendi olur
Bekle Kudüs, sabırla bekle sen
Bu iman sönmez, tükenmez aslen
Bir gün doğacak o kutlu neslin
Bayram seninle bayramdır ey Kudüs’üm.
Sessiz bir ezan yükselir taşlarından
Gökten değil, kalbimin rahsalarından
Bir çocuk geçer sokaklarından
Elinde şeker, sevinç akar yanaklarından
Bir kapı ki içeriden sabır taşar
Ey yedi kapılı şehir, can sende yaşar
Dünya yedi alem hep sana koşar
Her kapında başka bir bekleyiş
Her bekleyişte duadır inleyiş
Aksa, yalnız değil gönüllerde nümayiş
Kalbimizin en eski onulmayan yarası
en dirençli umudu, en büyük duası
Kulağımızda Endülüs’ten kalan bir ses
Bir bayram sabahı selamı her nefes
Yollarına düştük, hepimiz tek nefes
Bir bayram sabahıdır türkümüz
Gülüşler özgür , sözümüz gür
Bir adamsın bayrama ötende tarih,
Şehri kadim, sensin insanlığa huzur
Bayram,zamandır andır gönüle
Kalpler konuşur, candır bilene
Kudüs’te bayram, Kudüs bayram
Yürekler sana koşar hep elden ele.
Uzaklardan seni düşledim Kudüs
Bir bayram sabahı gibi içimde
Bayram bayram ola gayri içinde
Kudüs bayramdır hepten içimde.
