Özdemir TBMM’de medyanın geleceğini gündeme getiren isim oldu

GİRİŞ:
2025-12-29
saat ikonu 13:34
|
GÜNCELLEME:
2025-12-29
saat ikonu 14:05

2025 MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, yabancı dijital medya platformlarından alınan vergilerin artırılması için TBMM’ye kanun teklifi sundu.
Bu teklif, teknik bir vergi düzenlemesi olarak kıymetli olduğu kadar, dijital çağda medyanın bağımsızlığı, milli sermayenin korunması ve kamusal alanın güvenliği bakımından da stratejik bir başlık olarak değerlendiriliyor. Dijital platformların hem ekonomik hem kültürel etki alanı genişledikçe, ulus devletlerin bu alana yönelik düzenleme ihtiyacı da artıyor.

Ama bu MHP açısından bir ilk değil, gelin arşive bakalım kısaca…

Özdemir, “Yabancı dijital medya platformlarından alınan vergiler artırılarak milli dijital medya platformlarımız güçlendirilmelidir. Bu alanda yapılacak her düzenleme, hem milli sermayemizin korunması hem de Türk medyasının bağımsızlığı açısından hayati öneme sahiptir.”
Bu bizi ve tüm medyamızı ilgilendiren bir konu.

Bu yaklaşım, sadece gelir elde etmeye yönelik bir politika olarak değerlendirilmelidir; aynı zamanda içerik üretiminde yerli aktörlerin desteklenmesi, veri güvenliğinin sağlanması ve kamusal bilginin ulusal denetim alanı içinde tutulması bakımından da önem taşıyor. Dijital mecraların küresel merkezlerden yönlendirildiği bir dünyada, ulusal medya ekosisteminin korunması giderek daha fazla stratejik bir meseleye dönüşüyor.

2024 YILINDA YEŞİL PASAPORT ÇIKIŞI

MHP’li Özdemir, sadece 2005 yılında değil 2024’te de gazetecilerin uluslararası temaslarını kolaylaştırmak için belirli şartları sağlayan basın mensuplarına yeşil pasaport verilmesi gerektiğini TBMM gündeme getirmişti.

Bu öneri, gazeteciliğin artık sadece ulusal sınırlar içinde yapılan bir faaliyet olmaktan çıktığı gerçeğine dayanıyor. Uluslararası toplantılar, kriz bölgeleri, diplomatik temaslar ve küresel medya ağları, gazeteciliği doğrudan uluslararası bir meslek alanına taşıyor.

Özdemir, “Küresel düzeyde artan iletişim, medya ve diplomasi faaliyetlerinin birleştiği ve hatta iç içe geçtiği bir dönemde, Türk basın mensuplarının yurt dışına rahat seyahat edebilme imkânına kavuşturulmaları gerekir…” diyerek bu ihtiyacın altını çizmişti.

Devamında, “Ülkemize karşı sürdürülen faaliyetlerin medya alanında önemli bir yer tuttuğu dikkate alındığında, Türkiye'nin tezlerini doğru yerde, doğru şekilde anlatabilecek, mesleğinin namusuna, kendi onuruna ve ülkesine sadakatle bağlı olan medya mensuplarımızın alanlarındaki uluslararası temaslarına erişebilmeleri için belirli şartlara sahip gazetecilerimize yeşil pasaport edinme imkânı mutlaka tanınmalıdır.” ifadelerini kullanmıştı.
Bu yaklaşım, gazeteciliği bir kamu diplomasisi unsuru olarak ele alan bir perspektife işaret ediyor.

MAAŞ İYİLEŞTİRME ÇAĞRISI

Ayrıca, özel sektörde çalışan gazetecilerin maaşlarının düşük olduğunu vurgulayan MHP’li Özdemir, “2025 yılı için medya kuruluşlarının daha duyarlı ve cömert davranması elzemdir” diyerek şunları dile getirmişti:

“Kamu ve özel kuruluşlarımızın bünyesinde faaliyet gösteren gazeteci kardeşlerimiz, mesleğin ve insanlığın gerektirdiği onur ve haysiyetiyle hizmetlerini sürdürürken alın terinin karşılığını almaları gerekir…”

Bu çağrı, medyanın sürdürülebilirliği açısından kritik bir noktaya temas ediyor. Düşük ücretler, mesleğin niteliğini ve bağımsızlığını doğrudan etkiliyor. Gazetecilik ekonomik güvencesizlik altında yürütüldüğünde, kamusal denetim işlevi zayıflıyor ve nitelikli insan kaynağı başka alanlara yöneliyor.

Özdemir’in vurgusu, gazeteciliğin sadece bir meslek değil, kamusal sorumluluk taşıyan bir görev olduğu anlayışına dayanıyor.

İLETİŞİM FAKÜLTESİ MEZUNLARININ İŞ SORUNU

Özdemir, Türkiye’deki iletişim fakültelerinin sayısındaki artışa rağmen mezunların iş bulmakta zorlandığını belirtmişti.
Bu durum, eğitim planlaması ile istihdam politikası arasındaki uyumsuzluğa işaret ediyor.
Yerel medyanın karşılaştığı zorluklara da değinen Özdemir, bu kuruluşlara daha fazla ilan imkânı tanınması gerektiğini ifade etmişti. Bu vurgu, yerel medyanın yalnızca haber kaynağı değil, aynı zamanda yerel demokrasinin taşıyıcısı olduğu anlayışına dayanıyor.

BİR DİĞER YANDAN KİTAPLARI İLE DİKKAT ÇEKEN BİR İSİM

İsmail Özdemir siyasi yaşamının yanı sıra kaleme aldığı eserlerle de dikkat çekiyor.
Tarihsel gerçekler ve güncel gelişmeler özelinde Türkiye merkezli analizlerin olduğu eserler bulunuyor.
Özellikle Düzensizlik Çağında Türk Ufku kitabı bilimsel bakış açılarını da içeren bir eser.
Notlarımız arasında kitapları ise: Büyük Türkiye Yolunda, Bıçağın İki Yüzü, Düzensizlik Çağında Türk Ufku, Küresel Buhran Dönemi ve Türkiye, IŞİD ve PKK'nın Oluşturduğu Terör Tehdidi.
Bu yayınlar, Özdemir’in siyasal meseleleri sadece güncel tartışmalar üzerinden değerlendirmediğini, aynı zamanda tarihsel ve teorik bir çerçevede ele aldığını gösteriyor.
Yapay zekâ, sanal medya şirketlerinin küresel ağı ve medyadaki dijital ilerlemeler acilen yasal düzenlemeler ve mesleki tedbirleri gerektiriyor. Bu alan, yalnızca teknoloji meselesi değil; hukuk, etik, güvenlik ve kültür meselesi olarak da ele alınıyor.
Gözümüz 2016’da da TBMM’de olmaya devam edecektir.