Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD öncülüğünde Venezuela petrolünü yeniden ayağa kaldırma planı, dev yatırım ihtiyacı, yaptırımlar ve siyasi belirsizlik nedeniyle zorlu bir sınavdan geçiyor. Gözler Chevron’da; hukuki güvence ve jeopolitik tansiyon belirleyici olacak.
Venezuela’nın neredeyse durma noktasına gelen petrol sektörünü yeniden canlandırma fikri, Washington’da giderek daha yüksek sesle konuşuluyor. Ancak bu hedef, kağıt üzerinde cazip görünse de sahada ağır bir tablo var. ABD Başkanı Donald Trump’ın işaret ettiği yol haritası, en iyimser senaryoda bile yıllara yayılan ve toplamda 100 milyar doları aşması beklenen yatırımlar anlamına geliyor.
Enerji uzmanlarının hesabı net: 1970’lerde görülen zirve üretim seviyelerine dönüş için Chevron, Exxon Mobil ve ConocoPhillips gibi devlerin en az on yıl boyunca, her yıl yaklaşık 10 milyar dolar yatırım yapması gerekiyor. Liman tesislerindeki ekipman arızaları tanker yüklemelerini aksatırken, Orinoco Havzası’nda terk edilmiş kuleler ve kontrolsüz sızıntılar tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
Washington cephesinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’li şirketlerin Körfez Kıyısı rafinerileri için kritik önemdeki Venezuela’nın ağır ham petrolüne yeniden erişmeye istekli olacağını savunuyor. Sahada ise tablo sınırlı: Chevron, yaptırımlara rağmen ülkede faaliyetini sürdüren tek büyük ABD şirketi konumunda ve Venezuela üretiminin yaklaşık dörtte birini karşılıyor. Exxon ve ConocoPhillips ise geçmişteki millileştirme dalgasının ardından ülkeden çekilenler arasında.
Asıl bilinmezlik, siyasi geçişin nasıl ve ne hızda gerçekleşeceği. Yaptırımlar yürürlükte, ABD donanmasının deniz gözetimi devam ediyor. Bu koşullarda atılacak her adım; finansmandan operasyonel güvenliğe, sigortadan uzun vadeli sözleşmelere kadar uzanan geniş bir risk alanı yapıyor.