Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Programın uzun sürmesi ise makinenin daha fazla enerji harcadığı anlamına gelmiyor. Sistem, suyu daha yüksek sıcaklıklara çıkarmak yerine daha düşük sıcaklıklarda daha uzun süre çalışarak enerji kullanımını azaltmayı amaçlıyor. Miele de Eco 40-60 programının enerji ve su tüketimi açısından verimli olduğunu, sıcaklığın yük miktarına göre otomatik şekilde ayarlanabildiğini belirtiyor.
Çamaşır makinesinde program süresine bakarak enerji tüketimini tahmin etmek yanıltıcı olabiliyor. Özellikle Eko 40-60 seçeneğinde uzun süre, programın temel çalışma mantığının bir parçası. Yüksek sıcaklıkta yıkama sırasında suyu ısıtmak için daha fazla enerji gerekiyor. Daha düşük sıcaklıklarda çalışan programlar ise bu ısıtma ihtiyacını azaltabiliyor. Bosch da yüksek sıcaklıkta yıkamanın suyu ısıtmak nedeniyle daha fazla enerji gerektirdiğini belirtiyor.

Bu nedenle ekranda üç veya dört saate yaklaşan bir süre görmek, programın mutlaka daha fazla elektrik tükettiği anlamına gelmiyor.
Burada en sık yapılan hatalardan biri de Eko 40-60 programını bütün çamaşırlarda kullanmak. Bu program esas olarak normal derecede kirli, 40 veya 60 derecede yıkanabilir pamuklu çamaşırlar için tasarlanıyor. Havlu, çarşaf ve pamuklu günlük kıyafetler gibi ürünlerde uygun olabilir. Ancak hassas kumaşlar, yünlüler, ipekler veya özel bakım gerektiren giysiler için yalnızca enerji tasarrufu düşünülerek bu programın seçilmesi doğru değil.
Kıyafetin etiketindeki yıkama talimatı her zaman dikkate alınmalı. Makinenin kullanım kılavuzunda belirtilen program özellikleri de kontrol edilmeli.

Programın adında 40-60 ifadesinin bulunması da sık karıştırılan konulardan biri. Eko 40-60, her yıkamada suyun sabit şekilde 40 veya 60 derece olacağı anlamına gelmiyor. Makinenin modeli ve yük miktarına göre gerçek yıkama koşulları değişebiliyor. Miele, kendi makinelerinde bu programın sıcaklığının yük miktarına göre otomatik ayarlanabildiğini belirtiyor.
Dolayısıyla ekrandaki program adını doğrudan suyun sıcaklığı olarak değerlendirmek doğru değil.

Bir başka yaygın hata ise Eko program ile hızlı yıkama programını aynı amaçla görmek. Hızlı programların temel amacı kısa sürede, genellikle az miktarda ve hafif kirli çamaşırları yıkamak. Örneğin Samsung, 15 dakikalık hızlı yıkama seçeneğini 2 kilogramdan daha hafif ve az kirli çamaşırlar için öneriyor.
Eko program ise zaman kazanmak için değil, enerji ve su tüketimini azaltmak için tasarlanıyor. Bu nedenle “En kısa program en ekonomik programdır” düşüncesi her makine için doğru değil.

Program seçimi kadar çamaşır miktarı da sonucu etkiliyor. Makinenin kapasitesinden fazla çamaşır doldurmak, yıkama performansını olumsuz etkileyebiliyor. Çamaşırların tambur içinde yeterince hareket edememesi temizliği zorlaştırabiliyor. Üreticiler de makinenin kapasitesinin aşılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.

Ancak bunun tersi de her zaman ideal değil. Çok az çamaşır için yüksek kapasiteli programları çalıştırmak yerine, makinenin kullanım kılavuzunda belirtilen uygun program tercih edilmeli. Bazı modeller yük miktarını algılayarak program süresini ve tüketimi değiştirebiliyor. Bu nedenle aynı programın farklı doluluklarda farklı süre göstermesi normal.