Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Mardin; Süryani’nin duası, Kürt’ün türküsü, Arap’ın sofrası ve Türk’ün misafirperverliğiyle yoğrulmuş bir şehir.
Bazı şehirler vardır; haritada bir nokta olmaktan çok daha fazlasıdır. Onlar bir çağrı, bir ses, bir koku ve bir hatırlayıştır. Mardin, işte tam da böyle bir şehir. Taşına dokunduğunuzda zamanın nabzını hissedersiniz; sokağında yürürken geçmiş, bugüne omuz verir. Ve bazen bu kadim şehir, kendi sınırlarını aşar; başka şehirlerin kalbine dokunur.
“Mesele Mardin’i anlatmak değil, Mardin’i yaşamak”
Bu davetin arkasında güçlü bir iş birliği var
“Mardin İl Tanıtım Günleri”, bir tanıtım organizasyonundan çok daha fazlası; hafızaya, kültüre ve sofraya kurulan büyük bir davet. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Mardin Valiliği, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Mardinli İş İnsanları Derneği (MARİŞ) desteğiyle oluşan iş birliğinin ruhunda saklı bir güç.
15–18 Ocak 2026 tarihleri arasında, İstanbul’un en geniş nefes alanlarından biri olan Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi, işte böyle bir misafirliğe ev sahipliği yaptı.
Protokolün tanıklığında bir kültür buluşması
Açılış günü İstanbul’a Mardin’in güneşi doğdu adeta. Programa katılan isimler, bu organizasyonun sıradan bir etkinlik olmadığının bir göstergesi.
· İstanbul Valisi Davut Gül,
· Mardin Valisi Tuncay Akkoyun,
· TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve İstanbul MV. Prof. Dr. Cüneyt Yüksel,
· Mardin Milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak,
· Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut,
· AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir,
· AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu,
· Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin,
· Yeşilli Belediye Başkanı Hayrettin Demir,
· Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır,
· MARİŞ Başkanı Sabahattin Fidan,
· Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe,
· MAREV Genel Başkanı Şevket Çelik,
· OSB Başkan Vekili Abdulnasır Duyan,
· Mardin 1969 Spor Kulübü Başkanı Rıdvan Aşar,
Mezopotamya’nın Sesi İstanbul’da
Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin geniş alanına kurulan stantlar, bir panayır değil; bir medeniyet anlatısıydı sanki. Taş işçiliğinden telkâriye, müzikten halk oyunlarına kadar her detay, Mardin’in çok katmanlı yapısını yansıtıyordu.
Sofra: Mardin’i anlamanın en kısa yolu
Mardin mutfağını uzun uzun tarif etmeye gerek yok. Çünkü o, anlatıldıkça eksilen; tadıldıkça çoğalan bir mutfak. Baharatı ölçüyle, sabrı ustalıkla kullanır. Bu tanıtım günlerinde sunulan lezzetler, bir gösterişin değil; bir hafızanın ürünüydü. Her tabak, “biz buradayız” diyen bir geçmişten sesleniyordu.
Dayanışmanın tenceresi “MOKİD Mutfağı”
Bu sofranın en anlamlı duraklarından biri, hiç kuşkusuz MOKİD Mutfağı. Mardin Ortak Kadın İşbirliği Derneği’nin hikâyesi, bir mutfaktan çok daha fazlasını anlatır. Bu hikâyenin merkezinde ise Hilal Burç vardır.
Hilal Burç, Mardin’de erken yaşta evlenmiş; ancak eğitim hayalinden vazgeçmemiş bir kadın. Hayatın ona çizdiği sınırları kabul etmek yerine, o sınırları genişletmeyi seçmiş. Sivil toplum alanında uzmanlaşmış, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yıllarca emek vermiştir.
2007 yılında kurulan MOKİD, ilk günden itibaren kadınların yalnız olmadığını anlatan bir yapı olmuş. Ancak zamanla anlaşıldı ki, güçlenmenin en kalıcı yolu ekonomik bağımsızlıktan geçiyordu. İşte mutfak, tam da bu noktada bir kader mekânına dönüştü.
Şiddet mağduru kadınlar, mülteciler, depremzedeler…
2022’de kurulan KADİM Kooperatifi, bu emeği kurumsal bir yapıya dönüştürdü. Deprem sürecinde bir taziye evinde binlerce kişiye pişirilen yemekler, MOKİD Mutfağı’nın bir işletmeden çok bir vicdan modeli olduğunu gösterdi.
Bugün MOKİD Mutfağı; kadın istihdamını merkeze alan, kalite ile ulaşılabilir fiyatı dengeleyen, dayanışmayı sofraya taşıyan örnek bir yapı olarak varlığını sürdürüyor.
Şef Ali Demir ve yarışmayla taçlanan lezzet
Mardin İl Tanıtım Günleri’nin gastronomi ayağını taçlandıran en önemli etkinliklerden biri ise Mardinli ünlü Şef Ali Demir öncülüğünde düzenlenen yemek yarışması oldu. Ali Demir, mutfağıyla yemek pişirmenin yanında Mardin’i anlatan bir isim. Bu yarışma, onun memleketine duyduğu vefanın bir göstergesiydi. (Bu arada cumartesi günü sahnedeyken ablası Müzeyyen Hanımın kalp krizi sonucu vefatını öğrenmesi hem kendini hem de sevenlerini üzdü. Allah gani gani rahmet eylesin.)
Sunuculuğunu Gülçin Polat’ın üstlendiği yarışma, büyük ilgi gördü. Jüri koltuğunda gastronomi dünyasının saygın isimleri yer aldı. Mukader Başkanı ve TUGAFED Başkan Yardımcısı Abdurrahman Matalman başta olmak üzere, pek çok usta şef, Mardin mutfağının yorumlarını titizlikle değerlendirdi.
Bir tanıtımdan fazlası
Mardin İl Tanıtım Günleri, dört gün boyunca İstanbul’a şunu hatırlattı: Kültür, korunacak bir miras ve yaşatılacak bir sorumluluk. Sofra ise bu sorumluluğun en güçlü anlatım biçimi.
Mardin, İstanbul’a misafir oldu ama kalıcı bir iz bıraktı. Ve belki de en önemlisi şuydu: Bu organizasyon, Mardin’i anlatmadı; Mardin kendini konuşturdu.
Taşını, yemeğini, kadının emeğini, ustanın sabrını…
